“Sakın, sakın, sakın ha!”
Omerta: “Suça karışan kişiler hakkında bilgi vererek açıklamalar yapılmasını yasaklayan bir Sicilya yasasıdır.”
***
“Baba” (The Godfather) romanının yazarı Mario Puzo’nun uluslararası şöhretini pekiştiren mafya üçlemesinin son kitabının adı Omerta’dır.
-Yani, “Suskunluk Yasası!”
GİZEMLİ GÖRÜŞME
Geçen Aralık ayında Galatasaray Kulübü Başkanı ile TFF Başkanı arasında “Kapalı Kapıların Ardında” bir görüşme yapılmıştı.
***
Bir süre sonra; Kulüp Başkanı Mösyö, bir basın toplantısında mevzu bahis görüşmeye atıfla TFF Başkanı Hacıosmanoğlu’na “Sakın ha, konuşma! Sen kendi işine bak!” demişti.
Neden böyle bir “uyarıda” bulunduğu merak ediliyordu, amma velakin mevzu gizemli kaldı.
***
Nihayetinde, geçen Pazar akşamı Sözcü TV’deki programda eski hakem ve futbol yorumcusu Erman Toroğlu…
“O görüşmede, G.Saray Kulübü Başkanı’nın, TFF Başkanı’na söyledikleri” hakkında, aldığı bir duyumu dile getirdi.
Akşamki bu sözlerinden dolayı, hemen ertesi sabah Toroğlu hakkında “resen” soruşturma başlatıldı.
“Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” gerekçesiyle!
***
Erman Toroğlu, ifadesinin ardından “adli kontrol ve yurt dışı yasağı” şartıyla serbest bırakıldı.
ACABA?
Acar meslektaşımız Lube Ayar, Youtube kanalı fenertalks’ta isabetle şöyle soruyordu:
“Daha araştırmadan, soruşturmadan; savcılık, bunun yanıltıcı bir bilgi olduğunu nereden biliyordu, acaba?”
***
İddianın muhatapları henüz herhangi hiçbir açıklama dahi yapmamışken yahut suç duyurusunda bulunmamışken, Erman Toroğlu bir nevi yargısal markaja alınmıştı.
***
Bir duyumun, kulisin, iddianın, bilginin “halkı yanıltıcı olup olmadığı” hususu…
Değil, saatler içinde; bazen bir günde, birkaç ayda, bir senede hatta bazen yıllarca sonra anlaşılmıyor mu?
-Sayısız, neredeyse sonsuz örneği var, bunun!
***
Üstelik sadece medyadaki haberlerle de sınırlı değildir, bizzat yargının aldığı “dramatik yanlış kararlar” için de geçerlidir, bu durum…
Mesela: Uğur Mumcu Suikastı hakkında 2000 yılındaki Umut Davası’nda alınan kararların yani onca masum kişi hakkında verilen hükümlerin yanlışlığı, tam 26 senedir sürüyor!
Üstelik, daha da süreceği anlaşılıyor.
***
Hal böyleyken…
Bu mevzuda, “En başta yargı, medya kuruluşları ve siyasiler uzun yıllardır ‘halkı yanıltan bilgiyi’ alenen yaymış olmuyorlar mı?”
“ŞANSAL HOCA” DA TOPA GİRDİ
Toroğlu, adliyede kendisine mikrofon tutan gazetecilere “Siz, bunları artık bana değil, TFF Başkanı ile GS Kulübü Başkanı’na sorun” diyordu.
İddianın muhataplarından Kulüp Başkanı Mösyö Dur…
Aradan ancak üç gün geçtikten sonra, Erman Toroğlu’nu adını vermeden “Zır Cahil!” diyerek yalanladı; TFF Başkanı ise halen suskunluğunu koruyor.
***
Bu arada…
Uzun yılların gazetecisi ve televizyon programcısı Şansal Büyüka, Youtube kanalında çıktı ve aynen şöyle dedi:
“Ben Erman Toroğlu’nun söylediklerinin doğru olduğunu düşünüyorum…
Bu haberin, medyanın bazı önemli müdürlerinde olduğunu da biliyorum!”
