AK Parti için İzmir'de asıl büyük sınav şimdi başlıyor! Yüzer: "Belediyeyi almak başka, şehrin gönlünü kazanmak başka!"

Siyaset Bilimci İrem Yüzer, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın AK Parti'ye geçişini siyasi etik, seçmen iradesi ve kentin tarihsel hafızası bağlamında Yeni Ankara'ya değerlendirdi.

AK Parti için İzmir'de asıl büyük sınav şimdi başlıyor! Yüzer: "Belediyeyi almak başka, şehrin gönlünü kazanmak başka!"

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın AK Parti'ye katılması kentte şok etkisi yaratırken, bu transferin ne anlama geldiğini Siyaset Bilimci İrem Yüzer Yeni Ankara'ya açıkladı.

Yüzer, Yeni Ankara'ya yaptığı değerlendirmede bu siyasi gelişmeyi kentin belleği, siyasi kültürü ve tarihsel kimliği ekseninde ele aldı. Yaşanan değişimin bireysel bir kararın ötesinde anlamlar taşıdığını belirten Yüzer, durumu şu ifadelerle özetledi:

"Bazı siyasi seyirler vardır; salt tek başına bir partinin hanesine değinilmez. Bir şehrin belleğine, siyasi kültürüne ve tarihsel kimliğine de yansır. Cemil Tugay’ın AK Parti’ye katılması, tam da böyle bir evrilmedir. Tugay, siyasi bir sınavı başlatmıştır."

SEÇMEN İRADESİ VE SİYASİ ETİK VURGUSU

Siyasette parti değiştirmenin hukuki boyutuna değinen ancak konunun siyasi etik açısından da incelenmesi gerektiğini savunan Yüzer, seçmen iradesine ilişkin şu noktalara dikkat çekti:

"Kuşkusuz demokratik siyasette parti değiştirmek, hukuken bir haktır. Siyasetçilerin yaklaşımlarını yenilemesi mümkündür. Ancak demokratik siyasetin yalnızca normatif bir paydaşı yoktur; bir de siyasi etik ve seçmen iradesi vardır. Asıl tartışılması gereken de budur. Nitekim Cemil Tugay yalnızca Cemil Tugay olarak seçilmemiştir. O sandığa giden milyonlarca İzmirlinin vermiş olduğu oy, belirli bir siyasi programın, belirli bir parti kimliğinin ve belirli bir siyasal temsil anlayışının büyük bir parçasıydı."

Sürecin zamanlamasına da atıfta bulunan Yüzer, temsiliyet kavramını şu soruyla tartışmaya açtı:

"Seçmenin vermiş olduğu oy, siyasetçinin kişisel siyasi yolculuğuna bir bilet midir; alternatif olarak siyasetçiye yüklenmiş bir emanete mi dönüşür? Bu sorunun cevabını yalnızca hukuki düzlemde aramak eksik olur. Zira demokrasi, sandıktan ibaret değildir."

TARİHİ FİGÜRLERE ATIF

İzmir'in Milli Mücadele yıllarındaki tarihsel önemine ve kentin hafızasında yer eden isimlere değinen Yüzer, gazeteci Hasan Tahsin örneği üzerinden geçmişin fedakârlık ruhu ile bugünün siyaset anlayışını karşılaştırdı. Geçmişte sergilenen sarsılmaz duruşların ve değerlerin kentin kimliğindeki yerini hatırlatan Yüzer; günümüzdeki hızlı siyasi değişimlerin, makam ve aidiyet ilişkisindeki farklılaşmaların bu tarihi mirasa karşı bir mahcubiyet hissi yarattığını dile getirdi. Dönemin vatanseverlik anlayışını anımsatan Yüzer, günümüz siyasetindeki esnek geçişlerin geçmişteki bu güçlü duruşla farklılık gösterdiğine işaret ederek tarihi isimleri saygıyla yâd etti.

Değerlendirmesinde dönemin diğer önemli figürlerinden Mustafa Necati ve İsmet İnönü’ye de değinen Yüzer, geçmişin mücadele ruhu ile bugünün siyasi iklimini karşılaştırdı.

Yüzer; seçmen iradesi ve siyasi aidiyet gibi temel kavramların bugün yeniden hatırlatılma ihtiyacı doğmasının, bu tarihi şahsiyetlerin bıraktığı mirasa karşı bir mahcubiyet hissi yarattığını ifade etti.

AK PARTİ AÇISINDAN SORUMLULUK DEĞERLENDİRMESİ

Cemil Tugay'ın geçişini AK Parti cephesinden de değerlendiren Yüzer, iktidar partisinin İzmir'de elde ettiği bu siyasi kazanımın beraberinde getirdiği sorumluluklara işaret etti:

"İzmir Büyükşehir Belediyesi, AK Parti açısından tarihsel olarak son derece zor bir siyasi alandı. Tugay’ın partiye katılması bu nedenle yalnızca bir belediye başkanının parti değiştirmesi değil, iktidar perspektifinden İzmir’de siyasi dengelerin değişebileceğine ilişkin güçlü bir mesajdır. Fakat siyasette kazanılan her mevzi, aynı zamanda yeni bir sorumluluk getirir."

"İZMİR'İN OYUNU ALMAK BAŞKA, İZMİR'İN GÖNLÜNÜ KAZANMAK BAŞKA"

Yüzer, AK Parti'nin İzmir ile kuracağı ilişkiye dair sözlerini şu tespitle tamamladı:

"AK Parti şimdi İzmir’i yalnızca bir siyasi transfer üzerinden değil, İzmirlinin yaşam biçimine, Cumhuriyet hassasiyetlerine, özgürlük anlayışına ve kent kültürüne saygı göstererek nail olmak zorundadır. Çünkü İzmir’in oyunu almak başka şeydir. İzmir’in gönlünü kazanmak başka."
Cemil Tugay İzmir Siyaset