Türkiye savaşa girmek zorunda kalabilir mi? Mekke Anlaşması TBMM gündeminde
TBMM’de bu hafta Mekke Ortak Savunma Anlaşması Dışişleri Komisyonu’nda görüşülecek, 2027 yılı bütçe maratonu Plan ve Bütçe Komisyonu’nda başlayacak.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) yeni haftada hem dış politika hem de ekonomi başlıkları öne çıkacak. Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında 7 Ağustos 2026’da imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın uygun bulunmasına ilişkin kanun teklifi, Dışişleri Komisyonu’nda ele alınacak. Plan ve Bütçe Komisyonu’nda ise 2027 yılı bütçe görüşmeleri başlayacak.
MEKKE ORTAK SAVUNMA ANLAŞMASI DIŞİŞLERİ KOMİSYONU’NDA
TBMM Dışişleri Komisyonu, 27 Ekim Salı günü saat 11.00’de toplanarak Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı gündemine alacak. Komisyon, anlaşmanın onaylanmasının uygun bulunmasına ilişkin kanun teklifini değerlendirecek.
7 Ağustos 2026 tarihinde imzalanan ve 16 maddeden oluşan anlaşma, üç ülke arasında savunma alanındaki iş birliğini güçlendirmeyi amaçlıyor. Metinde yer alan düzenlemelere göre taraflardan birine yönelik dış kaynaklı silahlı saldırı, diğer tarafları da ilgilendiren ortak bir saldırı olarak kabul edilecek.
Anlaşma kapsamında, saldırıya uğrayan ülkeye diğer tarafların mevcut imkânları çerçevesinde derhal yardım sağlaması öngörülüyor. Bu yardımların askeri imkân ve kabiliyetleri de kapsayabileceği belirtiliyor. Ülkelerin, ulusal güvenliklerini korumak ve karşı karşıya kaldıkları tehditleri bertaraf etmek amacıyla bireysel ve ortak önlemler geliştirmesi de anlaşmanın temel hükümleri arasında yer alıyor.
İSTİHBARAT PAYLAŞIMI VE ANLAŞMADAN AYRILMA ŞARTI
Mekke Anlaşması, yalnızca askeri yardımla sınırlı olmayan çeşitli iş birliği mekanizmalarını da içeriyor. Tarafların güvenlik tehditlerine ilişkin değerlendirmelerini paylaşması, istihbarat alanında iş birliğini derinleştirmesi ve gerekli koordinasyonu sağlaması öngörülüyor.
Anlaşmada dikkat çeken bir diğer hüküm ise yürürlük süresiyle ilgili. Buna göre üç ülke, anlaşmanın yürürlüğe girmesini takip eden ilk 10 yıl boyunca anlaşmadan ayrılamayacak.
Kanun teklifinin gerekçesinde, bölge ülkeleri arasındaki stratejik diyaloğun geliştirilmesi, karşılıklı güvenin güçlendirilmesi ve ortak güvenlik anlayışının oluşturulması hedefleri öne çıkarılıyor. Gerekçede, “Mekke Anlaşması, bölgesel sahiplenme, iş birliğine dayalı güvenlik ve kapsayıcılık ilkeleri üzerine inşa edilmiştir. Tamamen savunma odaklı olan anlaşma, herhangi bir ülkeyi hedef almamaktadır” ifadelerine yer veriliyor.

