Ahmet Ercan: Bingöl sarsıntısı büyük depremin habercisi mi?

Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, Bingöl ve Japonya depremlerini değerlendirdi. İstanbul için yeni büyüklük tahminlerini ve İzmir'e mesajını da açıkladı.

Ahmet Ercan: Bingöl sarsıntısı büyük depremin habercisi mi?

Jeofizik Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, 26 Nisan'daki Bingöl-Yedisu depreminin ardından yaptığı açıklamada sarsıntıyı "yerin altındaki gerginliğin çıtırtıları" olarak tanımladı. Ercan, Türkiye'nin "asla uyumayan" yedi kritik bölgesini de kamuoyuyla paylaştı. Deprem tahminleri ve uyarıları ile yakından tanınan Ercan, son dönemde İstanbul depremi senaryoları üzerinde de kapsamlı analizler sundu.

Bilim dünyasında uzun vadeli deprem kestirimleriyle tanınan, Türkiye'de MIT'te post-doktora yapmış tek jeofizik mühendisi olarak tanımlayan Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, Nisan 2026'da gündemin tam merkezine oturdu. Hem Doğu Anadolu'daki sismik hareketlilik hem de uluslararası alanda Japonya'da yaşanan büyük deprem, Ercan'ın bilimsel analizlerini gündeme taşıdı. Ercan'ın son açıklamaları, İzmir dahil olmak üzere Türkiye'nin tüm deprem kuşağındaki kentler için okunmaya ve anlaşılmaya değer niteliktedir.

BİNGÖL DEPREMİ: "GERGİNLİĞİN ÇITIRTILARI"

26 Nisan'da Bingöl'ün Yedisu Kırığı'nda meydana gelen 4.4 büyüklüğündeki sarsıntının ardından Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, kamuoyunda oluşan "büyük deprem kapıda mı?" endişelerine yanıt vererek bu tür sarsıntıların her zaman büyük bir felaketin öncüsü olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı. Yedisu Kırığı'ndaki hareketliliği "yerin altındaki gerginliğin çıtırtıları" olarak tanımlayan Ercan, Türkiye'nin asla uyumayan yedi kritik bölgesini de sıraladı; bu bölgelerin başında Bingöl ve Erzincan (Doğu Anadolu Fay Hattı ve Kuzey Anadolu Fayı birleşim bölgeleri) geliyordu.

JAPONYA'DAKİ 7.3'LÜK DEPREME KÜRESEL PERSPEKTİF

20 Nisan'da Japonya'nın kuzeyinde, Honshu denizi içinde meydana gelen 7.3 büyüklüğündeki deprem üzerine teknik bir değerlendirme yapan Ercan, sarsıntının Pasifik ateş çemberi içinde yer alan dalma-batma kuşağında, yerin 13 kilometre derinliğinde gerçekleştiğini ve yarım megatonluk enerji boşalttığını açıkladı.

Tsunami uyarısında da bulunan Ercan, bu denli büyük bir enerji boşalımının dünyanın farklı bölgelerindeki hassas fay hatları üzerinde tetikleyici bir rol oynamasının olağan bir durum olduğunu aktardı.

İSTANBUL İÇİN NET SENARYO: "İKİ AYRI DEPREM, ÇOK ERKEN"

Ercan, yaklaşık bir yıl önce yaşanan Silivri merkezli 6.2 büyüklüğündeki deprem sonrasında da kapsamlı bir analiz sunmuştu. Ercan, bu depremin beklenen büyük Marmara depremiyle doğrudan bağlantılı olduğunu ifade ederek, "Bu deprem bize çok büyük bir bilgi verdi. Şimdi Silivri'de beklediğimiz Trakya kolundaki deprem 7 ile 7.2 büyüklüğünde olacak. Bugünkü depremden 22 kat daha büyük olacak o deprem" dedi.

Uzun vadeli kestirimlere göre ise beklediği zaman aralığının en erken 2065-2075 olduğunu açıklayan Ercan, "Her an deprem olabilir diyenlerin dediği olmadı; zaman beni doğruladı." ifadesini kullandı. Ercan, yıkımların yaklaşık yüzde 65'inin zeminden kaynaklanan sorunlardan doğduğuna da dikkat çekerek "Eğer kötü bir zemine yapılaşma yapılmışsa, o yapının deprem sırasında başına neler gelebileceğini tahmin etmek bile zor olur." dedi.

İZMİR'E MESAJ: "UZUN SÜRE DEPREM YOK"

Ercan'ın önceki dönemlerde İzmir özelinde yaptığı açıklamalar, kentte yaşayan milyonlarca kişi için yol gösterici nitelik taşıyor. Sosyal medyasından İstanbul, Ankara ve İzmir'de uzun süre deprem beklenmediğini belirten Ercan, "Bir kere geldik bu dünyaya, yaşamın keyfini çıkar. Oku, yaz, sesin çıktıkça bağır. Yürü, koş, ye, iç. Sev, sevil, sarıl sevdiklerine. Ülkemizin muhteşem doğasına at kendini" mesajını kamuoyuyla paylaştı. Ancak bu iyimser tablo, yapısal güvenlik konusundaki uyarıları geçersiz kılmıyor: Ercan, hangi kentte yaşanırsa yaşansın, zemin riski taşıyan yapılarda oturulmaması gerektiğini sürekli vurgulamaktadır.

Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan'ın son dönem açıklamaları, deprem biliminin kamuoyuyla buluşma biçimine dair önemli dersler barındırıyor. Panik yaratmak yerine bilimsel verileri anlaşılır bir dille aktarma çabası, Ercan'ın ayırt edici özelliğini oluşturuyor. İzmirliler için en pratik çıkarım ise şu: Kısa vadeli deprem riski düşük olsa da zemin ve yapı güvenliği, her dönem için öncelikli gündem maddesi olmaya devam etmelidir. Depreme hazırlık ve yapı denetimi konusundaki güncel mevzuata Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının resmi sitesinden ulaşılabilir.

Deprem