Kaşif Kozinoğlu dosyasında 9 tutuklama: Kurtlar Vadisi'nde kritik ayrıntı
Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında son durum ne? Dokuz tutuklama, ifadeler, Kurtlar Vadisi incelemesi ve beklenen Adli Tıp raporunun ayrıntıları.
Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun 12 Kasım 2011'de Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybetmesine ilişkin yeniden açılan soruşturmada, kamuoyuna açıklanan son tutuklu sayısı dokuz oldu. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen dosyada eski savcılar, cezaevi ve sağlık personeli, gazeteciler ile istihbarat dünyasından isimler hakkında adli işlem yapılırken Kurtlar Vadisi Pusu dizisi de bilirkişi incelemesine alındı. 31 Ekim 2026 itibarıyla kesin ölüm nedenine ilişkin yeni Adli Tıp raporu kamuoyuna açıklanmış değil.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, 6 Ekim'deki açıklamasında soruşturmada dokuz tutuklu bulunduğunu, ölümün doğal nedenler dışında bir müdahaleyle gerçekleşmiş olabileceğine ilişkin tespitler yapıldığını söyledi. Ancak soruşturmanın en önemli delillerinden biri olması beklenen Adli Tıp raporunun henüz tamamlanmadığını belirtti. Gazeteci Selahattin Günday hakkında 9 Ekim'de tutukluluğun devamı kararı verilirken, 13 Ekim'de Kurtlar Vadisi'nin ilk yönetmeni Osman Sınav'a yönelik tehdit iddiası da bir tanık ifadesiyle gündeme geldi.
2012'DE KAPATILAN SORUŞTURMA 2026'DA YENİDEN AÇILDI
Kaşif Kozinoğlu, Odatv soruşturması kapsamında Mart 2011'de tutuklanarak Silivri 1 No'lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna gönderildi. 12 Kasım 2011'de cezaevinde rahatsızlanmasının ardından Silivri Devlet Hastanesine sevk edilen Kozinoğlu'nun hastaneye ulaştırıldığında hayatını kaybettiği belirlendi.
2012 yılında tamamlanan Adli Tıp incelemesinde ölümün kronik iskemik kalp hastalığından kaynaklandığı yönünde değerlendirme yapıldı. Kamera görüntüleri, sağlık belgeleri ve tanık ifadelerinin incelendiği soruşturmada 10 Nisan 2012'de kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi.
Adalet Bakanlığı bünyesindeki Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının dosyayı yeniden incelemesinin ardından Silivri Sulh Ceza Hâkimliği, 26 Ağustos 2026'da takipsizlik kararını kaldırdı. Yeni soruşturmada gizlilik kararı alınarak özel bir ekip görevlendirildi.
![]()
İLK OPERASYONDA 10 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI
7 Eylül 2026'da gerçekleştirilen ilk operasyonda, Kozinoğlu'nun hayatını kaybettiği dönemde cezaevinde görevli 10 kişi gözaltına alındı. Yurt dışında bulunduğu tespit edilen bir başka şüpheli hakkında da işlem başlatıldı.
Gözaltına alınanlardan biri tutuklanırken dokuz kişi serbest bırakıldı. Serbest bırakılanların yedisi hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı. Soruşturma kapsamında, Kozinoğlu'nun rahatsızlandığı sırada acil çağrıya müdahalenin geciktirildiği iddiası üzerinde duruldu.
Dosyada adı geçen ve yurt dışında olduğu belirtilen infaz koruma memuru Ferhat V. G.'nin acil çağrıya müdahale etmek yerine koğuştaki radyonun sesini yükselttiği iddia edildi. Bu iddia, soruşturma kapsamında araştırılan olaylar arasında yer aldı.
İKİNCİ OPERASYONDA GAZETECİ VE SAĞLIK ÇALIŞANLARI TUTUKLANDI
10 Eylül'de düzenlenen ikinci operasyonda bir muhabir, bir kameraman ve yedi sağlık çalışanından oluşan dokuz kişi gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden gazeteci Selahattin Günday ile acil tıp teknisyenleri Özlem Uslu ve Emre Atmaca tutuklandı. Diğer altı kişi hakkında adli kontrol kararı verildi.
Günday hakkında istihbarat bilgileri ve kişisel verilerin hukuka aykırı biçimde açıklanmasıyla ilgili suçlamalar yöneltildi. İki sağlık çalışanı ise Kozinoğlu'na müdahale süreci nedeniyle kasten öldürme suçlamasıyla karşı karşıya kaldı.
Sağlık çalışanlarının savunmalarında, ambulansın nakil sırasında durmasının gerekçesi olarak daha etkili kalp masajı yapma ihtiyacı ve ikinci ambulansın beklenmesi gösterildi. Müdahalenin zamanlaması ile ölüm arasındaki olası nedensellik bağının belirlenmesi soruşturmanın temel başlıklarından biri oldu.

