Derin Duvar’daki o tuğlaları çekmeye var mısınız?

Tamer Korkmaz

Tamer Korkmaz

Yazar
Tüm Yazıları

“Uğur Mumcu’nun bundan 39 yıl önce, Müslüman ülkelerin şeriat ile yönetilmesini amaçlayan Rabıta örgütünü yazdığı kitabı, kendisinin neden hedef alındığının en önemli kanıtıdır.”

***

Bu satırlar, Uğur Mumcu’nun katledilişinin 33. Yıldönümünde “Cumhuriyet” gazetesinin manşetinde yer alan bir anonstan…

Okuyucularını, 33. Yıl’da bile “narkozlamayı” görev edinmiş bir yazarın klavyesinden çıkan bir zırva!

“NATO kafa, NATO mermer” kapsamında bir hezeyan.

***

Bu kaşarlanmış yalanı, bunca senedir tekrarlamak suretiyle…

Suikastın arkasındaki Batıcı-Laikçi “Törkiş Gladyo” gerçeğinin üzerini örtmeye devam ediyorlar.

***

“Mumcu’yu dinciler katletti” palavrası, o kadar konforlu ve kullanışlı bir yalan ki, böyle bir hurafeyi asla kaybetmek istemiyorlar.

İçinde yer aldıkları cepheyi her defasında “konsolide” etmek dahası uyutmak, Cumhuriyet gazetesi için vazgeçilmez “laikçi bir misyondur.

OTUZ YILLIK “DUVAR” DİYALOĞU

Merhum Uğur Mumcu’nun eşi Güldal Hanım’ın “İçimden Geçen Zaman” adlı kitabında, dönemin Adalet Bakanı ile yaptığı görüşmeyi (1996) anlattığı çarpıcı bölümü hatırlayalım…

“-Karşımıza sürekli engeller çıkıyor. Bir duvar örülüyor, sanki’ dedim…

Bu sözüm üzerine, şöyle bir durdu; hafifçe bana döndü ve ‘Evet, Güldal bir duvar örülüyor’ dedi.

‘O zaman bir tuğla çekin, o duvar yıkılsın’ dedim; ‘Çekemem’ dedi.

Tuğlayı çekin, kenara çekilin’ dedim; ‘Onu da yapamam’ dedi.

‘Soruşturma için yeni bir ekip kurulmasını sağlayabilirsiniz belki’ dedim; ‘Kusura bakma Güldal, yapamam!’ dedi.

Savcı Ülkü Coşkun’un ‘Bu işi devlet yapmıştır. Siyasi iktidar isterse çözülür’ sözlerini hatırlatınca…

‘Aptal bunlar, böyle şeyler söylenir mi?’ diye karşılık verdi.

‘O zaman, başkaları çeker, altında kalırsınız’ dedim…

‘Ona kimsenin gücü yetmez’ gibi müstehzi bir ifadeyle gülümsedi.” (Sayfa: 109-110)

MİSTER PİKE

Mevzubahis Adalet Bakanı, Mesut Yılmaz’ın başbakanlığındaki kısa süreli ANAP-DYP Koalisyon hükümetinde görev yapmıştı.

10 Temmuz 1993 ile 31 Ekim 1995 tarihleri arasında ise “Emniyet Genel Müdürü” sıfatını taşıyordu.

***

Erzurum Valisi iken, 2 Temmuz 1993’teki Sivas katliamından hemen sonra “Emniyet Genel Müdürü” olmuştu.

Valilikten önce de İstanbul Emniyet Müdürlüğü (1990-1992) ve Ankara Emniyet Müdürlüğü (1988-1990) görevlerindeydi.

***

Turgut Özal, 1988’de ANAP Kongresi’nde suikasta uğradığında “Ankara Emniyet Müdürü” idi.

Mister Pike, faili “meşhur” cinayetlerin yoğunlaştığı 1990-1993 döneminde önemli makamlardaydı.

