Aile Danışmanı Koçaş anlattı! Mutlu evliliğin sırrı ne?

Aile Danışmanı Şükran Koçaş, çiftlerin evlilik öncesi dönemde hedef, beklenti, maddi planlama ve yaşam düzenine dair tüm kritik konuları açık şekilde konuşmalarının sağlıklı bir birlikteliğin temelini oluşturduğunu belirtti.

Aile Danışmanı Koçaş anlattı! Mutlu evliliğin sırrı ne?

Aile Danışmanı Şükran Koçaş, evlilik süreci ve sağlıklı bir evliliğin nasıl inşa edilmesi gerektiğine ilişkin Yeni Ankara’ya özel açıklamalarda bulundu.

“EVLİLİK ÖNCESİ HEDEF VE BEKLENTİLER AÇIKÇA KONUŞULMALI”

Evlilik kararı almadan önce çiftlerin karşılıklı hedef ve beklentilerini açıkça konuşmaları gerektiğini belirten Koçaş, “Ciddi bir geleceğe adım atıldığı bu aşamada, 'romantik değil' algısına kapılmadan bu kritik konular ele alınmalıdır. Örneğin; tarafların 5-10 yıl sonra kendilerini nerede gördükleri, evlendikten sonra hangi şehirde yaşayacakları ve ailelere olan mesafeler gibi konular konuşulabilir. Şu an ütopik gelse de evlilik kurumu içinde bu tarz durumlarla sıklıkla karşılaşılmaktadır. Bunun yanı sıra kariyer ve aile arasındaki dengenin nasıl kurulacağı ile para yönetimi de netleştirilmelidir. Harcama alışkanlıkları, birikim planları ve bütçenin nasıl değerlendirileceği önceden belirlenmelidir. En önemli meselelerden biri de çocuk konusudur. Evlenmeden önce taraflardan birinin çocuk isteyip diğerinin istememesi, evlendikten sonra büyük hayal kırıklıklarına ve kırılmalara yol açabilir. Bu nedenle çocuk sahibi olma düşüncesi ve planlanan çocuk sayısı mutlaka evlilik öncesinde konuşulmalıdır.” dedi.

“ORTAK KARAR EVLİLİĞİN EN ÖNEMLİ UNSURU”

Koçaş, şöyle devam etti:

“Evlilik kararı aşamasında, çocuk sahibi olmanın ne zaman planlandığı da mutlaka konuşulmalıdır. Bu, 5 yıl ya da 10 yıl gibi süreleri kapsayabilir; önemli olan ortak bir karara varabilmektir. Hatta çocuğun nasıl bir eğitim alacağı gibi konuların önceden paylaşılması, evlilik sonrası oluşabilecek fikir ayrılıklarının önüne geçer. Tarafların birbirlerinin düşüncelerini bilerek yola çıkması büyük bir avantajdır. Bunun yanı sıra ev içindeki roller netleştirilmelidir. Her iki tarafın da çalıştığı durumlarda ev işlerini kimin yapacağı, eşlerin birbirine ne kadar destek olacağı ve sorumluluk paylaşımı önceden belirlenmelidir. Ayrıca çalışma hayatına dair beklentiler ve sadakat konusu da açıklıkla ele alınmalıdır. Sadakat bahsinde; günümüz şartlarında sosyal medya kullanım alışkanlıkları, karşı cinsle olan arkadaşlık sınırları ve kişisel limitler üzerinde durulmalıdır.”

“EVLİLİKTE EN KRİTİK KONULAR ERTELENMEMELİ”

Evliliğin en önemli başlıklarından biri olan cinsellik ile tarafların dini görüşlerinin de bu süreçte değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Koçaş, şu ifadelere yer verdi:

“Tüm bunlara ek olarak, müstakbel eşin kriz anlarındaki tutumu analiz edilmelidir. Hastalık veya iflas gibi zor zamanlarda partnerin nasıl bir bakış açısına sahip olacağı ve nasıl bir destek sunacağı bilinmelidir. İnsanın hayatında vereceği en önemli karar olan evlilikte, bu maddeleri uygun bir ortamda, gerginlik yaratmadan ancak gerçekçi bir şekilde konuşmak; doğruları evlendikten sonra öğrenmekten çok daha sağlıklıdır. Evlilik kararı aşamasındaki çiftler, eğer bu birlikteliği gerçekten gerçekleştirmek istiyorlarsa, duygu ve düşüncelerini birbirlerine açıkça ifade etmelidirler.”

“GÜVENİN SARSILDIĞI EVLİLİKTE HUZURDAN SÖZ EDİLEMEZ”

Koçaş, sağlıklı bir evliliğin temelinin nasıl olması gerektiğini şu sözlerle anlattı:

“Sağlıklı bir evliliğin temeli; güven, iletişim ve ortak değerler üzerine kuruludur. Güven, bu yapının zeminidir ve çiftleri birbirine bağlayan görünmez bir bağdır. Güvenin olmadığı bir evlilikte huzur ve mutluluktan söz edilemez; kişi kendini güvende hissetmediği için duygularını da samimiyetle ifade edemez. Güvenin sarsıldığı yerde şüphe, huzursuzluk ve gerginlik baş gösterir. Yalan söylemek, gerçekleri gizlemek, aldatmak ve verilen sözleri tutmamak güveni yok eden başlıca unsurlardır. Güven eksik olduğunda iletişim sağlansa bile, taraflar birbirinin sözlerine inanmakta güçlük çeker. İletişimde asıl olan, çiftlerin birbirini anlayarak ortak bir paydada buluşabilmesi ve anlaşıldığını hissetmesidir. Burada problem çözmeye odaklı bir yaklaşım sergilenmelidir. Ortak değerler ise çiftlerin aynı yöne bakabilmesini ve birlikte hareket edebilmesini sağlar.”

Evlilik öncesi danışmanlık hizmeti almanın önem arz ettiğini ifade eden Koçaş, “Evlilik öncesi danışmanlık hizmeti almak büyük önem arz eder. Danışmanlık, mutlu bir evliliğe başlamak için olası hataları önceden görmeyi ve riskleri fark etmeyi sağlar. Bilinçli bir başlangıç yapmak, sadece bireylerin değil, toplumun da mutluluğu için kritiktir. Çiftlere, mutlu bir evliliği kiminle ve nasıl yakalayabileceklerini keşfetmeleri adına evlenmeden önce mutlaka uzman bir danışmana başvurmalarını öneriyorum.” dedi.

Aile