Günümüz modern tarımında pestisitlerin (tarım ilacı) kullanılması kaçınılmaz hale gelmiştir. Ancak pestisit kullanılırken, hem ürünün hastalık, zararlı ve yabancı otlara karşı korunması hem de insan ve çevreye olumsuz etkileri birlikte değerlendirilmelidir. Yoğun ve bilinçsiz bir şekilde pestisit kullanılmaları sonucunda gıdalarda, toprak, su ve havada pestisitin kendisi ya da dönüşüm ürünleri kalabilmektedir.
Bu yüzden Tarım ve Orman Bakanlığı, sahteciliğin önlenmesi, gereksiz ilaç kullanımının önüne geçilmesi kalıntı miktarının sıfırlanması ya da izin verilen değerlerde tutulması için 15 yıla yakın bir süreden beri 'Bitki Koruma Ürünleri Takip Sistemi' programını kullanıyordu.Bu uygulamanın günümüz ihtiyaçlarına cevap veremediği düşünülerek bazı aktif maddeleri veya karışımlarını(Abamectin, Acetamiprid, Diflubenzuron, Pyriproxyfen ve Quinclorac)içeren bitki koruma ürünleri için B-Reçete Takip Sistemi 4 ilde pilot uygulama olarak başlatıldı. Ancak yeni uygulamanın başlatıldığı illerden birisi olan Ankara’da görüştüğüm birçok zirai ilaç bayileri “B reçete Takip Sisteminin sahadaki fiili üretim yapısı ile örtüşmeyen yönleri nedeniyle ciddi ticari, operasyonel ve ekonomik sorunlar yaşadıklarını” ifade etmişlerdir. Bu konu ile ilgili yaşadıkları sorunları doğrudan Tarım ve Orman Bakanlığına iletmek ve çözüm bulmak için toplantı düzenlenmesi amacıyla talepte bulunduklarını da biliyorum.
Diğer taraftan, Tarımsal Ekonomi ve Politika Geliştirme Enstitüsünden Dr. Selda Arslan ve arkadaşlarının yaptıkları bir araştırma sonucuna göre, Antalya ve Manisa illerinde seçilen 22 bayi ve 49 reçete yazma yetkilisi ile anket görüşmesi yapılmıştır. Bayilerin sadece yüzde 9.1’i tarım ilaçlarının reçete ile satılmasını uygun bulmakta ve yine sadece yüzde 9.1’i uygulamanın önemli olduğunu düşünmektedir. Bununla birlikte uygulamanın devam etmesini isteyen ve uygulamayı başarılı bulan bayi bulunmamaktadır. Reçete yazma yetkililerin ise yüzde 77,6’sı tarım ilaçlarının reçete ile satılmasını uygun bulmakta, yüzde 69,4’ü uygulamanın önemli olduğunu düşünmekte, yüzde 57,1 uygulamanın devam etmesini istemekte ve yüzde 20,4’ü uygulamayı başarılı bulmaktadır. Araştırmaya katılan reçete yazma yetkililerinin yüzde 32,7’si uygulama ile ilaçlama sayısının azaldığını belirtirken, bayilerden uygulamanın ilaçlama sayısını azalttığını düşünen ise olmamıştır.