“İntihar eğilimim yok…
Sağlıklı besleniyorum. Arabamın ve kamyonumun frenleri iyi durumda…
Silah kullanma disiplinine dikkat ediyorum ve kendim de dahil olmak üzere kimseye silah doğrultmuyorum…
“İntihar eğilimim yok…
Sağlıklı besleniyorum. Arabamın ve kamyonumun frenleri iyi durumda…
Silah kullanma disiplinine dikkat ediyorum ve kendim de dahil olmak üzere kimseye silah doğrultmuyorum…
“David Rockefeller ile çok iyi anlaşıyorduk…
David, bana dünya siyasetini açıklamaya başladı…
Üçlü Komisyon yapısının kurucusuydu. Üç kıtadan iş adamları ve politikacılardan oluşan bir Üçlü Komisyon…
Omerta: “Suça karışan kişiler hakkında bilgi vererek açıklamalar yapılmasını yasaklayan bir Sicilya yasasıdır.”
***
“Baba” (The Godfather) romanının yazarı Mario Puzo’nun uluslararası şöhretini pekiştiren mafya üçlemesinin son kitabının adı Omerta’dır.
Enis Berberoğlu’nun Genel Yayın Yönetmenliği döneminde Hürriyet’in “Pazar” ekini yöneten “İskoç” lakaplı İskender Baydar, 1 Haziran 2013 tarihinde Twitter’da şöyle yazdı:
“Hürriyet’in manşetlerini Zaman Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı’ya danışarak atan Enis Berberoğlu, sana da günaydın!
Uyan, Enis Berberoğlu, uyan; Fetullah Gülen aleyhine haberlere nasıl izin vermediğini anlat!”
Önce, 1992 yılına gidelim…
Rupert Murdoch’ın sahipliğindeki “The Sun” gazetesi, İngiltere’de genel seçimlerin yapılacağı 9 Nisan günü, şu muzip başlıkla çıktı:
“Eğer, bugün İşçi Partisi lideri Neil Kinnock kazanırsa, Britanya’yı terk eden son kişi, lütfen elektrikleri söndürsün!”
1972’de Watergate Skandalı’nı ortaya çıkaran “Washington Post” muhabirlerinin bilgi kaynağı “Derin Gırtlak” lakaplı Mark Felt idi.
Dönemin FBI Başkan Yardımcısı Mark Felt’in gerçek öyküsünü anlatan 2017 yapımı “Beyaz Saray’a Yıkım Getiren Adam” filminde geçen şu replik fevkalade manidardır:
“-Kafa karışıklığı meydana getirmek de bir çeşit kontroldür.”
MOSSAD ajanı, seks taciri Jeffrey Epstein ile ilgili yeni erişime açılan belgeler, öncekilerden çok daha büyük şok dalgalarını beraberinde getirdi.
Amerikan Adalet Bakanlığı’nın açıklamak zorunda kaldığı yeni devasa destede, Epstein’in üç milyonu aşkın sayfadan oluşan yazışmaları ile iki bin video ve yüz seksen bin görsel yer alıyor.
***
Muammer Aksoy, otuz altı sene önce bugün derin bir suikasta kurban gitti.
Laik Aydın Cinayetleri, 31 Ocak 1990’da hukukçu ve siyasetçi Aksoy’un katledilmesiyle başlamıştı.
Türkiye’yi 28 Şubat 1997 darbesine sürükleyen “Alacakaranlık Kuşağı” olayları için bir başlangıç noktası işaretlememiz gerekirse, Muammer Aksoy cinayetini ilk sıraya yerleştirebiliriz.
“Uğur Mumcu’nun bundan 39 yıl önce, Müslüman ülkelerin şeriat ile yönetilmesini amaçlayan Rabıta örgütünü yazdığı kitabı, kendisinin neden hedef alındığının en önemli kanıtıdır.”
***
Bu satırlar, Uğur Mumcu’nun katledilişinin 33. Yıldönümünde “Cumhuriyet” gazetesinin manşetinde yer alan bir anonstan…
“--Bana kaderimin oyunu mu, bu?”