MUHALEFETTEN MEKKE ANLAŞMASI’NA ELEŞTİRİLER
Mekke Ortak Savunma Anlaşması, siyasi tartışmaları da beraberinde getirdi. Muhalefet temsilcileri, anlaşmanın Türkiye’yi bölgesel çatışmaların içine çekebileceği ve farklı ülkelerle doğrudan karşı karşıya gelme riskini artırabileceği görüşünü dile getiriyor.
YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, anlaşmanın olası sonuçlarına ilişkin eleştirisinde, “İktidar Mekke Anlaşması ile Türkiye’yi yeni bir Suriye tehlikesiyle yüz yüze bırakıp İran ve Husiler ile doğrudan sıcak çatışmaya sürükleyecek bir ateşte atıyor” ifadelerini kullandı.
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan da İslam dünyasında yeni gerilim alanlarının oluşmaması gerektiğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“İslam dünyasında yeni çatışma hatları ve cepheleri açacak, gerilimler, kırılmalar üretecek hiçbir adım atmamalıyız. Bir Müslüman ülkenin güvenliğini sağlamak adına başka bir Müslüman ülkenin güvenliği tehlikeye atılıyorsa, bunun adı 'dayanışma' değil, yeni bir 'ayrışmadır'. Biz böyle bir ayrışmanın parçası olmayız”
CHP Parti Sözcüsü Müslim Sarı ise anlaşmada ortak tehdit tanımının açık olmadığına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Bu anlaşmanın en büyük riski, Türkiye’yi sıcak bir çatışmanın içine çekebilme riskidir. Bu anlaşmada farklı tehdit algıları var. NATO anlaşmasında tehdidin nereden geldiği bellidir, açıktır, belirgindir, ancak burada üç ülkenin ortak savunma anlaşmasında, üç ülke için tehdidin nereden geldiğine ilişkin belirlilik yoktur”
Anlaşmaya yönelik eleştirilerin temelinde, Türkiye’nin taraflar arasındaki güvenlik yükümlülükleri nedeniyle bölgesel gerilimlerde nasıl bir konum alacağı sorusu bulunuyor. Teklifin komisyondaki görüşmeleri, bu tartışmaların Meclis gündeminde de ele alınmasını sağlayacak.

2027 YILI BÜTÇE GÖRÜŞMELERİ BAŞLIYOR
TBMM’nin bu haftaki bir diğer önemli gündem maddesi, kamu kurumlarının 2027 yılı bütçeleri olacak. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın geçen hafta yaptığı bütçe sunumunun ardından Plan ve Bütçe Komisyonu’nda bütçe tekliflerinin genel görüşmeleri başlayacak.
Komisyonun salı günkü toplantısında 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2025 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi genel hatlarıyla değerlendirilecek. Görüşmeler kapsamında Sayıştay raporları da ele alınacak.
Çarşamba günü ise TBMM’nin yanı sıra Kamu Denetçiliği Kurumu ve Sayıştay’ın bütçe ile kesin hesaplarına ilişkin görüşmelerin yapılması planlanıyor.
Bütçe sürecinin başlamasıyla kamu kurumlarının gelecek yıl için öngördüğü harcamalar, gelir hedefleri ve kaynak dağılımı Meclis gündemine taşınacak. Komisyon görüşmeleri, merkezi yönetimin mali önceliklerinin değerlendirilmesi açısından önem taşıyor.
GENEL KURUL’DA TÜRK KIZILAY KANUNU TEKLİFİ GÜNDEMDE
Genel Kurulun salı günü çalışmalarını sürdürerek Türk Kızılay Kanunu Teklifi üzerindeki görüşmelere devam etmesi bekleniyor. Teklifin ilk üç maddesi daha önce ele alınmıştı. Ardından, pay sahiplerine yapılacak ödemelerle bağlantılı olarak Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi’nin görüşmelerine öncelik verilmişti.
Yeni haftada Türk Kızılay Kanunu Teklifi’nin yeniden gündeme alınması öngörülüyor. Genel Kurulun çalışma takvimi, Meclis’in diğer gündem maddeleriyle birlikte şekillenecek.

29 EKİM NEDENİYLE GENEL KURUL’A ARA VERİLECEK
TBMM’de haftanın çalışma programı, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle değişecek. Resmî tatil dolayısıyla çarşamba ve perşembe günleri Genel Kurul çalışmalarına ara verilecek.
Buna karşın Plan ve Bütçe Komisyonu’ndaki görüşmelerin hafta başında devam etmesi ve kamu kurumlarının bütçelerinin ele alınması bekleniyor. Salı ve çarşamba günleri siyasi partilerin grup toplantılarının da gerçekleştirilmesi öngörülüyor.