Bir şehir, bir vali, bir başarı hikâyesi... Eskişehir’in unutulmayan yılları
Bazı şehirler vardır...
Bir dönem gelir, ülkenin gündemine oturur.
Bazı dönemler vardır...
Şehrin sınırlarını aşar, dünyaya açılır.
Ve bazı yöneticiler vardır...
Görev süreleri biter ama bıraktıkları izler yıllar sonra bile konuşulur.
Bugün size böyle bir dönemi ve o dönemin mimarlarından birini anlatmak istiyorum.
Güngör Azim Tuna'yı...
Eskişehir'in Altın Yılı
Takvimler 2013'ü gösteriyordu.
Eskişehir, Türk Dünyası Kültür Başkenti ilan edilmişti.
Bu sadece bir unvan değildi.
Bu, Türk dünyasının ortak kültürünün, tarihinin ve geleceğinin Eskişehir'de buluşması demekti.
Kazakistan'dan Azerbaycan'a...
Kırgızistan'dan Türkmenistan'a...
Balkanlar'dan Kafkasya'ya...
Yüzlerce sanatçı, akademisyen, gazeteci, siyasetçi ve kültür insanı Eskişehir'e geliyordu.
Şehirde neredeyse her gün uluslararası ölçekte bir etkinlik vardı.
Nevruz kutlamaları...
Kongreler...
Sempozyumlar...
Konserler...
Sergiler...
Kültür şölenleri...
Ve bütün bunlar yalnızca Türkiye'de değil, Türk dünyasında da yakından takip ediliyordu.
O günlerde dünyanın gözü gerçekten Eskişehir'in üzerindeydi.
Ulusal medya sürekli şehirdeydi.
Uluslararası medya temsilcileri etkinlikleri izliyordu.
Türk dünyasının en önemli haber ajansları her gün Eskişehir'den haber geçiyordu.
Bugün dönüp baktığımızda, Eskişehir'in uluslararası görünürlüğünün zirve yaptığı yılların 2013-2014 olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.
O Başarının Merkezindeki İsim
Bu büyük organizasyonun merkezinde ise dönemin Valisi Güngör Azim Tuna vardı.
Sadece valilik görevini yürütmüyordu.
Aynı zamanda Türk Dünyası Kültür Başkenti Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı olarak yüzlerce organizasyonun koordinasyonundan sorumluydu.
Kolay değildi.
Devlet işleri devam ederken aynı zamanda uluslararası çapta bir kültür organizasyonu yönetiliyordu.
Ama süreç aksamadı.
Çünkü ortada güçlü bir liderlik ve sağlam bir ekip vardı.
Başarı Tesadüf Değildi
O dönemin yakın tanıklarından biriyim.
Çünkü Sayın Güngör Azim Tuna'nın basın danışmanlığı görevini yürütüyordum.
Yapılan çalışmaların kamuoyuna aktarılması, medya koordinasyonu ve tanıtım süreçlerinin içindeydim.
Bu nedenle şunu rahatlıkla söyleyebilirim:
Ortadaki başarı tesadüf değildi.
Vali Tuna'nın en önemli özelliklerinden biri iyi ekip kurabilmesiydi.
Doğru insanları doğru yerde değerlendirebiliyordu.
Görev dağılımını iyi yapıyordu.
İnsanlara güveniyor ama süreci de yakından takip ediyordu.
Bu nedenle oluşturduğu ekip kısa sürede büyük bir uyum yakalamıştı.
O Günlerin Dikkat Çeken İsmi: Maksut Yüksek
Bugün Ankara İl Emniyet Müdürü olarak görev yapan ve kısa sürede ortaya koyduğu çalışmalarla dikkat çeken Maksut Yüksek de o dönemde Güngör Azim Tuna'nın Özel Kalem Müdürüydü.
Daha o yıllarda organizasyon kabiliyetiyle öne çıkıyordu.
Pratik çözümler üretebilen yapısı vardı.
Yoğun programların koordinasyonunda gösterdiği performans dikkat çekiyordu.
Bazen aynı gün içerisinde birden fazla uluslararası program...
Bir tarafta yabancı heyetler...
Diğer tarafta şehirde devam eden etkinlikler...
Yoğun bir trafik yaşanıyordu.
Bütün bu süreçlerde Maksut Yüksek'in disiplinli ve sonuç odaklı çalışma tarzı önemli katkı sağlıyordu.
Bugün Ankara'daki görevinde gösterdiği başarılara bakınca, o günlerde görülen potansiyelin tesadüf olmadığı daha net anlaşılıyor.
Birlikte Çalışan Güçlü Bir Kadro
Aslında başarı yalnızca bir kişinin başarısı değildi.
Vali Tuna'nın oluşturduğu uyumlu kadronun başarısıydı.
Ajans yöneticileri...
Valilik personeli...
Yerel yönetimler...
Sivil toplum kuruluşları...
Basın mensupları...
Şehrin birçok dinamiği ortak bir hedef etrafında buluşmuştu.
Belki de Eskişehir'i farklı kılan buydu.
Ortak akıl ortaya çıkmıştı.
Herkes aynı hedefe odaklanmıştı.
Türk dünyasına yakışır bir kültür başkenti ortaya koymak.
Ve sonuçta bu başarıldı.
Yıllar Geçiyor, Hizmet Anlayışı Değişmiyor
Güngör Azim Tuna daha sonra Şanlıurfa Valiliği görevini üstlendi.
Ardından Merkez Valisi olarak halen devlet hizmetine devam ediyor.
Bugün ise Bilge Türk Eğitim Kültür Vakfı Mütevelli Heyet Başkanı olarak eğitim ve kültür alanında da çalışmalar yürütüyor.
Geçtiğimiz günlerde nezaket gösterip yeniankara.com.tr de ziyaretime geldi.
Eskişehir'i konuştuk.
Türk dünyasını konuştuk.
Ve bugün üzerinde çalıştığı "Herkes İçin Kur'an" projesini...
Dikkatimi çeken şey şuydu:
Aradan yıllar geçmişti.
Görevler değişmişti.
Ama hizmet heyecanı değişmemişti.
2013-2014'te Türk dünyasını anlatan heyecan neyse, bugün eğitim projelerini anlatırken de aynıydı.
Geriye Kalan Nedir?
Türkçede güzel bir söz vardır:
"Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz."
Bugün geriye dönüp baktığımızda;
Türk dünyasını Eskişehir'de buluşturan organizasyonlar...
Dünyanın dikkatini şehre çeken etkinlikler...
Kurulan kültür köprüleri...
Ve uyum içinde çalışan güçlü bir ekip...
Hepsi aynı dönemin hatırası olarak hafızalarda duruyor.
Bazı yöneticiler görev yapar.
Bazıları ise görev yaptıkları şehirlerin hafızasında yer edinir.
Güngör Azim Tuna da Eskişehir'de iz bırakan valilerden biri olarak hatırlanmaya devam ediyor.
Çünkü makamlar geçici...
Eserler kalıcıdır.