Emekli, öğrenci, çalışan aynı soruyu yanıtladı: Para biriktirebiliyor musunuz?
Türkiye'de vatandaş para biriktirebiliyor mu? Yeni Ankara'nın Kırıkkale sokak röportajında emekliler, öğrenciler ve çalışanlar ekonomik durumlarını anlattı.
Türkiye'de vatandaşlar para biriktirebiliyor mu? Yeni Ankara ekibi, bu sorunun yanıtını Kırıkkale sokaklarında aradı. Emekliler, üniversite öğrencileri, çalışanlar ve çocuklu ailelerle yapılan röportajlarda vatandaşların önemli bir bölümü gelirlerinin temel ihtiyaçlara ancak yettiğini anlattı. Bazı vatandaşlar ise ekonomik koşullardan memnun olduklarını ve tasarruf yapabildiklerini söyledi.
Röportajda kira, fatura, gıda ve eğitim harcamaları öne çıkarken, farklı gelir gruplarının aynı soruya verdiği yanıtlar dikkat çekti. Kimi vatandaş ay sonunu getirmekte zorlandığını belirtirken kimi de çalışarak birikim yapmanın mümkün olduğunu savundu.
Vatandaşların anlattığı geçim sıkıntısı, Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) 3 Kasım 2026'da açıkladığı enflasyon verileriyle birlikte yeniden gündeme geldi. Ekim ayında yıllık enflasyon yüzde 29,77 olurken konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar grubundaki yıllık fiyat artışı yüzde 40,24'e ulaştı.
VATANDAŞA SORDUK: PARA BİRİKTİREBİLİYOR MUSUNUZ?
Yeni Ankara'nın mikrofon uzattığı vatandaşlardan biri, gelir elde etmesine rağmen harcamalarının da yüksek olduğunu belirterek, "Biriktirebiliyoruz ama bir o kadar da masrafımız oluyor. Gelen bir noktada gidiyor. Her yıl enflasyonun altında kalıyoruz diyebilirim" dedi.
Bir başka vatandaşın verdiği yanıt ise geçim sıkıntısını özetledi: "Parayı nerede biriktireceğiz? Bir karnımızı doyurduk da para biriktirmemiz mi kaldı?"
Temel tüketim ürünlerinin fiyatlarından yakınan bir başka vatandaş da "Para biriktiremiyoruz. Çok kötü durumdayız. Ekmek olmuş 15 lira. Doğalgaza zam, her şeye zam. Zam zam bıktık" sözleriyle yaşadığı ekonomik sıkıntıyı anlattı.

EMEKLİLERİN ORTAK SORUSU: HANGİ PARAYLA BİRİKİM YAPACAĞIZ?
Röportajda emeklilerin açıklamaları, sabit gelirle geçinmenin zorluklarını ortaya koydu. Özellikle gıda fiyatlarının bütçelerini zorladığını anlatan emekliler, tasarruf yapacak gelirlerinin kalmadığını belirtti.
Bir emekli, "Emekli adam para biriktiremez ki. Nasıl para biriktirecek? Her şeye bak, şu yağ bile 500 TL" sözleriyle market fiyatlarına tepki gösterdi.
Bir başka emekli ise "Nerede birikim yapacağız? Emekliyiz. Emekliyken ancak karnımız doyuyor. Nerede birikim yapacaksın?" diyerek maaşının günlük yaşam giderlerine harcandığını anlattı.
Röportaja katılan bir vatandaş ise çözümün düşük gelir gruplarının alım gücünün artırılmasından geçtiğini savundu. "Önce emeklilerin konumu, asgari ücretin konumu önemli. Tabanın çıtasını yükselteceksin ki vatandaşın refah payı yüksek olsun" ifadelerini kullandı.
ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİ: AİLEMİZİN HARÇLIĞIYLA GEÇİNİYORUZ
Ekonomik koşullardan etkilendiklerini anlatan bir diğer kesim üniversite öğrencileri oldu. Düzenli geliri bulunmayan öğrenciler, ailelerinden gelen harçlıklarla ihtiyaçlarını karşılamaya çalıştıklarını söyledi.
Öğrencilerden biri, "Hayır, artık yapamıyoruz. Türkiye ekonomisi sağ olsun diyorum. Başka da bir şey demek istemiyorum" diyerek tasarruf yapamadığını belirtti.
Bir başka öğrenci ise İŞKUR Gençlik Programı'na katılmaya çalıştığını, kura sonucunda hak kazanmasına rağmen evrak ve kabul aşamalarında güçlük yaşadığını ileri sürdü.
Öğrenci, "Kura çıktı ama bunu almak o kadar kolay değil. Beleşten para kazanmazsın gibi bir muamele görüyoruz. Gittiğimizde de öyle bir muamele yapıyorlar. O yüzden zor" ifadelerini kullandı. Öğrencinin anlattığı süreç, röportajdaki kişisel deneyimini yansıtıyor.

