Ay’ın ve Güneşin Dünyamıza uyguladığı çekim kuvveti, insanların yaşayabilmesi için iklimsel koşulların oluşmasını sağlamaktadır. Özellikle gel- git etkisi ile okyanusları kendine doğru çekerken yani gel olayında, dünyanın hızı yavaşlar ve öngörülemeyen değişiklikler olur. Yani Ay’ın ve Güneşin Dünya üzerindeki etkilerine göre hayatın akışı şekillenir. Geçmiş dönemlerde bu etkileşimlere Ay Takvimi adı verilmiş.
Öyle ki, bu takvimi takip edenlere göre, Ay’ın eskisinde ekilen veya dikilen ürün daha verimli olur; özellikle Ay’ın dolunay devresi ekim/dikim zamanıdır. Ay’ın yenisinde ekilen, dikilen, biçilen veya toplanan ürün böceklenir, küflenir. Koyun yeni ayda kırkılmaz, aksi halde yünü çabuk kopar ve güvelenme oluşur. Ağaçlar yeni ayda kesilmez, aksi halde odunu kolay bükülür, çatlar ve çürür. Budama ve aşılama yeni ayda yapılmaz, aksi halde sürmez ve tutmaz (bu işler için yarımay beklenir). Dolunayda biçilen otlar daha şifalı olur. Yani yüzyıllardır kuşaktan kuşağa aktarılan bilgiler, tecrübeler ve gözlemler, Ay’ın hangi devresinde neyin yapılıp yapılmayacağını insanlara öğretmiştir.
Ay’ın tarımsal faaliyetlere etkisi ile ilgili nesilden nesile aktarılarak gelen doğru bilgiye dayanan fakat doğruluğu bilimsel olarak ispatlanmamış sözlerden bir tanesini sizlerle paylaşmak istiyorum. Ay'ın yenisinde yapılan işten hayır gelmez, Dolunay'ı bekle, bereketini gör, Ay'ın yenisinde olur börtü böcek, eskisinde olur börek çörek, Kesme odunu Ay büyürken, kırk koyunu küçülürken.