"Mutlak Butlan" tartışmaları Anavatan'a uzandı... Peki, Genel başkan Çelebi ne dedi?
Ankara'da bugünlerde en çok duyulan hukuk terimlerinden biri:
Normalde hukuk fakültelerinin amfilerinde konuşulur.
Şimdi ise siyasi partilerin genel merkezlerinde...
Koridorlarında...
Mahkeme salonlarında...
Ve televizyon ekranlarında.
CHP'deki tartışmalar sürerken, aynı kavram bu kez Anavatan Partisi'nin kapısını çaldı.
Dün akşam Anavatan Partisi Genel Başkanı İbrahim Çelebi ile uzun bir sohbet ettik.
Önünde dosyalar vardı.
Notlar vardı.
Mahkeme evrakları vardı.
Sakin konuşuyordu.
Telaşlı değildi.
"Bu süreç anlatıldığı gibi değil" dedi.
Sonra başladı anlatmaya...
Çelebi'ye göre hikâye aslında 2023 kongresi öncesinde başlıyor.
CHP'de yaşanan sancılı süreç nedeniyle Anavatan Partisi'ne yönelen ilginin arttığını söylüyor.
Yeni üyeler...
Yeni kadrolar...
Yeni isimler...
Ama her gelen beraberinde aynı sorumluluk duygusunu getirmemiş.
Bir isimden söz ediyor.
Kendisini akademisyen olarak tanıtan bir kişi.
Anıtkabir ziyaretinde İsmet İnönü'nün kabri başında kullandığı ifadeler nedeniyle büyük tepki çekmiş.
Çelebi anlatıyor:
"İnönü ailesi bize ulaştı. Üzüntülerini iletti. Biz de bu kişinin söylediklerinin partimizi bağlamadığını anlattık. Özür diledik ve görevden aldık."
Siyasette bazen bir kişinin sözü, bir partinin tamamına mal edilmeye çalışılır.
Anavatan Partisi'nin yaşadığı tartışma da biraz böyle.
Bir başka dosya daha açıyor.
Bu kez konu daha ağır.
Kendisini reklamcı olarak tanıtan bir isim.
Parti yönetiminde görev almış.
Sonrasında hakkında farklı iddialar ortaya çıkmış.
Çelebi'nin anlatımına göre süreç ilerledikçe dolandırıcılık suçundan ceza aldığı anlaşılmış.
Yerel seçim hazırlıkları sırasında oğlunun belediye başkan adayı yapılması gündeme gelmiş.
Ancak YSK incelemesinde ciddi bir sabıka kaydı ortaya çıkmış.
Aileyle yollar ayrılmış.
Bugün dava açanların önemli bölümünün de o dönem partiden uzaklaştırılan isimler olduğunu savunuyor.
Peki mahkemenin verdiği karar?
İşte Ankara'da tartışmanın merkezindeki soru bu.
Çelebi, kararın kesinleşmiş bir hüküm olmadığını söylüyor.
Dosyanın istinafta olduğunu hatırlatıyor.
Ve şu cümleyi kuruyor:
"Sonbaharda zaten olağan kongremiz var. Mahkeme yeniden kongre yapın derse yaparız. Bundan kaçmayız."
Ankara siyasetinde eski bir söz vardır:
"Dava başka şeydir, siyasi sonuç başka."
Dosya şimdi istinafta.
Kararı yargı verecek.
Ama siyasette nihai kararı çoğu zaman seçmen verir.
Anavatan Partisi'nin önündeki sınav da tam olarak budur.