***
Görüldüğü gibi, haberin doğruluğu veya yanlışlığı hususunda herkes aynı fikirde değil…
O görüşmede, gerçekte “nelerin konuşulduğu” hemen ortaya çıkmayabilir, çok sonra belli olabilir.
***
Ne yapacağız şimdi, Şansal Hoca’yı?
Sırf fikrini söylediği, ifade hürriyetini kullandığı için…
-Ağzına biber mi süreceğiz; yasaklayıp da mı, saklayacağız?
***
Üzerinde tartışılan bir konuda, fikir hürriyeti kapsamında her görüş özgürce ifade edilebilmelidir.
Eğer, daha ilk anda bunun önüne yargısal markajla geçilirse fikir tartışması yapmanın, haber vermenin, gerçeği aramanın yolları kapanır.
Sansürü geçtik; otosansür, mecburi istikamet haline getirilmiş olur!
***
Son yaşananların ardından…
“Eğer, TFF Başkanı ile görüşen kişi malum Frankofon kulübün başkanı değil de ezeli rakiplerinden birinin başkanı olsaydı; aynı yorumcu kişiye soruşturma açılır mıydı?” yahut “Ne yani, mevzubahis kulübü eleştirmek, bu ülkede yasak kapsamına mı girecek?” yollu pek manidar sualler dile getirildi.
BELGESİ, SARI-KIRMIZILI FORMADA
Frankofon Mösyö Dur “Kulübünün, yasadışı bir bahis şirketiyle sponsorluk anlaşması yapması ve bu minvalde takımının bir maçta işbu yasadışı şirketin reklamını formasında taşıması” olayında, ifadeye dahi çağrılmamıştı.
Soruşturma açılması gerekirken açılmadı ve bugün böyle bir ihtimalin gerçekleşmesi ise birçokları tarafından “neredeyse imkânsız gibi” görünüyor!
***
Halbuki, sözleşmede Başkan Dur’un imzası var ve bu anlaşma kulübün Yönetim Kurulu kararıyla yapılmıştı.
Dikkat buyurunuz: Anılan yasadışı bahis şirketinin sahibi F.K. kırmızı bültenle aranan bir kişi!
***
Bahis oynadığı saptanan futbolcular, antrenörler, hakemler; haliyle ceza alırlarken…
Hatta, bazıları halen hapis yatarken…
-Yasadışı bahis şirketinin reklamını formasına almak cezaya tabi olmuyor!
Bir kez daha tekrarlayalım:
-Adalet, herkese eşit uygulandığında adalettir.
AYAKKABI FABRİKASI’NIN DUVARLARI
Devam edelim…
Mösyö Frankofon’un, Şanlıurfa’da dönemin Sarı-Kırmızı atkılı TFF Başkanı şahısla ayakkabı fabrikasında “gizli bir görüşme” yaptığı biliniyor.
Sonrası da var…
Kulübün divan toplantısında, bir konuşmacının bu görüşmeye atıfla “2024’teki şampiyonluğumuzun temelini Şanlıurfa’da atan gizli kahramanlar” derken “kimleri kastettiği” de bir sır değildir.
O övgülerin muhatapları, Frankofon Başkan ile Çifte By Lock sahibi eski TFF Başkanı idi.
Peki ya, bu hadiseyle alakalı herhangi bir soruşturma açılmış mıydı?
El Cevap: Hayır!
YAMAN SUALLER
Bitmedi…
İş insanı Ali Ağaoğlu’nun yalısında mevcut TFF Başkanı ile gizlice buluşan ve bu görüşmede “bahis oynadığı saptanan futbolcusu Eren’in hak ettiğinden daha az ceza almasını” sağladığı anlaşılan “Fevkalade Yetenekli Bay Başkan” kimdi?
-Mösyö “Sakın Ha” Bey’den başkası değildi!
***
Herhangi bir soruşturma yine “mafiş” idi.
Aynen…
-Mösyö’nün “Sakın ha!” diyerek TFF Başkanı’nı ayan beyan tehdit ettiği vakit, soruşturma açılmadığı gibi!