***

Ezcümle:

-Hangi kapıyı çalsanız; karşınızda hep o duvar, hep o duvardaki tuğlalar!

UYUŞTURUCU TİCARETİ

Turgay Ciner’e ait Yazeks şirketi, 28 Mart 1995’te Havaş’ın yüzde 60 hissesinin sahibi oldu.

Ciner, tam üç sene sonra da Havaş’ın tamamını aldı.

“Şahane bir tesadüf” eseri…

-Mister Pike’nin biraderi, Yazeks’in yönetim kurulundaydı.

***

Ömer Lütfi Topal’ın Havaş ihalesinde en yüksek teklifi veren kişi olması, ihaleyi kazanmasına yetmemişti.

“Kumarhaneler Kralı” olarak bilinen Mister Topal, uyuşturucu ticaretinde önde gelen bir kaçakçıydı.

***

Orhan Gökdemir’in “Pike” adlı kitabında, şu satırlar yazılıdır:

“CIA’in devreye girmesiyle denge değişmiş, ihale Ciner’in Yazeks şirketinde kalmıştı. CIA, Topal’ın Havaş aracılığıyla uyuşturucu kaçıracağı kanısındaydı…

Bütün operasyonlarını uyuşturucudan gelen gelirlerle finanse eden CIA, piyasanın düşürülmesini istemiyordu…

Topal’ın girişimini engellemek için devreye giren yani Havaş için plan yapan başkaları da vardı.”

(Çivi Yazıları, Kasım 2001, Sayfa: 159)

Kitapta, mevzubahis plan için “emeği geçen” kişi olarak Polis Şefi Pike’den söz ediliyordu!

***

Mister Pike, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin Hava Kuvvetleri Komutanı olan Tahsin Şahinkaya’nın paltosundan çıkmış derin bir karakterdi.

Süper Ayak Oyunları Ligi’ndeki “Vahap Beyaz/Ahmet Çakar” sezonlarının Sinyor Terim’i ise Mister Pike’nin paltosundan çıkmıştı.

***

Fötr şapkalı Pike Bey, şimdilerde, tuttuğu takımın iç sahadaki bazı maçlarında stadyumda zuhur ediyor.

Paralel MHK’nın “uzaktan kumandalı” malum hakemleri “ince mesajı” almamış olamazlar!

CIA & GLADIO & FETÖ

“The Gulen” belgeseli için (14 Aralık 2013) Serkan Koç’a konuşan eski FBI danışmanı ve gazeteci-yazar Paul L. Williams…

“Uyuşturucu parasının, Kabil-Miami Hattı üzerinden FETÖ’ye nasıl aktarıldığını” detaylarıyla anlatmıştı.

***

Williams, o belgeselde şunları söylüyordu:

CIA, kuruluşundan itibaren uyuşturucu ticaretine girdi. Gladio operasyonlarını finanse etti. (…)

Gladio’nun teşviki, sermayesi tamamen uyuşturucu parasıdır. Uyuşturucu olmadan, olmaz. (…)

CIA, 1947’de kurulduğunda Kongre’den hiç ödenek almadı.

Bir şekilde para kazanmalıydı.

Özellikle İtalya’da, Türkiye’de ve genelde dünyada siyasete müdahale etmek, gizli operasyonlarla çalışmak için bunu yaptılar.

Mafya ile birlikte uyuşturucu trafiğinin tam ortasında yer aldılar.

Bu gerçek, ilk kez Amerikan Kongresi’ndeki Pike Komitesi soruşturmaları esnasında (1976) açığa çıktı! (…)

CIA, Güneydoğu Asya’daki ‘Nugan Hand Bank’ örneğindeki gibi dünya çapında bankalar açtı. Panama dahil bankalar zinciri kurdu. Sıkça kullandıkları bir başka banka ise Vatikan Bankası idi.

Bankaların kaynağı tamamen uyuşturucu parasıydı. Gizli operasyonlar için gerekli ödeneklerin paraları, kara bankalar aracılığıyla dolaştı.