ÜÇ ÇOCUĞU OKUYAN VATANDAŞ: NASIL PARA BİRİKTİREYİM?
Çocuklu ailelerin açıklamalarında ise eğitim ve günlük ihtiyaç harcamaları öne çıktı. Üç çocuğunun eğitimine devam ettiğini söyleyen bir vatandaş, kazancından tasarrufa para ayıramadığını anlattı.
"Maalesef, üç tane çocuk var. Okuyor. Nasıl biriktireyim? Enflasyon almış gitmiş başını. Nasıl biriktirebilirsin?" diyen vatandaş, aile bütçesindeki sıkışıklığa dikkat çekti.
Bir başka vatandaş da "Şu an biriktiremiyoruz. Çocukların özellikle ihtiyaçlarını karşılamaktan dolayı hiçbir birikim yapamıyoruz" sözleriyle benzer bir tablo çizdi.
Çocuğu bulunmayan bir vatandaş ise kendi ihtiyaçlarını karşılayabildiğini ancak çocuklu ailelerin daha fazla zorlandığını belirterek, "Hadi benim çoluğum çocuğum yok, bir şekilde geçiniyorum. Ama geçinemeyenlere ve çocuğu olanlara Allah yardım etsin" dedi.
KİRA, FATURA VE ERZAK MASRAFLARINDAN SONRA NE KALIYOR?
Röportajdaki en ayrıntılı değerlendirmelerden biri, birikim yapabilmek için gelir ve gider arasında sürdürülebilir bir denge kurulması gerektiği yönündeydi.
Bir vatandaş, "Birikim yapabilmek için düzenli bir hayat gerekiyor. Şu an yaşadığımız ekonomik süreçte bizim gibi orta gelirli, hatta alt gelirli insanlar için bunun mümkün olmadığını söyleyebilirim" ifadelerini kullandı.
Aynı vatandaş, "Hesap çok basit. Kira, faturalar, erzak ve normal yaşamımızı sürdürebilmek için yaptığımız harcamalardan sonra maaştan bir şey kalmıyor. Hatta maaşın bunlara yetmediğini söyleyen kesim daha fazla" diyerek gelirlerin temel yaşam giderlerini karşılamaya yetmediğini savundu.
Bu açıklamalar, tasarrufun yalnızca harcamaları azaltmakla değil, zorunlu giderlerden sonra elde kalan gelirle de ilişkili olduğunu gösteren kişisel deneyimler olarak öne çıktı.

EKONOMİDEN MEMNUN OLANLAR DA VAR: ÇALIŞIRSAN BİRİKTİREBİLİYORSUN
Kırıkkale'deki röportajda herkes ekonomik koşulları olumsuz değerlendirmedi. Birikim yapabildiğini söyleyen bazı vatandaşlar, gelirlerinin bir bölümünü kenara ayırabildiklerini anlattı.
Bir vatandaş, "Çok şükür, yeteri kadar değil ama orta şekilde birikiyor. Tabii şu anki duruma göre iyi değil. Çalışırsan para biriktirebiliyorsun" ifadelerini kullandı.
Ekonominin geçmiş dönemlere göre daha iyi durumda olduğunu savunan bir başka vatandaş ise "Ekonomi çok güzel. Eski dönemlere göre şu anda çok güzel bir ekonomi. İstediğimizi alabiliyoruz. Tasarruf yapabiliyoruz. Şu anda çok iyi" dedi.
Röportajda ortaya çıkan farklı görüşler, vatandaşların ekonomik koşulları gelirleri, aile yapıları ve harcama düzeylerine göre farklı değerlendirdiklerini gösterdi.
TÜİK AÇIKLADI: KONUT GİDERLERİNDE YILLIK ARTIŞ YÜZDE 40,24
Vatandaşların bütçelerinden en fazla pay ayırdıklarını anlattıkları harcamalar, resmi enflasyon verilerinde de önemli bir yer tutuyor.
TÜİK'in Ekim 2026 Tüketici Fiyat Endeksi verilerine göre tüketici fiyatları bir önceki aya kıyasla yüzde 2,58, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 29,77 arttı.
Gıda ve alkolsüz içecekler grubunda yıllık fiyat artışı yüzde 27,73, ulaştırmada yüzde 36,39, konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yüzde 40,24 olarak kaydedildi. Eğitim grubundaki yıllık artış ise yüzde 48,86 oldu.
Bu oranlar fiyatların önceki yılın aynı ayına göre ne kadar değiştiğini gösteriyor. Ancak her hanenin yaşadığı maliyet artışı, tüketim alışkanlıkları ve giderlerinin dağılımına göre farklılaşabiliyor.

VATANDAŞIN BİRİKİM YAPABİLMESİ NEYE BAĞLI?
Para biriktirebilmek için yalnızca gelir elde etmek yeterli olmuyor. Kira, fatura, gıda, ulaşım ve eğitim gibi zorunlu giderler karşılandıktan sonra elde kalan tutar, hanelerin tasarruf imkânını belirliyor.
Ayrıca birikimin satın alma gücünü koruyabilmesi de önemli. Fiyatların yükseldiği dönemlerde aynı miktarda para biriktirmek, gelecekte aynı miktarda mal veya hizmet satın alınabileceği anlamına gelmiyor.
Yeni Ankara'nın Kırıkkale'de gerçekleştirdiği sokak röportajında emekliler, öğrenciler ve çocuklu aileler geçim sıkıntılarını anlatırken bazı vatandaşlar da tasarruf yapabildiklerini belirtti.
Röportaj, görüşülen kişilerin deneyimlerini ve ekonomik koşullara ilişkin farklı değerlendirmelerini yansıtıyor. Ancak bu yanıtlar, Türkiye genelinde para biriktirebilen vatandaşların oranını belirleyen temsili bir araştırma niteliği taşımıyor.
Vatandaşların anlattıklarında öne çıkan temel sorun ise aynı: Gelirden kira, faturalar ve mutfak masrafları çıkarıldığında geleceğe ayrılabilecek ne kadar para kalıyor?
Asgari ücret için Ankara'da mikrofon uzattık! Kimi geçim sıkıntısından yakındı, kimi hükümeti savunduYeni Ankara TV