***
Çağa tanıklık eden gazeteciler olarak, Mösyö Dur’un şu “Sakın ha!” lafını neden sarf ettiğini merak etmeyecek miyiz, yahu?
Niçin böyle dediğini, sorgulamayacak mıyız?
Gerçeği aramayacak mıyız?
ŞARKILARLA “YAŞI-YORUM”
Mösyö Dur, Toroğlu’nu üç gün gecikmeli olarak yasak savma kabilinden “yalanlarken” trajikomikti:
“G.Saray’a dışarıdan sataşmaya, aşağıya çekmeye çalışmalar son derece hızlı ve yoğun bir şekilde devam ediyor…
Aklınıza kim gelirse, her sektörden: Yorumcu, şarkıcı, türkücü, gazetecisi, mankeni, evet mankeni!”
***
Mösyö Dur’un haklı eleştirilere zerrece tahammülü olmadığı aşikârdır.
-Sıraladığı sektörlerdeki kişilerin ağzına “sarı kırmızı renkte kilitler” vurulsa, yeridir; değil mi yani?
Hele bir de mankense: “Mankenin fikir hürriyeti mi olurmuş!”
***
Bahsettiği manken, Frankofonları sosyal medyada perişan ediyor ya; Mösyö ve trolleri, ona fikirle karşılık veremeyince, bir anda “mankenliği” hatırlanıp podyuma gönderiliyor!
***
Bileğini bükemedikleri mankenin, kısa süre önce yayınlanan “Aç Kuşlar” adlı kitabının arka kapağında yazılı şu cümle ise bazılarının uykularını kaçırabilir:
“Bu kitap, gerçek kişilerden esinlenmiş basit bir kurgu değil; paranın, ahlakın yerine geçtiği, her şeyin mubah sayıldığı bir düzenle hesaplaşmanın romanıdır.”
PEK KONFORLU ÇİFTE STANDART
Galatasaray camiasının ileri gelenleri…
Her fırsatta, Tevfik Fikret’in “Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür” dizesini dillendirmeye bayılıyorlar.
Kendileri hakkındaki sekizde sekiz gerçekler dile getirildiği vakit ise sansürler, tehditler, baskılar, sindirmeye yönelik suç duyuruları gırla gidiyor.
***
Neredeyse bir sene geçti…
İyi tanıdığınız bir yazar; bu Frankofon kulübün “Maydonoz Döner” sponsorluğunu deşifre ettiğinde, malum Harampiyon Kulübün yöneticileri, onu tehditle/baskıyla çalıştığı gazeteden kovdurtmuştu.
Fikre fikirle karşılık vermek yerine, tercih ettikleri zorbalıktı.
Sosyal medyada “yüzbinlerce” paylaşılan, fevkalade etkili olan 26 Şubat 2025 tarihli -belgelere dayalı, tümüyle haklı eleştiriler içeren- o yazı…
Gazetenin internet sitesinden 18.00 sularında kaldırılmıştı.
“Hiçbir başarı, cezasız kalamazdı; neticede, kalmadı da!”
***
Kulübün ve teknik direktörünün yazar hakkındaki her iki “suç duyurusu” ise reddedildi.
Küfürbazlığı tescilli teknik direktör ile ona koltuk çıkıp yazara saldıran Fetullahçı trollere, Paralel sitelere “kapak” olmuştu!
***
Rahmetli Sadri Alışık yaşasaydı, herhalde şöyle derdi:
“-Bu da mı gol değil, Hâkim Bey!”
SEZONUN ADI
Törkiş Süper Ayak Oyunları Ligi’nde sezonun adı bellidir:
“2025-2026 Sakın Ha, Sezonu!”
Eh, “Omerta Sezonu” da diyebiliriz.
***
Finalde, Mösyö “Sakın Ha” Bey için bir istek parçamız var!
Dünden bugüne; tüm optik çarpıtmaları, manipülasyonları, çifte standartları, yalanları, ezcümle psikolojik harekâtı için…
Yılların eskitemediği sanatçı Ajda Pekkan söylüyor:
“Sakın, sakın, sakın ha…
Yaklaşmayın yanına…
Sakın, sakın, sakın, ha…
İnanmayın, siz ona!”