Bir asırda tarifi olan ama sınırları belirsiz, nereye koysan oraya uyar ‘demokrasi’ peşinden koşturdu, oyaladılar bizi. Uzandıkça tutamadığınız, dokunur gibi olup elinizin içinden geçtiği bir hayaletle. Yüzyılın sözde en etkili ama somutlaşamayan kavramı. Herkesin kişiliğine göre şekillenen, bedensiz, şeffaf, varlığında ısrar edilen bir sis yumağı. Biri üfleyince çok fena dağıldı hayalet sisimiz.
İsrail, insan olmanın, vicdanın, ahlakın, inancın bütün değerlerini çiğneyerek üfledi, demokrasi ve kuyruğu ‘insan hakları’ hayaletlerini, savurarak öldürdü insanlık algısında.
Nerede varmış bu demokrasi ve insan hakları? ABD’de mi, Avrupa’da mı, Asya’da mı?