Nihat Kaşıkcı

Nihat Kaşıkcı

Pişman olanını gördünüz mü?

15 Temmuz ihanetinin üzerinden 10 yıl geçti. Lakin yaşadıklarımız, daha dün gibi zihnimizde dipdiri duruyor. Çünkü onları, büyüklerimizden hikâye gibi dinlemedik; bizzat yaşadık. Hem de aile fertlerimizle birlikte…

Hepimiz oradaydık; hepsi oradaydı. Buna rağmen, kuyrukları Tel Aviv, Vaşington, Londra ve Berlin’e uzanan hainler ve propaganda makineleri, aklımızla alay etmeye çalışıyor.

Sosyal medya, geleneksel basın ve siyasî zeminler başta olmak üzere, çöreklendikleri her yerde, 15 Temmuz’u ‘tiyatro’ diye yedirmeye çalışıyor. Oysa her şey, hepimizin gözleri önünde yaşandı.

Yazının Devamı

Müflis Avrupa eski defterlere dadandı

ABD Başkanı Trump’ın cami avlusuna azıttığı Avrupa kaşalotları, tam olarak şaşkın ördek yüzüşüne geçmiş.

Bir yandan, Rusya korkusuyla Türk Ordusundan ve savunma sanayisinden medet umuyorlar… Öbür taraftan, bin yıllık kinlerini yutkunamıyorlar.

Durup dururken, Rum ve Yunan milletvekillerinin hazırladığı ve tam olarak sahibinin karaktersizliğini yansıtan Türkiye Raporu’nu onaylamışlar.

Yazının Devamı

NATO: Sığıntılıktan sığınaklığa

İsmet İnönü, Türkiye’nin NATO’ya üyelik başvurusunu yaptığında, doğru bir adım atmıştı. Adnan Menderes de aynı doğru çizgide ilerledi.

Çünkü Stalin yönetimindeki Sovyetler Birliği, sadece Batı Avrupa’yı değil, Türkiye’yi de tehdit ediyordu. Kars ve Ardahan’ın kendisine verilmesini istiyor, Türk Boğazlarından da üs talep ediyordu.

Elbette Sovyet Rusya’nın şakası yoktu. Olmadığını; sadece Almanya’nın doğusunu işgal ederek değil, aynı zamanda Çekoslovakya ve Macaristan’ı işgalle de göstermişti.

Yazının Devamı

Fiyat listesini başardık mı ki?

Merdiveni yapıyoruz da… Basamakları eksik koyuyoruz. Daha doğrusu, aralarda birkaç basamağı eğreti koyup, üst basamaklara geçiyoruz.

Lokanta ve kafeterya gibi yerler için getirilmek istenen ‘şeffaf menü’ hayalinden bahsediyorum.

Bu merdivene, son birkaç yılda en az 3 basamak çakıldı.

Yazının Devamı

CHP iç savaşı: Satranç mı, tavla mı?

CHP’deki iç savaş, pek de zekâ içermeyen hamlelerle sürüyor.

Bir yanda, Özgür Özel’in, Türkiye’yi müstevlilere şikâyet eden ve müdahale arzulayan çıkışları…

Bir yanda, Kemal Kılıçdaroğlu’nun, her şeyi zamana yayıp, sabırla ‘çürütmeye’ odaklı siyaseti…

Yazının Devamı

Soykırım iftirası artık prim yapmıyor

Tarihî ve jeopolitik gerçeklik, bir kez daha ‘oyunu’ bozuyor. Bir asırlık soykırım iftirası, giderek ‘kullanışlı aparat’ olma niteliğini kaybediyor.

Mevzunun geçmişini, kısaca özetleyelim:

Ermeniler… ‘Millet-i Sadıka’ dediğimiz ahali… 1071’den 19. yüzyıl ortalarına kadar, bağrımızda huzur içinde yaşadı.

Yazının Devamı

Konuttaki başarı tamam da…

Genelde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yönetimi, özelde ise Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, TOKİ üzerinden konut üretimi ve kentsel dönüşüm konularında çok başarılı.

