Arıcının beklentisi, nereye evrilmeli?

Hami Fiskeci

Hami Fiskeci

Yazar
Tüm Yazıları

1 Temmuz itibarıyla yayımlanan yeni tebliğ, Türkiye’nin dört bir yanında binbir emekle üretim yapan arıcılarımızın gündemine adeta bir bomba gibi düştü.

Zaten iklim değişikliği, artan girdi maliyetleri ve kovan kayıplarıyla mücadele eden üreticimiz, bu kez de "Arı Konaklatma Ekosistem Hizmet Bedeli" yüküyle karşı karşıya kaldı.

Açıkça söylemek gerekir ki, Türkiye’de mevcut şartlar, arıcıya böyle bir ekonomik ve bürokratik yük bindirmek için henüz olgunlaşmamıştır...

Tebliğin yayımlandığı ilk andan itibaren arıcılarımız haklı olarak bir çıkış yolu, seslerini duyuracak bir merci arayışına girdiler.

Bu süreçte konuyu vakit kaybetmeksizin takibe alan, Tarım ve Orman Bakanlığı nezdinde en etkili, yapıcı ve çözüm odaklı girişimlerde bulunan Aydın AK Parti Milletvekilleri Mustafa Savaş, Ömer Özmen ve Seda Sarıbaş’ın çabalarını takdir etmek gerekir.

Üreticinin derdiyle dertlenen bu yaklaşım, sahadaki tansiyonun düşmesi ve sağlıklı bir diyalog zemininin oluşması adına oldukça kıymetlidir.

Arıcılık, ekosistemin can damarıdır...

Arı, sadece bal ya da polen üreten bir canlı değildir.

Doğanın dengesini sağlayan, tarımsal üretimin devamlılığını garantileyen en temel aktördür.

Polinasyon (tozlaşma) olmaksızın Türkiye tarımının geleceğinden söz etmek mümkün olamaz.

Dolayısıyla gezgin arıcıyı bir "kiracı" veya bedel ödemesi gereken bir "kullanıcı" olarak görmek, doğanın ve tarımın işleyiş mantığına aykırıdır.

Unutulmamalıdır ki, arıcının konakladığı alanlarda sağladığı ekolojik fayda, talep edilen her türlü hizmet bedelinin katbekat üzerindedir. Arıcıya destek olmak, doğrudan ülke tarımını desteklemektir.

Ulusal Tarım TV olarak, arıcılarımızın ekonomik ve sosyal bir mağduriyet yaşamaması için sürecin ilk gününden beri takipçisiyiz ve olmaya da devam edeceğiz.

Üreticimizin sesini yetkililere duyurmak, bu yanlış karardan dönülmesini sağlamak adına gereken her adımı atıyoruz.

Tarım ve Orman Bakanlığımızın, arıcılığın stratejik önemini göz ardı etmeyeceğine inanıyoruz.

Saha gerçekleriyle uyuşmayan bu düzenlemenin, üreticilerimizin ve sektör temsilcilerinin beklentileri doğrultusunda yeniden değerlendirilerek olumlu bir sonuca ulaştırılacağına dair inancımız tamdır.

Alın teriyle toprağa ve doğaya hayat veren tüm arıcılarımıza bereketli, huzurlu ve kazançlı bir sezon diliyoruz.