Süleymancılar cemaatindeki kadınların yaşam tarzına dair şok iddia: "Farz olan hac ibadeti yasak!"

Ankara Başsavcılığı’nın yürüttüğü çıkar amaçlı suç örgütü soruşturması sürerken, Yeni Ankara’ya konuşan bir tanık cemaat içindeki kadınların yaşamına dair çarpıcı detaylar aktardı. Tanığın iddiasına göre cemmat içerisindeki kadınlara hac ibadeti yasak!

Süleymancılar cemaatindeki kadınların yaşam tarzına dair şok iddia: "Farz olan hac ibadeti yasak!"

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran Süleymancılar cemaatine yönelik operasyon derinleşerek devam ediyor. Alihan Kuriş liderliğindeki yapıya yönelik yürütülen soruşturmada; çıkar amaçlı suç örgütü kurma ve yönetme, örgüte üye olma, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve nitelikli dolandırıcılık gibi ağır suçlamalar yer alıyor. Hukuki ve adli süreç başkentte tüm hızıyla sürerken, yapının iç işleyişine ve özellikle grup içerisindeki kadınların yaşam tarzına dair dikkat çekici ayrıntılar gün yüzüne çıktı.

CEMAAT İÇERİSİNDEKİ KADINLARIN İLGİNÇ YAŞAM TARZI

Aile bireylerinin cemaatle yakın bağları bulunan ve küçüklüğünden itibaren bu yaşam tarzına yakından tanıklık eden bir kadın, Yeni Ankara'ya dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Güvenlik gerekçesiyle ismini vermek istemeyen kadın, yapının içindeki sosyal dinamikleri, kadınlara yönelik kuralları ve giyim alışkanlıklarının arkasındaki gerçekleri aktardı.

"HAC İBADETİ YASAK UMRE SERBEST"

Yapı içerisindeki en şaşırtıcı kuralın kadınların hac ibadetine ilişkin olduğunu belirten kaynak, İslam dininin farz kıldığı hac ibadetinin cemaat içindeki kadınlara kesinlikle yasaklandığını ifade etti. Bu kuralın gerekçesi olarak genellikle 'güvenlik endişeleri' ve 'hac ortamının aşırı kalabalık olması' bahanelerinin öne sürüldüğünü belirten kadın, çelişkili bir biçimde kadınların umre ibadetini yerine getirmelerine ise izin verildiğini aktardı.

İPEK EŞARP VE İĞNESİZ BAĞLAMA STİLİNİN SIRRI ÇÖZÜLDÜ

Cemaat mensubu kadınların ayırt edici giyim unsurlarından biri olan ipek eşarp kullanımına da değinen kadın, bu durumun bir statü anlayışına dayandığını belirtti. Yapı içerisinde "Müslüman kadın her şeyin en iyisine layıktır" anlayışının hakim olduğunu, bu nedenle baş örtüsünde ipek kumaştan başka bir seçeneğin kabul görmediğini ifade etti. Eşarp bağlama şekillerine ilişkin ise şu değerlendirmede bulundu:

"Eşarp bağlama modellerinin özel ya da dini bir anlamı olduğunu düşünmüyorum. Vakti zamanında kamusal alanlara ve çeşitli kurumlara girerken iğne kullanımına izin verilmemesi veya zorluk çıkarılması nedeniyle, iğnesiz bağlama stilinin zamanla pratik bir alışkanlık haline gelip oturduğunu düşünüyorum."

GENÇ KIZLARDAKİ GİYİMLERİNDEKİ DEĞİŞİM NE ANLAMA GELİYOR?

Son dönemde yapı içerisindeki genç kızların ve kadınların, klasik dini giyim normlarının dışına çıkarak bilekleri gösterecek şekilde kısa etek veya kıyafetler tercih etmesini de yorumlayan kaynak, bunun bir gelenek değişimi değil, psikolojik bir yansıma olduğunu vurguladı. Küçük yaşlardan itibaren bu sistemin içine doğan ve istemedikleri halde kurslarda hocalık yapmak durumunda kalan genç kızların baskı hissettiğini belirten kadın, şu ifadeleri kullandı:

"Sistemin içine doğmuş ve genç yaşta cemaat sorumlulukları altına girmiş genç kızlar, bir noktadan sonra kadınlık kimliklerini ve kendilerini görünür kılma ihtiyacı duyuyorlar. Bu davranışlar, grup içinde kısıtlanan bireyin kendisini beğenme ve dışarıda beğenilir bir kadın olarak görme arayışının bir yansıması olabilir."

Ankara Başsavcılığının örgütsel ve mali suçlara yönelik yürüttüğü soruşturma devam ediyor.

Süleymancılar