Bu başarı, dünya ölçeğindeki karşılaştırmalarda da takdir görüyor. Bilhassa Kahramanmaraş ve Hatay merkezli asrın depreminden sonra, 2 yıl gibi kısa bir süre içinde 500 bini aşkın konut ve işyerinin yeniden yapılması… Bu süreçte şehirlerin, tüm altyapı ve sosyal donatılarıyla birlikte yeniden inşa edilmesi, muhteşem bir başarıdır.

Bu devasa konut hamlesine ilaveten, ‘Yüzyılın Konut Projesi’ kapsamında, 500 bin sosyal konut için, 29 Aralık 2025 ile 27 Mart 2026 tarihleri arasında kuralar çekildi.

Yazının Devamı

Terörsüz Türkiye’de son dönemeç

Aslında ‘son dönemeç’ yerine, ‘sırat köprüsü’ de diyebiliriz. Yaklaşık 2 yıldır devam eden Terörsüz Türkiye sürecinde; belki de en hassas, en kırılgan ve siyaseten en riskli aşamaya gelmiş bulunuyoruz.

Süreç; MHP Genel Başkanı Bilge Lider Dr. Devlet Bahçeli’nin 23 Ekim 2024’teki tarihî çıkışıyla başlamıştı.

Ardından, PKK elebaşı Abdullah Öcalan’ın, örgütüne ‘silah bırak ve kendini feshet’ çağrısı geldi.

Yazının Devamı

Reklam belediyeciliği

Biliyorum; CHP’yi eleştiren yazılardan herkese gına geldi. Şahsî görüşüm de farklı değil.

Lakin CHP bu… Kendisini bir şekilde gündem yapıyor. Eleştirel de olsa kendisi hakkında yazmamızı zorluyor.

Malum; CHP’li başkanlar, son 7 yıldır yönettikleri (daha doğrusu idare ettikleri) belediyeleri perişan ettiler.

Yazının Devamı

CHP durulur; fakat ‘kitle’ ne olacak?

Sözcü TV’deki çarmıha germe girişimini görmeyen kalmamıştır. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu parçalamak üzere karşısına geçmiş partili 3 ‘gazeteci’, hadsizliğin dibini bulmuş.

Gazeteci sıfatını, bilerek tırnak içinde yazdım. Bu fondaş elemanlar için ‘tetikçi’ sıfatı daha münasip düşer.

Köşe yazdığım 10 seneyi aşkın süre içinde, Kemal Kılıçdaroğlu’nu eleştiren çok yazı yazdım. Kendisiyle SSK Genel Müdürlüğü döneminden beri ‘mesafeli bir hukukumuz’ oldu. SSK Genel Müdürlüğü sırasında da hem kendisini eleştirdiğim haberler yazdım, hem de kendisiyle defalarca söyleşi yapıp, o dönemde çalıştığım Türkiye Gazetesi’nde yayınladım.

Yazının Devamı

Köpek kuyruğu sallamaya başladı

İngilizlere atfedilen bir sözdür: “Köpek kuyruğu sallıyorsa, sorun yok; kuyruk köpeği sallıyorsa bir sorun vardır.”

ABD ve bazı Avrupa ülkeleri ile İsrail terör örgütü arasındaki ilişki, tam olarak böyle bir bağlama oturuyor.

Düz mantıkla bakılırsa, ABD ve Avrupa ülkelerinin hacmine, kalıbına kıyasla İsrail, ancak ‘köpeğin kuyruğu’ mesabesinde bir siyasî yapıdır.

Yazının Devamı

Türkiye’nin dostluğunun kıymeti

Dış siyasetini ‘kazan-kazan’ ilkesi üzerine kuran Türkiye, sadece komşularına değil, elinin ulaştığı her yere huzur ve nizam götürüyor. Zaten Türk Devlet Felsefesi, bu yapıcı ‘genleşmeyi’, Nizam-ı Âlem Ülküsü olarak adlandırıyor.

Bu cümleleri, bir hamaset düşüncesiyle kurmuyorum. Tarihî arkaplanı derin olan bir devlet anlayışının, yaşadığımız dönemdeki yansımalarına dikkat çekmek istiyorum.

Bir 10 yıl kadar önce, Türk Dış Siyaseti, ‘komşularla sıfır sorun’ ilkesini beyan ettiğinde, etrafımızda ‘dost’ sayabileceğimiz pek az devlet vardı. Bugün tablo çok değişti.