Misal, İtalya’daki mafyanın kontrolündeki bankalardan birine para aktarılıyor, oradan da Vatikan Bankası’na transfer ediliyordu.

Sırasıyla, İsviçre’deki, Panama’daki, nihayet Miami’deki bankaya kadar gidiyordu, paralar…

Sonra, tekrar en baştan dolanıyordu. Sistem böyle işliyordu. (…)

Biz, bunun izini sürdük…

CIA’in gizli operasyonlarına kaynak olmak üzere dolaşan ve Fetullah Gülen gibi kişilere aktarılan milyarlarca dolarlık gizli ödenekten söz ediyoruz!

Türkiye’deki uyuşturucu akışını kontrol eden mafya babalarıyla; CIA, Gladio ve Gülen arasında doğrudan ilişki vardır.”

MERAKLISINA NOT

Amerikan Kongresi’ndeki “Pike Komitesi” ile Mister Pike arasındaki birebir isim benzerliği, sadece kaderin bir cilvesidir.

MAHKEMEDEKİ ÇARPICI İDDİA

Ömer Lütfi Topal, 28 Temmuz 1996’da İstanbul’da öldürüldü.

Turizmci E.O. Topal cinayetiyle ilgili olarak Beyoğlu 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın duruşmasında fevkalade enteresan bir iddiada bulundu:

“--Beni vurdurtan Ciner, Topal’ın öldürülmesinde de aktif rol aldı!”

APRONDA PARALEL PASLAŞMALAR

Turgay Ciner’in Fetullah Gülen’le ilişkileri, Havaş’ı almasıyla birlikte başladı. Bu irtibatta “kuryelik” yapan şahıs, sonraki yıllarda Ciner’in Habertürk’ünde uzun süre çalıştı.

Ciner, Haziran 1997’de Paralel Yapı antetli “Medeniyetler Arası Diyalog Kongresi”nin sponsorluğunu üstlenmişti.

***

Dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel “Türkiye’nin Ciner gibi insanlara ihtiyacı var” diyordu. (Ekim 1999)

Demirel, Aralık 1999’da ise Ciner’e “Devlet Üstün Hizmet Madalyası” verdi!

***

Ciner, Sabah gazetesinin ortağı olduğu dönemde, “Cumhuriyet” gazetesine de yüzde 20 hisse ile ortak olmuştu. (Eylül 2002)

***

2005’te sahibi olduğu “Bugün” gazetesini Fetullahçı Akın İpek’e sattı.

2006’da “Derin Siyasetçi” Hüsamettin Özkan’ın damadı oldu.

2009 ile 2024 yılları arasında Habertürk’ün sahibiydi, Mister Ciner…

-O, şimdi firarda!

DERİN KOMPARTIMANLAR

Robin de Ruiter’in “13 Şeytani Kan Bağı” adlı kitabında, Hanedanların Çatı Örgütü Illuminati’den şöyle bahsediliyor:

“Illuminatiler; uyuşturucu/seks, ekonomi/politik, global iletişim, ritüel/kült, beyin kontrolü gibi şubelere sahiptir…

Bu şubelerin yetkileri birbirleriyle kesişiyor.”

(Selis Yayınları, 2020, Sayfa: 95)

***

NATO üyesi ülkelerdeki Gladio yapılanmalarında yer alan kompartımanlar da Illuminati örgütünün işbu şemasına çok benziyor.

İLHAN’UMİNATİ

2015’ten beri cezaevinde bulunan “Tam Teşekküllü Psikopat” Mister İşbilen’in Illuminati’nin yıllık toplantılarında FETÖ’yü temsil ettiğini daha önce yazmıştık.

***

Fetullahçı polisler, 2000’deki “Umut Operasyonu” sonrasında; 24 Ocak 1993’teki Mumcu cinayetini “üstlenmelerini sağlamak üzere” yüzlerce masum insana işkence yaptılar.