ESKİ SAVCILAR, ENVER ALTAYLI VE BAYRAM ÖZBEK TUTUKLANDI
19 Eylül'de Kozinoğlu'nun ölümünün gerçekleştiği dönemde Silivri Cumhuriyet Başsavcısı olan Ali İşgören ile cezaevi savcısı Necip Doğan tutuklandı. Her iki isim hakkında suç örgütüne üyelik kapsamında işlem yapıldı.
21 Eylül'de eski gazeteci Osman Arslan tutuklanırken dönemin cezaevi yöneticilerinden Ömer Vatan ve Kazım Beyke adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı.
Başka bir dosyadan hükümlü bulunan eski MİT mensubu Enver Altaylı da 22 Eylül'de kasten öldürmeye azmettirme suçlamasıyla tutuklandı. Altaylı, ifadesinde Kozinoğlu'nu tanımadığını ve kendisine atfedilen mektupların gerçekliğini kabul etmediğini savundu.
23 Eylül'de ise eski emniyet müdürü Bayram Özbek hakkında tutuklama kararı verildi. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, Özbek'in Kurtlar Vadisi dizisinin senaryosuna dahli bulunduğunun tespit edildiğini açıkladı. Özbek, silahlı terör örgütü kurma veya yönetme ve kasten öldürmeye azmettirme suçlamalarıyla tutuklandı.
Bu kararla soruşturmadaki tutuklu sayısı dokuza yükseldi.

KURTLAR VADİSİ'NİN 136. VE 139. BÖLÜMLERİ ARASINDAKİ FARK
Kaşif Kozinoğlu soruşturmasının en fazla tartışılan başlıklarından biri, Kurtlar Vadisi Pusu dizisindeki Kazım Kaşifoğlu karakteri oldu. Karakterin hikâyesi ile Kozinoğlu'nun gerçek ölümünün zamanlaması arasındaki benzerlikler üzerine savcılık tarafından bilirkişi incelemesi başlatıldı.
Dizinin 10 Kasım 2011'de yayımlanan 136'ncı bölümünde Kazım Kaşifoğlu bir hücrede tutuluyor, darbediliyor ve ölümle tehdit ediliyordu. Kaşif Kozinoğlu ise bu bölümden iki gün sonra, 12 Kasım'da Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybetti.
Ancak karakterin doğrudan öldürüldüğü sahnenin tarihi farklı. Kazım Kaşifoğlu'nun şırıngayla öldürüldüğünün gösterildiği sahne, gerçek ölümden yaklaşık dört hafta sonra, 8 Aralık 2011'de yayımlanan 139'uncu bölümde ekrana geldi.
Bu kronolojik ayrım, dizinin gerçek ölüm olayını önceden gösterdiği yönündeki iddiaların değerlendirilmesi açısından önem taşıyor. Savcılık, karakterin işlenişiyle birlikte bazı bölümlerdeki araç plakalarını ve örgütsel mesaj içerdiği ileri sürülen sahneleri de bilirkişi incelemesine aldı.
SENARİSTLER İFADE VERDİ, PANA FİLM İDDİAYI REDDETTİ
Kurtlar Vadisi Pusu'nun senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan, 14 Eylül'de Silivri Adliyesi'nde bilgi sahibi sıfatıyla ifade verdi.
Şaşmaz, dizinin kurgusal bir yapım olduğunu, gerçek Kozinoğlu'nun ölümünün önceden bilinmesinin mümkün olmadığını ve senaryonun yasa dışı yapılardan alınan bilgilerle hazırlanmadığını savundu.
Senaristlerin ifadelerinin ardından dizide Ömer Baba karakterini canlandıran Emin Olcay ve Kazım Kaşifoğlu karakterini oynayan Sedat Savtak da tanık olarak dinlendi. Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek'in de bilgi sahibi sıfatıyla ifadesine başvuruldu.
Kurtlar Vadisi'nin yapım şirketi Pana Film ise savcılığın Bayram Özbek'in senaryoya dahli olduğuna ilişkin açıklamasının ardından farklı bir değerlendirme yayımladı. Şirket, Özbek'in Kurtlar Vadisi ve Kurtlar Vadisi Pusu yapımlarında senarist, senaryo ekibi üyesi veya danışman olarak görev almadığını bildirdi.
Pana Film direktörü İhsan Karademir de 27 Eylül'de şüpheli sıfatıyla ifade verdi. Karademir hakkında yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulandı.

GAZETECİ SELAHATTİN GÜNDAY'IN TUTUKLULUĞU DEVAM ETTİ
Soruşturmada gazeteci Selahattin Günday hakkında 9 Ekim 2026'da yapılan tutukluluk incelemesinde tutukluluğun devamına karar verildi. Silivri Sulh Ceza Hâkimliği, kuvvetli suç şüphesi ve adli kontrol tedbirlerinin yetersizliği gerekçelerine dayandı.
