Memleket notları 2026/3: Depremin izleri kolay silinmiyor

Nihat Kaşıkcı

Nihat Kaşıkcı

Yazar
Tüm Yazıları

Son memleket turlarım kapsamında, 6 Şubat büyük deprem felaketinin en büyük hasarı verdiği Hatay’ı da ziyaret ettim.

Devletimiz, sadece büyük şehir merkezlerini yeniden kurmakla kalmıyor. Depremin yıktığı köylerimizi de ayağa kaldırıyor.

Bölgedeki köy ve kasabaları gezen herkes, depremin yıktığı taşra evlerinin, bugün dağ yamaçlarında birer villa görünümünde yeniden ve sağlam şekilde yapıldığına tanıklık edecektir.

Madalyonun bir yüzünde, dünyanın hiçbir devletinin altından kalkamayacağı büyüklükteki bir yeniden inşayı yapan Türk Devleti gerçeği bulunuyor.

Rusya’nın ünlü gazetesi Komsomolskaya Pravda'nın gözünden özetleyelim:

  • Henüz enkaz kaldırma çalışmaları sürerken depremin 15. gününde ilk kalıcı konutların temeli atıldı.
  • Kırsal bölgelerdeki köy evleri 45. günde hak sahiplerine teslim edildi.
  • Saatte 23, günde 550 konut üretilerek dünya çapında eşine az rastlanır inşa temposuna ulaşıldı.
  • Bölgede 174 farklı noktada, 3 bin 481 şantiye kuruldu.
  • Mühendis, mimar ve işçilerden oluşan 200 bin kişilik dev bir ordu görev yaptı.
  • Ana inşaat süreci kapsamında 455 bin 357 konut, köy evi ve iş yeri tamamlandı.

EKSİKLİKLER VAR, AMA HALLEDİLEBİLİR

Evet burada; Türk Devleti’nin, kimsenin yok sayamayacağı bir büyük başarı öyküsü var.

Peki, her şey bitti mi? Depremde evini kaybeden 455 bini aşkın hanenin konutu yeniden inşa edilmekle, depremin yıkımı tamamen ortadan kalktı mı?

Elbette hayır!..

Sahada bizzat hak sahiplerinden duydum… Yapımı tamamlanan evlerin birçoğunda, normal ikameti zorlaştıran eksiklikler bulunuyor.

Bu eksikliklerin bir kısmı, ev içindeki tesisat ve donanımlara ilişkin… Ki, evlerini teslim alan vatandaşlar bu eksiklikleri fazla zorlanmadan giderebilir.

Fakat… Bazı bölgelerde, evler yapılmakla birlikte, mahallenin elektrik, su, doğalgaz ve kanalizasyon gibi altyapı hizmetlerinin henüz devreye alınmadığı dile getiriliyor. Muhtemelen anılan altyapı imalatlarının inşası büyük ölçüde tamamlanmış; bununla birlikte çeşitli sebeplerle kullanıma sokulamamış olabilir.

Bu noktalardaki eksiklikler kısa sürede tamamlanabilir. Saatte 23, günde 550 konutu imal edebilen devlet gücü, konutları yaşanabilir hale getirecek tesisatı da halleder.

ŞEHİRLER, SADECE KONUTLARDAN İBARET DEĞİL

Esas sıkıntı, yıkılan ‘şehirlerin’ yeniden yapılmasıdır.

Neyi kastediyorum?

Bir şehir, yalnızca içindeki konutlardan oluşmuyor. İnsanlar; başını sokacakları yuvalarının dışında, yaşam için gerekli hizmetleri sağlayacak bir dünya şehir unsuru bekliyor.

Yerin altına gömülen elektrik, su, doğalgaz, telefon, kanalizasyon gibi altyapı unsurlarını bir kenara bırakalım.

Kentin; yollara, kaldırımlara, park ve bahçelere, hastanelere, okullara, cami ve benzeri ibadethanelere, kamu kurumlarının hizmet binalarına, çarşılara ve şu anda aklımıza getiremediğimiz çok sayıdaki mekân ve unsurlara da ihtiyacı bulunuyor.

Hesap yeteneğimiz fazla olmasa bile; anılan hizmetlerin gerektireceği zaman, para ve emek miktarının, inşa edilen 455 bin küsur konutun gerektirdiğinden aşağı kalmayacağını söyleyebiliriz.

Yani depremde yıkılan konutların tamamını inşa etmekle, depremin yıktığı şehirler kâmilen tamamlanmış olmuyor.

Depremin yerle bir ettiği Antakya’nın yeniden ayağa kaldırılan cadde ve sokaklarında dolaşırken, meselenin ‘o yönünü’ daha yakından idrak edebildim.

BAŞARIYA İMZA ATANLAR ALKIŞLANMALI

Hak sahiplerinin konutları, ufak tefek eksikliklerine rağmen tamamlanmış. Fakat iş bitmemiş. İşi yapan makineler halen vızır vızır çalışıyor. Bu yüzden Antakya’nın her yanı toz, çamur, duman içinde… Yeniden yapılan yolların nihaî asfalta… Kaldırımların, park ve bahçelerin ağaçlandırılmaya, yeşertilmeye ihtiyacı var.

Vatandaşın konutlarını yapan devletin, kendi hizmet binalarını da tamamlaması gerekiyor.

Ahalinin hizmetini görecek olan, bir kısmı halihazırda tamamlanmış hastanelerin ve sair hizmet binalarının tümüyle bitirilip hizmete sokulması ihtiyacı var.

Çocukların ve gençlerin eğitimlerini sürdürebileceği okulların tamamlanıp, eksiksiz hizmete alınması lazım…

Deprem; birkaç bin yıl içinde kurulmuş ve şekillenmiş koca şehirlerimizi birkaç dakika içinde yerle bir etti.

Biz ise, doğal gelişimi birkaç bin yıl alan o şehirlerimizi, birkaç sene içinde tastamam yeniden yapalım istiyoruz.

Burada biraz insaflı olmalıyız. Devletimiz, başka hiçbir devletin taşıyamayacağı ölçekte bir yükü omuzladı ve taşıdı. Mevcut eksikliklerin tamamlanması için biraz daha zamana gereksinim duyuluyor. İnşallah çok uzak olmayan bir vadede, insanımızın o beklentisi de karşılanmış olacak.

Devletimiz ve milletimiz adına böylesi büyük bir başarıya imza atan, emek veren, destek olan ve en önemlisi de ‘liderlik’ eden herkese teşekkür borcumuz var.

Hatay Deprem Rusya