Yazının Devamı

Zaman Türk Asrı’na çalışıyor

Yazacaklarım hamaset değil. Umut pompalamaya da çalışmıyorum. Niyetim, yaşarken çoğu zaman farkına varamadığımız gelişmeleri hatırlatmak. Bir de parçaları birleştirerek, büyük resmi görünür kılmaya çalışmak…

Elbette yanlış anlaşılma riski var. Çevremizde olup bitenler, bazen savaş gibi arzu edilmeyen gelişmeler olabiliyor. Ki, onlar da Türk Asrı’nı örgüleyen olaylar zincirinin birer parçası haline gelebiliyor. Savaş veya benzeri olumsuzluklar, işimize yarıyor olsa da, aslında arzu etmediğimiz durumlardır.

Bu şerhi düştükten sonra, yakın geçmişten beri etrafımızda yaşanan ve yaşanmakta olan önemli olayları hatırlayalım:

Yazının Devamı

Karizma Hürmüz’ün sularına gömüldü

İsrail adlı terör örgütünün uçuk çıkarları uğruna başlatılan İran Savaşının bitmesi an meselesi...

Bu satırların yazıldığı saatlerde, ABD tarafı ‘anlaştık’ derken, İran cephesi ‘bazı pürüzler henüz halledilmedi’ havasındaydı.

ABD Başkanı Trump’ın her hafta birkaç kez tekrarladığı, ‘bitiriyoruz’ mesajlarını fazla ciddiye almasak bile, İranlı yetkililer ilk defa anlaşmanın uzak olmadığı ifadelerini kullanıyor.

Yazının Devamı

CHP iç savaşı kabak tadı verdi

Önce satranç gibi başladı. Karşılıklı hamleler yapıldı.

‘Butlan’a karşılık ‘şutlan’ hamlesi denendi. Davacı taraftan yüzlerce CHP üyesi, savunması bile alınmadan kapının önüne konuldu.

Elbette kâr etmedi. Butlan kararıyla, sadece 38. Kurultay değil; sonrasındaki, ihraç kararları dâhil tüm idarî tasarruflar iptal edildi.

Yazının Devamı

Köylülükten çiftçiliğe geçmek zorundayız

Bir önceki yazımızda, TMO tarafından açıklanan hububat destekleme alım fiyatlarının, üreticiler tarafından tepkiyle karşılandığını anlatmıştık. Ayrıca, TMO’nun da hububat alım-satımından dolayı, küçümsenemeyecek bir zararı sineye çektiğini ifade etmiştik.

Üreticiler, maliyetlere nazaran elde ettiği gelirden hoşnut değil. Tüketiciler ise, zaten mevcut fiyatların yüksekliğinden şikâyetçi.

Peki, hem üreticiyi hem de tüketiciyi aynı anda memnun edecek bir çözüm yolu yok mudur?

Yazının Devamı

Çiftçi, tarımsal fiyatlara tepkili

Türk çiftçisi, 2025 yılını büyük ölçüde zararla kapattı. İlk aylarında etkili olan ılık hava, meyve ağaçlarının erken çiçek açmasına neden oldu. Nisan ortasında 65 ilde yaşanan don olayı, 16 üründe ciddi hasar oluşturdu.

Akabinde, yağışlardaki azalma ve artan sıcaklıklar, tarımsal üretimi fevkalade olumsuz etkiledi.

Sonuçta Türkiye ekonomisi 2025 yılının 4. çeyreğinde yüzde 3,6 büyürken, tarımsal üretim yüzde 8.8 geriledi. Bununla birlikte, 2025’te tarım sektörünün Gayrisafi Yurt İçi Hâsıla (GSYH) içindeki payı yüzde 1 oranında arttı.

Yazının Devamı

CHP sadece kendini değil, Türk siyasetini de silkeliyor

CHP içindeki ayrışma, tarafların her gün yaptığı hamlelerle giderek derinleşiyor. Doğal olarak bu derinleşme, kavga eden tarafların gelecekte aynı parti çatısı altında siyaset yapmasını imkânsız hale getiriyor.

