Büyük Astsubay Platformu'ndan '17 Ekim' isyanı: "Ayrıcalık değil adalet istiyoruz"
Büyük Astsubay Platformu Başkanı Nevzat Yüksel, yıllardır çözüme kavuşturulmayan astsubay haklarına ilişkin, “Para için değil, onurumuz için; ayrıcalık için değil, adalet için mücadele etmeye devam edeceğiz." dedi.
17 Ekim Dünya Astsubaylar Günü dolayısıyla astsubayların yaşadığı hak kayıpları ve emeklilik dönemindeki gelir kayıplarının giderilmesine ilişkin Büyük Astsubay Platformu Başkanı Nevzat Yüksel, Yeni Ankara’ya özel açıklamalarda bulundu.
ASTSUBAYLARIN FEDAKÂRLIĞI EMEKLİLİK MAAŞLARINA NEDEN YANSIMIYOR?
Yüksel, emeklilik döneminde yaşanan gelir kayıplarının giderilmesi gerektiğini belirterek, "Türk Silahlı Kuvvetlerinin temel yapı taşlarından biri olan astsubaylar; barışta, savaşta, sınır ötesi harekâtlarda, teknik hizmetlerde, eğimde, bakımda, lojistikte ve personel yönetiminde çok önemli sorumluluklar üstlenmektedir. Ancak ne yazık ki bu sorumlulukların ekonomik ve sosyal haklara aynı ölçüde yansıdığını söylemek mümkün değildir. Buradaki temel sorun, astsubayların emeğinin bilinmemesi değil, bu emeğin hak ve ücret sisteminde yeterince karşılık bulmamasıdır. Astsubaylardan görevdeyken yüksek sorumluluk, fedakârlık ve gerektiğinde canlarını ortaya koymaları beklenirken, emeklilik döneminde önemli gelir kayıplarıyla karşılaşmaları kabul edilemez. Biz platform olarak hiçbir meslek grubunun hakkından alınarak astsubaylara verilmesini istemiyoruz. Talebimiz; sorumluluğun, eğimin, kıdemin, hizmet süresinin ve mesleki risklerin adil bir özlük hakları sistemi içerisinde değerlendirilmesidir." ifadelerini kullandı.
ASTSUBAYLARIN ÇÖZÜM BEKLEYEN HAKLARI NELER?
Astsubayların ekonomik ve sosyal haklarına ilişkin yıllardır gündemde olan sorunların çözüme kavuşturulmamasına sert tepki gösteren Yüksel, "Aslında sormamız gereken soru şudur: Yıllardır bilinen ve çözüm yolları defalarca ortaya konulan sorunlar neden hâlâ sonuçlandırılmamaktadır? Astsubayların ekonomik ve sosyal hakları konusunda çeşitli dönemlerde açıklamalar yapılmış, kanun teklifleri hazırlanmış, parlamentoda görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Ancak tekliflerin verilmiş olması, sorunların çözüldüğü anlamına gelmemektedir. Özellikle görev ve makam tazminatları, ek gösterge adaletsizlikleri, emekli aylıklarının hesaplanması ve yıllar içerisinde oluşan gelir kayıpları hâlâ temel sorun alanlarımızdır. Şimdi ihtiyaç duyulan şey yeni bir temenni değil, Millî Savunma Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ve TBMM'nin kalımıyla oluşturulacak, takvimi ve sorumluları belli bir çözüm mekanizmasıdır. Artık astsubaylar verilen sözlerin tekrarını değil, Resmî Gazete'de yayımlanmış somut haklarını görmek istemektedir." şeklinde konuştu.
“ASTSUBAYLARIN SORUNLARI DEVLETİN ÇÖZÜM İRADESİNİN KONUSU OLMALI”
Yüksel, astsubayların özlük haklarının yalnızca maaşlarla sınırlı olmadığını savunarak, şunları kaydetti:
"Bu mesele yalnızca maaş meselesi değildir. Aynı zamanda sosyal adalet, kurumsal aidiyet, mesleki itibar ve devletin personeline karşı sorumluluğu meselesidir. Bir astsubayın emeklilik döneminde ailesinin temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanması, görevdeki genç astsubayların da geleceğe güvenle bakmasını olumsuz etkilemektedir. Bu nedenle öncelikle görevdeki ve emekli astsubayların mali ve sosyal hakları bütüncül olarak ele alınmalıdır. Başta görev ve makam tazminatları olmak üzere, ek gösterge sisteminin adil biçimde düzenlenmesi, emeklilikte yaşanan gelir kayıplarının giderilmesi, derece ve kademe sorunlarının çözülmesi, rütbe bekleme sürelerinden kaynaklanan mağduriyetlerin incelenmesi ve eğim durumuna uygun mesleki kariyer imkânlarının geliştirilmesi gerekmektedir. Bizim önerimiz; astsubayların temsilcilerinin de kalacağı bir çalışma kurulunun oluşturulması, taleplerin mali ve hukuki etkileriyle birlikte değerlendirilmesi ve ardından TBMM'ye kapsamlı bir yasal düzenleme sunulmasıdır. Astsubayların sorunları siyasi polemiklerin değil, devletin çözüm iradesinin konusu olmalıdır. Unutulmamalıdır ki personelinin geleceğe güvenle bakabildiği bir silahlı kuvvetler yapısı, millî savunmamızın da güvencesidir."

