Alperenler salondaydı... Peki BBP nereye gidiyor?
Dün Ankara'da Büyük Birlik Partisi'nin 13. Kurultay'ı vardı. ATO Congresium'da sadece bir kurultay yapılmadı.
Aynı zamanda bir siyasi geleneğin, bir dava hareketinin kendini yeniden tarttığı bir gün yaşandı.
ATO Congresium'un önünde sabahın erken saatlerinden itibaren yoğunluk vardı.
Türkiye'nin dört bir yanından gelen delegeler, partililer ve Alperenler salonu dolduruyordu.
İçeri girildiğinde ilk dikkat çeken şey ise renklerdi.
Kırmızı beyaz Türk bayrakları...
Büyük Birlik Partisi flamaları...
Salonun dört bir yanında dalgalanıyordu.
Ancak asıl dikkat çekici görüntü, Genel Başkan Mustafa Destici'nin salona girişinde yaşandı.
Alperenler iki sıra halinde dizilmişti.
Ellerinde Türk Devletleri Teşkilatı üyesi ve Türk dünyasını temsil eden bayraklar vardı.
O bayrakların oluşturduğu koridorun arasından geçen Destici, alkışlar ve sloganlar eşliğinde salona girdi.
Bir kurultaydan çok bir dava buluşmasını andıran görüntülerdi.
Program başladığında salonda dikkat çekici bir atmosfer oluştu.
Önce bir türkü yankılandı.
Ardından Kur'an-ı Kerim tilaveti okundu.
Türkü ile başlayan, Kur'an tilavetiyle devam eden program; BBP'nin yıllardır savunduğu millî ve manevi çizginin adeta sembolik bir özeti gibiydi.
Salondaki katılımcılar dikkatle dinledi.
Sonra sloganlar yükselmeye başladı.
"Şehitler ölmez, vatan bölünmez."
Bir süre sonra başka bir köşeden:
"Allahu Ekber."
Ardından yeniden:
"Şehitler ölmez, vatan bölünmez."
Bu sloganlar gün boyunca defalarca tekrarlandı.
Sadece bir heyecan gösterisi değildi.
Salondaki siyasi ve ideolojik iklimin de yansımasıydı.
Kalabalığın içinde en dikkat çekenler ise Alperenlerdi.
Gençler...
Koşturanlar...
Misafirleri karşılayanlar...
Delegelere yardımcı olanlar...
Salon düzenini sağlayanlar...
Bir kurultayın görünmeyen yükünü omuzlayanlar...
Siyasette çoğu zaman kürsüdekiler konuşulur.
Oysa teşkilatların gerçek gücü, perde arkasında çalışan kadrolardır.
Dün de öyleydi.
Muhsin Yazıcıoğlu'nun emanet ettiği davanın genç temsilcileri, kurultayın her aşamasında görev başındaydı.
İşte tam da bu noktada insanın aklına şu soru geliyor:
BBP, Cumhur İttifakı içinde geçen yıllarda değişti mi?
Yoksa değişen şartlar içinde özünü koruyarak yoluna devam mı ediyor?
Kurultayın asıl cevabını aradığı soru belki de buydu.