Günday'ın avukatı Hüseyin Ersöz ise soruşturmaya konu görüntülerin müvekkili tarafından çekilmediğini, başka bir gazetecinin ifadesinin de bu savunmayı desteklediğini ileri sürdü. Savunma tarafı, tutuklamanın hukuki gerekçelerine itiraz etti.
OSMAN SINAV'A TEHDİT İDDİASI EKİM AYINDA GÜNDEME GELDİ
Soruşturmada 13 Ekim'de kamuoyuna yansıyan tanık ifadesi, Kurtlar Vadisi'nin ilk dönemine ilişkin yeni bir iddiayı gündeme taşıdı.
Tanık Osman Aksu, yönetmen Osman Sınav'ın 2004 yılında Enver Altaylı kaynaklı bir tehditten söz ettiğini ileri sürdü. Aksu'nun anlatımına göre Sınav'dan dizinin formatını değiştirmesi ya da projeden ayrılması istenmişti.
Söz konusu anlatım bağımsız biçimde doğrulanmış bir olay değil, tanığın savcılığa aktardığı iddia niteliğinde. Bu iddianın Kozinoğlu'nun 2011 yılındaki ölümüyle hukuken bağlantılı olup olmadığına ilişkin kesinleşmiş bir tespit bulunmuyor.
MEZAR AÇILDI, ADLİ TIP RAPORU BEKLENİYOR
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine Kozinoğlu'nun İstanbul Ümraniye'deki Kocatepe Mezarlığı'nda bulunan kabri açıldı. Feth-i kabir işlemiyle ölümün kesin nedeninin ve üçüncü kişilerin müdahalesinin bulunup bulunmadığının yeniden araştırılması amaçlandı.
Mezardan alınan örnekler Adli Tıp Kurumunda incelendi. 5 Ekim'de, örnek alma ve inceleme işlemlerinin tamamlanmasının ardından materyallerin yeniden kabre konulduğu bildirildi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, 6 Ekim'de yaptığı açıklamada Adli Tıp Kurumunun henüz kesin rapor sunmadığını belirtti. Gürlek, soruşturmada doğal ölüm dışında bir müdahaleye işaret eden tespitler bulunduğunu ifade etti.
Bu açıklama, Kozinoğlu'nun cinayete kurban gittiğinin kesin olarak kanıtlandığı anlamına gelmiyor. Yeni Adli Tıp değerlendirmesi ile şüphelilerin eylemleri arasında hukuken kurulabilecek nedensellik bağının ayrıca ortaya konulması gerekiyor.

DOSYADA ŞÜPHELİ OLAN ESKİ CEZAEVİ DOKTORU ÖLÜ BULUNDU
Soruşturma kapsamında gözaltına alındıktan sonra adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılan eski cezaevi kampüs doktoru Turgay Tamer, 27 Eylül'de İstanbul Büyükçekmece'deki evinde ölü bulundu.
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, Kozinoğlu'nun rahatsızlandığı sırada Tamer'e haber verilmediğini ve bu nedenle kendisinin Kozinoğlu'na herhangi bir tıbbi müdahalede bulunmadığını açıkladı.
Tamer'in ölüm nedeni için ayrı adli inceleme başlatıldı. İki ölüm arasında bağlantı bulunduğunu gösteren doğrulanmış bir bulgu kamuoyuna açıklanmadı.
SORUŞTURMADA SON DURUM NE, HANGİ SORULAR YANIT BEKLİYOR?
31 Ekim 2026 itibarıyla kamuya açık bilgilerde doğrulanabilen son toplam tutuklu sayısı dokuz. Bu sayı Adalet Bakanı Akın Gürlek'in 6 Ekim açıklamasına dayanıyor. Gazeteci Selahattin Günday'ın tutukluluğunun devamına ilişkin karar ise 9 Ekim'de verildi.
Dosyada Adli Tıp Kurumunun yeni ölüm nedeni raporu ile Kurtlar Vadisi Pusu hakkında yürütülen bilirkişi incelemesinin sonuçları belirleyici olacak.
Yanıt bekleyen temel sorular arasında 2011'deki sağlık müdahalesinin neden geciktiği, gecikmenin ölüm üzerinde etkisi bulunup bulunmadığı, eski tıbbi delillerin güvenilirliği, dizi senaryosuna ilişkin iddiaların hangi somut kanıtlarla desteklendiği ve şüpheliler hakkında iddianame hazırlanıp hazırlanmayacağı yer alıyor.
Yaklaşık 15 yıl sonra yeniden açılan soruşturmanın nihai sonucu, savcılığın toplayacağı deliller, Adli Tıp değerlendirmeleri ve mahkemenin vereceği kararlarla ortaya çıkacak.