CHP meclis grubunda sert rüzgârlar...

Hasan Taşkın

Hasan Taşkın

Genel Yayın Yönetmeni
Tüm Yazıları

Dün Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeydim.

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir'in TBMM'deki basın toplantısını izledim.

Toplantı salonunda gazeteciler hazır...

Salona giren Murat Emir biraz gergin...

Zaten CHP'de günlerdir devam eden kavga Meclis koridorlarına da taşmış durumda.

Bir yanda mahkeme kararları...

Bir yanda parti yönetimi...

Bir yanda "kurultay iradesi" diyenler...

Diğer yanda "hukuki meşruiyet" vurgusu yapanlar...

CHP'nin içinde adeta iki ayrı siyasi merkez oluşmuş gibi.


Murat Emir konuşmasını tamamlarken dikkat çekici bir cümle kurdu:

"Biz hukuki ve demokratik mücadelemizi sürdüreceğiz."

Tam o sırada söz istedim.

Dedim ki:

"Sayın Emir, bir taraftan hukuk ve demokratik süreçten söz ediyorsunuz. Ama diğer taraftan ortaya çıkan yargı kararlarını doğru bulmadığınızı, tanımadığınızı ifade ediyorsunuz. Diyelim ki süreç sonunda istediğiniz sonuç çıkmadı. Bir B planınız var mı? Parti kurmak dahil farklı seçenekler gündemde mi?"

Salonda kısa süreli bir sessizlik oldu.

Murat Emir'in ses tonu bir anda sertleşti.

"Hep söylüyorum tekrar söyleyeyim. Biz mücadelemizi parti içinde sürdüreceğiz" dedi.

Ardından başka soru almadan basın toplantısını bitirdi.

Ve salondan ayrıldı.


Meclis koridorlarında dolaşırken dikkatimi çeken şey sadece verilen cevap değildi.

Asıl dikkat çekici olan havaydı.

CHP grubunda gerginlik artık hissedilmiyor değil...

Adeta elle tutuluyor.

Milletvekilleri konuşuyor.

Ama temkinli konuşuyor.

Kimse yarının ne getireceğini tam olarak kestiremiyor.


Bu arada parti içindeki disiplin süreci de tartışmaları büyütüyor.

Aralarında grup başkanvekilleri ve Parti Meclisi üyelerinin de bulunduğu bazı isimlerin kesin ihraç talebiyle disipline sevk edilmesi, ardından üyelik kayıtları üzerinden yaşanan tartışmalar, krizi daha da derinleştirmiş durumda.

Bir taraf bunu "partiyi şaibelerden arındırma operasyonu" olarak görüyor.

Diğer taraf ise "kurultay iradesine müdahale" olarak değerlendiriyor.


Ankara kulislerinde konuşulan başka bir konu daha var.

Muharrem İnce'nin bir süredir dile getirdiği "Partiden ayrılmayın, mücadeleyi içeride verin" yaklaşımının Özgür Özel ve ekibi tarafından benimsendiği yorumları yapılıyor.

Şimdilik görünen tablo bu.

Ayrı bir siyasi oluşum ya da yeni parti hazırlığından söz eden yok.

En azından kamuoyuna verilen mesaj bu yönde.


Öte tarafta Kemal Kılıçdaroğlu cephesi geri adım atmıyor.

"Partiyi şaibelerden kurtaracağız" söylemi korunuyor.

Kararlılık mesajları veriliyor.

Yani iki taraf da mevzisini terk etmiyor.


Siyasette bazen rakiplerinizle mücadele etmek zordur.

Ama en zor mücadele kendi içinizde verdiğiniz mücadeledir.

Bugün CHP'nin yaşadığı tam da budur.

Mahkeme kararlarıyla başlayan süreç artık siyasi bir hesaplaşmaya dönüşmüş durumda.

Bu hesaplaşmanın sonunda kimin kazanacağını zaman gösterecek.

Ama şimdiden görünen bir gerçek var...

CHP'nin enerjisi iktidarla mücadeleye değil, kendi içindeki kavgaya harcanıyor.

Ve seçmen...

Her şeyi sessizce izliyor.

Notunu da alıyor.

CHP Murat Emir TBMM