Bu cadde, çıkmaz sokak!

Tamer Korkmaz

Tamer Korkmaz

Yazar
Tüm Yazıları

Çubuklu ekran generallerinden Mister Babüroğlu, “Suriye dört parçaya bölünecek!” diyordu.

Mister Ertürk, ondan aşağı kalır mı?

O da “Beş parçaya bölünecek!” iddiasındaydı.

***

SDG/YPG/PYD/PKK terör örgütünün “laik yapısına” meftun vaziyetteki Emekli Amiral Ertürk…

“Suriye’nin kuzeyinde radikal İslamcı örgütler olacağına, PYD olsun daha iyi” diyordu.

SAM AMCA’SININ ÇANAK ANTENLERİ

Psikolojik Harekât icra eden bu iki ekran çubuklusu, ABD’nin Suriye’nin kuzeyindeki malum planını başaracağından emindiler.

“SDG’nin Fırat’ın doğusunda devlet kuracağı belli oldu; asla entegrasyon olmayacak” dediler.

“Türkiye’nin değil, ABD ve İsrail’in istediği olacak” kafasındaydılar.

-Evet, Türkiye’yi böylesi bir finale mahkûm görüyorlardı!

***

“Ulusalcı” maskeleriyle “tersten güdüleme” uzmanıydılar.

ABD’yi “her şeye muktedir, egemen; yenilmez, yanılmaz” gören bir zihniyete sahip “kamuflajlı” çanak antenlerden bahsediyoruz.

***

SDG, Suriye Ordusu karşısında bozguna uğradı, diz çöktü, ateşkese ve on dört maddelik bir anlaşmaya mecbur kaldı.

Ankara’nın önerdiği istasyona, işaretlediği noktaya varıldı.

Çubuklu ekran leşkerlerinin öngörüleri de çöpe gitti.

BİRLEŞİK SATIŞLAR

SDG’nin Şam yönetimine “entegre olmasını” kabullenen bu anlaşma, ABD’nin de “mecbur kaldığı; engelleyemediği” yeni bir süreç manasına geliyor.

***

SDG/YPG/PKK, 10 Mart 2025’teki anlaşmaya uymadı; çünkü ABD ve İsrail’e bel bağlamıştı…

-Ancak, güvendikleri dağlara kar yağdı!

“Sam Amca’nın SDG’yi sattığına” dair yorumlar gırla gidiyor.

ANLAŞMAYA ATEŞ AÇTILAR

Suriye Cumhurbaşkanı Şara ile SDG’nin Başı Abdi arasında mevzubahis anlaşmanın imzalanmasıyla birlikte, anlaşmayı bozmaya yönelik girişimler de başladı.

Suriye Ordusu Operasyonlar Dairesi “YPG/PKK terör örgütüne mensup bazı klikler ile devrik rejim kalıntılarının kendilerine saldırdıklarını, üç askerin hayatını kaybettiğini” duyurdu.

Rakka’da DEAŞ’lı teröristlerin de tutulduğu bir hapishaneyi devretmek istemeyen YPG’li teröristler; Suriye Ordusu’na ateş açtı, çatışma yaşandı.

***

Suriye İçişleri Bakanlığı ise YPG’nin Haseke’deki bir hapishaneden DEAŞ mensubu tutukluları serbest bıraktığını açıkladı!

ABD, sayısız kez YPG’yi “DEAŞ’la Mücadele” için hayati önemde gördüğünü beyan etmişti, değil mi?

-Bir kez daha, fena yakalandılar!

Suriye’nin kuzeydoğusunda PKK’ya devlet kurdurmak hedefiyle başından beri DEAŞ’ı manivela olarak kullanan ABD, her iki terör örgütünün de mühendisidir.

PEK KULLANIŞLI KONTR ÖRGÜT

Ağustos 2021’de Afganistan’dan arkasına bile bakmadan kaçmak zorunda kalan ABD, bir süre sonra Suriye’deki hapishanelerden tahliye ettiği DEAŞ’lı teröristleri -yeni bir etiketle- Taliban yönetimine karşı savaşmaya yollamıştı, ya…

Sonuçta, Yanki’lerin bu uzaktan kumandalı teröristleri, Taliban tarafından berhava edilmişti.

BUNDAN SONRASI

Şimdi, akıllardaki sual -haliyle- şudur:

“10 Mart Anlaşması’na uymayan SDG, ateşkes sonrası imza attığı yeni anlaşmaya da uymazsa ne olacak?”

Anlaşmanın bozulması için halihazırda yapılan saldırılar, kontra ataklar da hesaba katıldığında; bu soru daha ziyade önem arz ediyor.

***

SDG’nin Halep’ten süpürülmesi, sonrasında ise Suriye Ordusu’nun teröristleri bozguna uğratarak Rakka ve Deyrizor’da kontrolü ele geçirmesi, nihayetinde Haseke’ye girmesi…

-Sualin cevabı hakkında net bir fikir veriyor olmalıdır.

***

SDG, yeni anlaşmanın gereklerini kusursuzca yerine getirmelidir, getirmek zorundadır.

Aksi halde, Suriye Ordusu’nun kendilerine “ne yapacağı” bugünden bellidir!

PROVOKATİF EYLEMLER

Suriye’deki sıcak gelişmeler, DEM Parti’nin “gerçek yüzünü” bir kez daha açık etti.

“Terörsüz Türkiye” sürecinde samimi olmadıkları, “ikili oynadıkları” bir defa daha ortaya çıktı.

“Rojava’yı savunmak için seferberlik çağrısı” yapmaları, Kürt gençlerini Nusaybin sınırına davet edip provokasyona yönelmeleri, bu durumun en güncel örneğidir.

***

Partinin eş genel başkanı Tuncer Bakırhan’ın “Öcalan’ın çağırısında SDG yoktu” şeklindeki açıklaması, Kandil’deki süreç karşıtlarının dublajı mahiyetindeydi.

İmralı’dakinin 27 Şubat 2025’te yaptığı “Tüm gruplar silah bırakmalı, PKK kendini feshetmelidir” çağrısı SDG’yi de kapsadığı halde, bunu taammüden göz ardı ediyorlar.

Dünden bugüne, kötü niyetli olduklarına zerre kuşku yoktur.

***

SDG’nin Şam yönetimiyle bütünleşmesi tamamlandığında, Suriye’nin kuzeydoğusunda PKK devleti kurulmasına dair hayalleri de son bulacak.

Bunu öngördükleri için “SDG’ye destek” diyerek “Terörsüz Türkiye” sürecini de provoke etmenin peşindeler!

SONSÖZ

Bu saatten sonra…

Ne yaparlarsa yapsınlar, beyhudedir.

-Bu cadde, çıkmaz sokak!

Türkiye’deki ve Suriye’deki terör sevicilerin alayı “her türlü kaybetmeye” mahkumdur.