Sağlığımız için doğru beslenmenin önemi…(4)
Çorba, salata, ana yemek, tatlı ve içeceklerden oluşan tek bir öğünde bile; farklı şekillerde ve farklı besinlerle bağlantılı binlerce biyokimyasal madde alırız. Lokmayı ağzımıza aldığımız andan itibaren, "sonsuz derecede karmaşık bir kimyasal süreç" başlar.
Aldığımız besin kimyasallarının her biri; diğer besin maddeleriyle ve vücudumuzda salgılanan kimyasallarla (sadece tükürük bezinden salgılandığı tespit edilen aktif madde sayısı 300 civarındadır), sağlığımız için en yüksek faydayı sağlayacak şekilde sayısız reaksiyona girer.
Bu reaksiyonlar sonucu ortaya çıkan kimyasallar, hücrelerimize kadar tüm vücudumuzda çok karmaşık kontrollerden geçirilerek dikkatlice tasnif edilir. Bu tasnif neticesinde; her bir mikro gıda maddesinden hangi bölgeye, ne kadar ihtiyaç duyulduğuna ve bunun ne zaman ulaştırılması gerektiğine karar verilir.
Lokmayı ağzımıza aldığımız andan itibaren büyük bir itinayla gerçekleşmeye başlayan bu sonsuz derecede karmaşık biyokimyasal sürecin nasıl işlediği bugüne kadar tam olarak çözülememiştir; bugünden sonra da tamamen çözülebilmesi mümkün görünmemektedir.
Genel sağlığımız ve sindirim sistemi üzerinde bilimsellik adına sürdürülen çalışmaların çoğu; materyalist bir görüşle yürütülmekte, Yaratıcı ve yaratılmışlık kavramları tamamen saf dışı bırakılarak hiç dikkate alınmamaktadır.
Halbuki en küçük zerreden tüm evrene kadar, akılalmaz derecede karmaşık sayısız varlık, muazzam bir düzen içerisinde belirli bir süre varlığını sürdürür. İnsan müdahalesi olmadığı müddetçe, var olduğu sürece de bu düzen asla bozulmaz.
Ben, sindirim sisteminin de böyle bir düzen içerisinde çalıştığına inanıyorum. Midemizi gereksiz yere rafine ürünlerle tıka basa doldurmadan; ihtiyacımız olan makro ve mikro gıdaları belirli bir denge içerisinde yeterince almamız halinde, sindirim sistemimizin sorunsuz bir şekilde çalışacağından eminim.
Çünkü bütün diyet programlarının temelini oluşturan hiçbir gıda maddesi; doğada sadece "protein, karbonhidrat, yağ, nişasta ya da lif" olarak tek başına bulunmaz. Doğal yollarla yetiştirilmiş binlerce çeşit yiyecek ve içecekten hangisini tüketirsek tüketelim; sindirimin başladığı andan itibaren bunlar vücut tarafından karbonhidratlar, proteinler, yağlar ve toksinler olarak dört ana sınıfta işlenir. Tek bir kuru fasulye tanesini bile hap gibi yutsak; içinde (farklı oranlarda da olsa) protein, karbonhidrat ve yağı birlikte almış oluruz.
(Devam edecek)
Cuma gününün yeni umutlara, iyilik ve güzelliklere vesile olması dileğiyle…