Birlik ve sevgi kazanmalı
Son günlerde Cumhuriyet Halk Partisi’nde yaşanan gelişmeler üzerine, CHP üyeleriyle, CHP seçmenleriyle ve farklı siyasi görüşlere sahip vatandaşlarla görüşmeye ve konuşmaya devam ediyorum. Görüşler farklı olsa da ortak beklenti, birlik ve beraberliğin güçlenmesi yönündedir.
Vatandaşın rahatsız olduğu söylemlerden biri “atanmış genel başkan” ifadesidir. Bu söylemin sahada karşılık bulmadığı görülmektedir. Görüştüğüm birçok kişi, CHP’nin 37. Olağan Kurultayı’nda delegelerin büyük çoğunluğunun oyuyla seçilmiş bir genel başkan bulunduğunu, bu sürecin bir atama değil, delege iradesiyle gerçekleşen bir seçim olduğunu ifade etmektedir.
Sahada dikkat çeken bir diğer görüş, Kemal Kılıçdaroğlu’nun önceki dönemine ilişkindir. Farklı görüşlerden birçok vatandaş, Kılıçdaroğlu’nun farklı düşünceleri ortak hedefler etrafında buluşturabilen bir siyaset anlayışı ortaya koyduğunu düşünmektedir. “Mesele Türkiye ise gerisi teferruattır” yaklaşımının bugün de önemli olduğu ifade edilmektedir.
Toplumun farklı kesimleri, büyük ölçüde hukuk tartışmalarının hukukçular tarafından yürütülmesi gerektiğini, siyasetin ise geleceğe odaklanmasının daha doğru olacağını düşünmektedir. İç tartışmaların partiye katkı sağlamadığı görüşü yaygındır.
Sahada öne çıkan en güçlü beklenti, CHP içinde ayrıştıran değil birleştiren bir anlayışın güçlenmesidir. Halkın büyük çoğunluğu, partide görev alan ve alacak olan kişilerin kişisel hesaplarla değil, partinin ortak hedefleri doğrultusunda hareket etmesi gerektiğini ifade etmektedir.
Sonuç olarak sahadan çıkan ortak kanaat şudur: Kazanan kişiler değil, Cumhuriyet Halk Partisi olmalıdır. Asıl hedef; partinin birlik, bütünlük ve toplumsal karşılığını güçlendirerek yoluna devam etmesi yönündedir.