Astsubayların görev sırasında üstlendikleri kritik sorumlulukların ekonomik ve sosyal haklarına yeterince yansımadığını belirten Yüksel, "Yıllardır astsubayın fedakârlığına gösterilen takdir ile özlük haklarında karşılaştığı uygulamalar arasında ciddi bir mesafe bulunmaktadır. Görev başında astsubaya kritik sorumluluklar veriliyor. Birliğin eğimi, teknik hazırlığı, bakım ve lojistik faaliyetleri onun emeğiyle yürütülüyor. Ancak konu ekonomik haklara ve emekliliğe geldiğinde aynı sorumluluk anlayışını yansıtan düzenlemeleri göremiyoruz. Biz hiçbir zaman askerî hiyerarşiyi tartışma konusu yapmadık. Rütbenin, makamın ve komuta sorumluluğunun önemini biliyoruz. Ancak hiyerarşinin korunması, adil ücretlendirme ve sosyal güvenlik ilkelerinin göz ardı edilmesi gerekmez." dedi.
Başkan Yüksel, mücadelenin yalnızca mevcut emeklileri değil, görevdeki astsubayların geleceğini de ilgilendirdiğini söyleyerek, şu ifadelere yer verdi:
"Ben meslektaşlarıma gerçekleştirilmesi kendi yetkimde olmayan bir sonucu garanti ederek söz vermeyi doğru bulmam. Ancak mücadele edeceğimiz tek bir öncelikli kazanımı ifade etmem gerekirse, bu astsubayların görev tazminat hakkının yasal güvenceye kavuşturulması ve emeklilik dönemindeki gelirlerine de kalıcı biçimde yansımasıdır. Çünkü bu mesele yalnızca bugünün emekli astsubaylarını değil, bugün görev yapan ve yarın emekli olacak bütün meslektaşlarımızı ilgilendirmektedir. Bizim görevimiz sadece sorunu anlatmak değildir. Çözüm önerisini hazırlamak, ilgili kurumların önüne koymak, takip etmek ve meslektaşlarımıza hesabını vermektir. Bugüne kadar haklarımızın ertelenmesine alışmadık, bundan sonra da alışmayacağız. Kişisel makam, unvan veya siyasi beklen için değil; meslektaşlarımızın ve ailelerinin hak ettiği onurlu yaşam için mücadele ediyoruz. Para için değil, onurumuz için; ayrıcalık için değil, adalet için mücadele etmeye devam edeceğiz."
“MESLEK ONURUMUZ VE HAKLARIMIZ İÇİN BİRLEŞMELİYİZ”
Günün anlam ve önemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yüksel, şunları söyledi:
"17 Ekim, bizim için yalnızca bir kutlama günü değildir. Bugün; vatanına sadakatle hizmet etmiş, gerektiğinde canını ortaya koymuş, ailelerinden ve sevdiklerinden ayrı kalarak görev yapmış yüz binlerce astsubayın emeğini, fedakârlığını ve mesleki onurunu harlama günüdür. Ancak bugün aynı zamanda bir muhasebe günüdür. Yıllardır aynı sorunları konuşuyorsak, aynı hakları talep ediyorsak ve aynı çözüm sözlerini dinliyorsak ark kendimize şu soruyu sormak zorundayız. 17 Ekim'in anlamı sadece geçmişte verilen hizmetleri harlamak değildir. Aynı zamanda bugün görev yapan astsubayların haklarını korumak ve gelecek nesillere daha adil bir meslek hayatı bırakmaktır. Farklı düşüncelerimiz, farklı görüşlerimiz ve farklı derneklerimiz olabilir. Ancak hepimizin ortak paydası astsubay kimliğimiz, meslek onurumuz ve yıllarca verdiğimiz emektir. Birbirimizle mücadele ederek değil, haklarımız için ortak akılla hareket ederek kazanabiliriz."

