Osman Kavala sessizliğini bozdu

Osman Kavala, yeniden yargılama talebinin reddedilmesine sessiz kalmadı. AİHM kararını hatırlatan Kavala, yargı sürecine ilişkin dikkat çeken ifadeler kullandı.

Osman Kavala sessizliğini bozdu

Osman Kavala, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) 25 Ağustos 2026 tarihli kararı ve İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin yeniden yargılama talebini reddetmesi hakkında açıklama yaptı. Kavala, yargısal süreçte yaşananların adaletin inkârı niteliği taşıdığını belirterek mahkemenin kararına tepki gösterdi.

KAVALA: “ADALETİN İNKÂRI OLARAK NİTELENDİRİLMİŞTİ”

Osman Kavala, AİHM’in 25 Ağustos tarihli kararında kendisine yönelik yargısal işlemlerin adaletin inkârı olarak değerlendirildiğini ifade etti. Özgürlüğünün, suç işlediğine ilişkin bir bulgu bulunmamasına rağmen hukukun özünü zedeleyen uygulamalarla kısıtlanmaya devam ettiğini belirten Kavala, yargı sürecine yönelik eleştirilerini dile getirdi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin yeniden yargılama talebini reddetmesini de değerlendiren Kavala, mahkemenin ciddi bir insan hakları ihlalini sona erdirmek yerine bireysel başvuru hakkını ve Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) hükümlerini keyfi biçimde yorumladığını savundu.

Kavala, bu yaklaşımın yalnızca kendi hukuki durumunu etkilemediğini, aynı zamanda yargıya duyulan güvene ve yargının itibarına da zarar verdiğini belirtti.

YENİDEN YARGILAMA TALEBİ REDDEDİLDİ

Osman Kavala’nın hukuki sürecinde son gelişmelerden biri, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin yeniden yargılama ve tahliye taleplerini reddetmesi oldu.

Kavala’nın avukatları, AİHM’in 25 Ağustos 2026 tarihli kararı doğrultusunda yeniden yargılama yapılması ve infazın durdurularak Kavala’nın serbest bırakılması talebiyle yerel mahkemeye başvurdu. Ancak mahkeme, 13 Ekim 2026 tarihinde bu talepleri kabul etmedi. Böylece Kavala hakkındaki ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının infazı devam etti.

Mahkemenin kararı, AİHM kararlarının uygulanması ve iç hukuk yollarının işletilmesi konusundaki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.

OSMAN KAVALA’NIN TUTUKLULUK SÜRECİ NASIL BAŞLADI?

Sivil toplum çalışmalarıyla tanınan iş insanı ve Anadolu Kültür’ün kurucusu Osman Kavala, Ekim 2017’de gözaltına alınmasının ardından tutuklandı. Kavala hakkındaki hukuki süreç, Gezi Parkı eylemleri ve 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimiyle bağlantılı suçlamalar çerçevesinde ilerledi.

Gezi Parkı eylemlerini organize ve finanse ederek hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs etmekle suçlanan Kavala hakkında, darbe girişimiyle bağlantılı olduğu iddiası kapsamında da çeşitli suçlamalar yöneltildi.

Şubat 2020’de görülen Gezi Parkı davasında Kavala hakkında beraat ve tahliye kararı verildi. Ancak cezaevinden çıkamadan, 15 Temmuz darbe girişimiyle bağlantılı casusluk suçlaması kapsamında aynı gün yeniden tutuklandı.

AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİS CEZASI VERİLDİ

Gezi Parkı davasında verilen beraat kararının istinaf mahkemesince bozulmasının ardından yeniden yargılama yapıldı. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, 25 Nisan 2022’de Osman Kavala’yı Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Kavala, casusluk suçlamasından ise beraat etti.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 28 Eylül 2023’te Kavala hakkındaki ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını onadı. Bu kararla mahkûmiyet, Türkiye’deki olağan kanun yolları bakımından kesinleşti.

AİHM’DEN TÜRKİYE HAKKINDA İHLAL KARARI

Osman Kavala’nın tutukluluğu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin de gündemine taşındı. AİHM, Aralık 2019’da verdiği kararda Kavala’nın tutukluluğunun makul şüpheye dayanmadığı ve siyasi amaç taşıdığı sonucuna vardı. Mahkeme, Kavala’nın derhal serbest bırakılmasına hükmetti.

Kararın uygulanmaması üzerine Avrupa Konseyi bünyesinde Türkiye’ye karşı ihlal prosedürü başlatıldı. Süreç, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki yükümlülüklerin yerine getirilmesi tartışmalarını beraberinde getirdi.

Kavala’nın hukuki mücadelesi, 25 Ağustos 2026 tarihli AİHM kararıyla yeniden gündeme geldi. Kavala’nın açıklamasında da bu kararın ardından yerel mahkemenin yeniden yargılama talebini reddetmesine yönelik eleştiriler öne çıktı.

HUKUKİ TARTIŞMALAR SÜRÜYOR

Osman Kavala’nın açıklaması, AİHM kararlarının ulusal yargı süreçlerindeki etkisi ve yeniden yargılama mekanizmasının uygulanması konularını yeniden gündeme taşıdı. Kavala, kendisine yönelik işlemlerin adaletin inkârı niteliğinde olduğunu savunurken, yerel mahkemenin ret kararının yargının itibarını zedelediğini ifade etti.

Kavala hakkındaki mahkûmiyet kararının infazı sürerken, AİHM kararlarının uygulanması ve yeniden yargılama talebinin reddedilmesinin hukuki sonuçları konusundaki tartışmalar da devam ediyor.

Osman Kavala AİHM