İlk elde “katil” ilan edilen, oysa suikastla zerre miskal alakası bulunmayan masum Abdülhamit Çelik’e uygulanan işkence yöntemleri arasında “çarmıha germek” de vardı!

***

Merhum Uğur Mumcu’nun mahdumu Özgür ise Youtube’taki kanalında, “Illuminati denilen yapının bir komplo teorisinden ibaret olduğunu” anlatıyor!

Ne diyelim…

“--Bana, zihinsel tutsaklığın resmini yapabilir misin, Abidin?”

***

CIA ve FETÖ bağlantılı Enver Altaylı’nın kaşar kankası olan Taha Gladyol mu; 2015’te Hürriyet’teki köşesinde şöyle yazmıştı:

“-Üst Akıl, Paralel, Dış Güçler gibi laflar, birer komplo teorisidir”

15 Temmuz 2016’daki FETÖ/NATO/ABD darbe kalkışmasından bir yıl kadar öncesinde -evet, aynen böyle diyordu, Taha Bey!

OKTAR’IN HAYALET YAZARI

Taha Gladyol’un mahdumu Mustafa…

Vaktiyle, Adnan Oktar’ın “Harun Yahya” müstearıyla imza attığı kitaplardan bazılarını kaleme almıştı.

***

Taha Bey’in şimdilerde köşe kadılığı yaptığı “Karar” gazetesinin yazarları arasında yer alan anlı şanlı “Akif Dedi Ki” ise vaktiyle “Başbakanlık Sözcüsü” sıfatını taşıyordu.

Gazete yayın yönetmenlerini arayıp “manşet siparişi” verirdi…

Birinci Akif, son yıllarda hızlı bir muhalif:

-Eski icraatlarını, elbette hatırlamıyor!

HABER-TRICK

“İkinci Arif” ise Mister Ciner’in Habertürk’ünde zuhur etmişti.

Siyasi destekle yükseldi, yükseltildi…

Habertürk’ün Genel Yayın Yönetmeni oldu…

Sonra bir gün geldi, radara yakalandı.

Şimdilerde, uyuşturucu operasyonu kapsamında cezaevinde!

***

Habertürk televizyonunun Mehmet Akif’ten önceki “Genel Yayın Yönetmeni” Veyis de aynı mevzudan mahpusta!

Vaktiyle, Habertürk’teki “Akılda Kalan” adlı programında Nafiz John Paker’i ağırlamıştı. (21 Temmuz 2017)

MASKELİ BALO

Sabetayistleri deşifre eden yegâne Sabetaycı olan Ilgaz Zorlu, Mister Paker için “Uzaktan akrabamızdır” demişti!

***

Paker, Törkiş Gladio’nun Yahudi Baronu İzhak Alaton’la birlikte TESEV’in 1994’teki kuruluşunda en öndeki iki isimden biriydi.

TESEV, CIA’in “Sivil Örümcek Ağı” eksenli kuruluşlarından NED tarafından fonlanıyordu.

***

Mister Paker, tam on yedi sene boyunca yönettiği TESEV’deki görevi sonrasında “İktidar destekçisi” maskesini taktı…

Ve “Ters Manyel” bir vazifeyle “Yandaş Medya” tasarımında lokomotif oldu.

OKUMA PARÇASI

Bu vesileyle…

Yeni Ankara’da yayınlanan 3 Ocak 2026 tarihli “Medyadaki Kriptolojik Kurgu” başlıklı yazımızı, tekrardan okuyabilirsiniz.

“DURUN SİZ KARDEŞSİNİZ!”

NATO ülkelerindeki Gladio yapılanmaları “tez” ile “antitezi” birlikte/aynı anda kontrol etmeye ayarlı “Kontrollü Gerilim Stratejisi” uygularlar.

Medyadan siyasete kadar tüm kompartımanları böyle çalışır.

-Tüm bu derin şubelerin yollarının kesiştiğini söylemeye, gerek var mı?