Bugünlerde…
-Orhan Gencebay değil, Kanada Başbakanı Mark Carney söylüyor!
“İşkence ettiler, sonunda ‘Öldürdüm’ dedim. Oysa, olayla hiçbir ilgim yoktu. Cinayet günü İstanbul’da düğünüm vardı. Ankara’ya hiç gitmemiştim!”
***
Bu çarpıcı sözler, “Uğur Mumcu’yu Ben mi Öldürdüm?” başlıklı bir kitap yazan (Ocak 2014) Abdülhamit Çelik’e ait.
On ay boyunca beklediler, iki günde bitirdiler!
Şam Yönetimi, SDG’yi paketledi; haritayı değiştirdi.
SDG’nin hamisi ABD de havlu attı…
Çubuklu ekran generallerinden Mister Babüroğlu, “Suriye dört parçaya bölünecek!” diyordu.
Mister Ertürk, ondan aşağı kalır mı?
O da “Beş parçaya bölünecek!” iddiasındaydı.
“O kadar çok şey başardık ki, baktığınızda seçimleri yapmamanız lazım!”
***
Bu lafı, kim söylemiş?
Ekrem İmamoğlu, neredeyse unutulmaya yüz tutmuşken “Adaylığım kesin bir biçimde devam etmektedir” diyerek kendisini hatırlattı.
“Daha ziyade, Özgür Özel’e hatırlattı!” da diyebiliriz.
***
Vahşi Batı’nın Sarı Kovboyu, artık açık açık söylüyor:
“-Uluslararası hukuka ihtiyacım yok!”
***
Törkiş Medya, Amerikan Yalanları’nın dublajını yapmayı pek sever.
Bizdeki Batı Cephesi’ne iliştirilmiş “gazeteci” takımı, Kral’dan fazla kralcıdır.
-Nasıl, yani?
“Maduro, şiddete meyilli bir adam! Sahnede benim dansımı taklit etmeye çalıştı. Milyonlarca insanı öldürdü.”
***
Psikiyatri kliniğinden fırlayıp kaçan bir adamın sarf edebileceği türden bu sözler, Amerika Birleşik Haydutlar Devleti’nin başı Trump’a ait!
Küresel Mafya ABD, emperyalist haydutlukta sınır tanımıyor.
Venezuela’nın Seçilmiş Başkanı Maduro ile eşini, yaptıkları gece baskınıyla esir aldılar; aşağıladılar ve New York’ta düzmece bir mahkemenin önüne attılar.
On yıllardır “Batılı Değerler” falan diye dünyaya yutturulan sözde ilkelerin, gerçekte orman kanunundan ibaret olduğunu bir kez daha ama bu defa zorbalığın şahikasına çıkarak gösterdiler.
“Öyle bir oyun düşününüz ki, tüm oyuncular aynı ekipten!
Kendi ekibinizden birine karşı oynuyorsunuz…
Muhteşem bir kriptolojik kurgu! Rakibiniz aslında sizinle aynı amaçlara hizmet eden birisi oluyor. Siz ve güya rakibiniz, sizin için hangi strateji en büyük getiriyi sağlıyorsa, onu tercih ediyorsunuz…
“Kaptan Kirk, bilinmeyen bir cisim bize doğru yaklaşıyor!”
***
Türkiye’nin tek kanallı yıllarında ekrana gelen “Uzay Yolu” dizisinin unutulmaz repliğiydi.
“IŞİD’i (DEAŞ) Obama kurdu. Yardımcılığını da hilekâr Hillary yaptı.”
Donald Trump, 2016 Başkanlık Seçimi kampanyası sırasında söyledi, bunu!
***
“Gerçeğin, önünde sonunda ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır.”
***
Dile kolay…
“Panama Kanalı ve Amerikan askeri üsleri konusundaki görüşlerinden dolayı Washington çıkarlarının gazabını üzerine çeken Panama Devlet Başkanı Omar Torrijos…
1981’de, CIA suikastlarının bütün işaretlerini taşıyan bir uçak kazasında hayatını kaybetti.”
***