Bu sütunda, CHP’nin söylem ve siyaset tarzıyla, Türkiye için bir ‘ulusal güvenlik sorunu’ haline geldiğini defaatle dile getirmiştik.

Geldiğimiz noktada CHP, içinde bulunduğu hâl sebebiyle, daha yüksek düzeyde bir ulusal güvenlik sorunu haline gelmektedir.

Yazının Devamı

Katil Netanyahu varken barış zor

Savaş da tavsadı. Olur mu, demeyin; oldu bile. Haftalardır, uzatmaları oynayan bir ateşkes sürecine tanıklık ediyoruz.

ABD/İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla yaşanan savaşta, ateşkes ve barış müzakereleri devam ediyor.

ABD Başkanı Trump, neredeyse haftada birkaç kez, “Anlaşmaya çok yakınız…” mealinde açıklamalar yapıyor. Sonra da dönüp, olmayan mutabakat için İran’ı suçluyor.

Yazının Devamı

Tacını kaybeden baş da uslanıyormuş

Taç giyen baş uslanır. Böyle demiş atalarımız. Sorumluluk mevkiine gelmeden önce her türlü savrukluğu, aşırılığı, öngörüsüzlüğü sergileyebilen birisi, iş başa düştüğü zaman akıllanabiliyor.

Boşanmayı çok kolay sanan bekâr gibi… Önünü arkasını hesaplamadan, adeta elindeki kılıçla her sorunu çözüyor, sırtında yumurta küfesi olmayan…

Ta ki, sorumluluk tacını başına giyinceye kadar… O noktadan itibaren; atılan her adımın, alınan her kararın, söylenen her sözün bir sonucunun olduğunu idrak etmeye başlıyor. Demirin sert olduğunu, buzun soğuk olduğunu, ateşin yaktığını (Cahit Sıtkı’ya rahmet olsun…) yaşayarak öğreniyor.

Yazının Devamı

CHP gerçekten arınabilecek mi?

CHP’yi paylaşamayan taraflar kılıçları çekti. Bundan sonrası, bir tarafın tasfiyesine kadar uzanacak gibi.

Ekrem İmamoğlu-Özgür Özel ikilisinin, bu çatışmadan galip çıkmaları halinde, Kemal Kılıçdaroğlu ve destekçilerini CHP’den atacakları kesin.

Kemal Kılıçdaroğlu da, meselenin adını ‘arınma’ ve ‘kodlarına dönme’ koymak suretiyle, İmamoğlu-Özel ikilisi ve taraftarlarını tasfiye edeceğini beyan etmiş oldu.

Yazının Devamı

Bu yol ayrılığa çıkar

Ortasından karpuz gibi ikiye bölünen CHP’de taraflar, taktik hamlelerle, karşı tarafın hareket alanını daraltmaya çalışıyor.

Özgür Özel-Ekrem İmamoğlu kanadı, mevcut delegelerle seçim yapabilmek için, kurultayın acilen toplanmasını istiyor.

Kemal Kılıçdaroğlu kanadı ise, mevcut delegelerle gidilecek kurultaydan, ‘başa dönme sonucu’ çıkacağından emin. Dolayısıyla, kurultaydan önce delege yapısını değiştirmeyi planlıyor.

Yazının Devamı

Bu kafa ya iktidarda olsaydı?

Henüz Üçüncü Dünya Savaşı başlamadı. Ama CHP’yi paylaşamayan taraflar, o savaşın provasına çoktan başladı.

Yazık!... ‘Cumhuriyeti kuran partinin’ düştüğü hallere bakınız.

Hadi, kendi aralarında doyasıya kavga etsinler. Kendi sorunları… Zaten yumruklaşmadan kurultay yaparlarsa, asıl o zaman haber değeri taşıyor.

Yazının Devamı

CHP’de testi çatladı

Butlan, şutlan, katlan, patlan… Derken, mahkeme kararını verdi: Mutlak butlan… Ve CHP’de çadır karıştı.

Ekrem İmamoğlu-Özgür Özel ikilisi, mahkeme kararına direneceklerini açıkladı. Nasıl olacaksa…

Halk TV’ye çıkan İmamoğlu taraftarı milletvekilleri, mahkeme kararını, ‘saray darbesi’ diye yaftalıyor.

Yazının Devamı