6 Şubat 2023… Takvim yapraklarında bir tarih gibi dursa da, Kahramanmaraş ve çevresi için zamanın durduğu, insanlığın ise en ağır sınavlarından birini verdiği gündü. O gün yaşananlar yalnızca binaları değil, hafızaları, hayatları ve kalpleri de yerle bir etti. Bu büyük felaketin ortasında, imkânsızlıklar içinde imkân üretmeye çalışan insanların hikâyeleri ise sessiz birer direniş olarak tarihe geçti.
Depremin hemen ardından, 7 Şubat gecesi Avşin Kangal Köyü’ne ilk yardım ulaştırıldığında hava -17 dereceydi, her yer karla kaplıydı. Geceydi, yollar zordu, umut ise ince bir ipliğe tutunmuştu. Köyden ayağı kırılan bir depremzede, zamanla yarışılarak Ankara Şehir Hastanesi’ne yetiştirildi. O an, bir insanın hayatına tutunabilmesi için gösterilen çabanın adı sadece “yardım” değil, insanlıktı.
9 Şubat’ta Kahramanmaraş merkezde kurtarma çalışmalarına katılım sağlandı. Enkaz başlarında geçen her dakika, bir ömür kadar uzundu. Umutla kulak verilen her ses, nefesini tutan bir kalbin atışı gibiydi. Bu çabalar sonucunda üç insanın canlı olarak kurtarılmasına katkı sunuldu. Bu, sayıdan ibaret değil; üç ayrı hayat, üç ayrı aile, üç ayrı gelecek demekti.