Kuyumculardan altın alacaklara uyarı: İkinci baskı altına dikkat
Altın alımında tüketicilerin dikkat etmesi gereken risklere bir yenisi eklendi. Ankara Kuyumcular ve Saatçiler Odası Başkanı Timuçin Sönmez, Darphane dışında yetkisiz atölyelerde üretilen ve orijinaline benzeyen “ikinci baskı” altınlara karşı uyardı.
Ayar ve gramaj farklılıkları nedeniyle alıcıların maddi kayıp yaşayabileceğini belirten Sönmez, güvenilir kuyumcuların tercih edilmesini ve alışveriş belgelerinin saklanmasını önerdi.
Altın piyasasında çeyrek, yarım ve Cumhuriyet altını gibi ürünleri satın alanların yalnızca fiyata ve görünüşe odaklanmaması gerekiyor. Ankara Kuyumcular ve Saatçiler Odası Başkanı Timuçin Sönmez’in açıklamalarına göre, piyasada orijinal ürünlere benzer şekilde hazırlanan ikinci baskı altınlar tüketiciler açısından risk oluşturabiliyor. İlk bakışta gerçek altından ayırt edilmesi zor olabilen bu ürünlerde ayar ve gramaj farklılıkları yaşanabiliyor.
İKİNCİ BASKI ALTINLAR DARPHANE DIŞINDA ÜRETİLİYOR
Timuçin Sönmez, piyasada yaygınlaşmaya başladığını belirttiği “ikinci baskı” altınların, Darphane dışında faaliyet gösteren yetkisiz atölyelerde üretildiğini ifade etti. Çeyrek, yarım ve Cumhuriyet altını gibi ürünlerin orijinallerine benzer kalıplarla basılarak satışa sunulabildiğini belirten Sönmez, bu ürünlerin daha düşük fiyatlarla alıcı bulabildiğine dikkat çekti.
Sönmez, Darphane dışında altın basılması ve satışının yasal açıdan yasak olduğunu da hatırlattı. Bu nedenle tüketicilerin piyasa fiyatının altında sunulan altınları satın alırken temkinli davranması önem taşıyor. Ürünün dış görünüşünün orijinaline benzemesi, tek başına güvenilir olduğunu göstermiyor.
AYAR VE GRAMAJ FARKI SONRADAN ORTAYA ÇIKABİLİYOR
İkinci baskı altınlarda ayarın veya gramajın belirtilen değerlerin altında olabilmesi, tüketicilerin karşılaşabileceği başlıca sorunlar arasında yer alıyor. Sönmez’in açıklamasına göre alıcılar, ürünün gerçek niteliğini çoğu zaman altını yeniden satmak istediklerinde fark edebiliyor. Bu durumda altın, beklenen değerinin altında elden çıkarılabiliyor ve maddi kayıp yaşanabiliyor.
Ürünlerin görünümünde de bazı farklılıklar bulunabiliyor. Orijinal altınlara kıyasla figürlerin ve yazıların daha silik, ayrıntıların ise daha kaba olması dikkat edilmesi gereken işaretler arasında gösteriliyor. Atatürk figürünün ve altın üzerindeki yazıların netliği, ürünün incelenmesi sırasında göz önünde bulundurulabilecek ayrıntılardan bazıları.
Hassas ölçüm araçlarıyla çalışan uzman kuyumcular bu tür farklılıkları çoğunlukla tespit edebilirken, deneyimi olmayan tüketicilerin yalnızca gözle inceleme yaparak kesin sonuca ulaşması zor olabiliyor. Altının sertliği de değerlendirmede bir ipucu olarak öne çıkabiliyor. Ancak ürünün görünüşüne veya sertliğine bakarak kesin karar vermek yerine uzman incelemesine başvurmak daha güvenli bir yaklaşım olarak değerlendiriliyor.
ALTIN ALIRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ?
Sönmez, tüketicilerin altın alışverişinde güvenilirliği bilinen ve kurumsal yapıya sahip kuyumcuları tercih etmesini önerdi. Satın alınan ürünün yalnızca fiyatının değil, üretim özelliklerinin ve satış koşullarının da dikkate alınması gerektiğini belirten Sönmez, ürünün ambalajındaki ayrıntılara bakılmasını tavsiye etti.
Kuyumcunun kendi kutusunun bulunması, kurdele üzerinde işletmenin adının yazması ve ürünle birlikte küçük bir etiket verilmesi kontrol edilebilecek unsurlar arasında yer alıyor. Bununla birlikte, bu tür işaretlerin tek başına ürünün orijinalliğini kanıtlamadığı da unutulmamalı.
Alışveriş sonrasında fatura veya fişin mutlaka saklanması da tüketiciler açısından önem taşıyor. Bu belgeler, ürünün nereden ve hangi koşullarda satın alındığını gösteren kayıtlar olarak olası bir anlaşmazlık durumunda işe yarayabiliyor. Altın alırken güvenilir satıcı seçmek, ürünle ilgili bilgileri kontrol etmek ve satın alma belgelerini muhafaza etmek, ikinci baskı ürünler nedeniyle yaşanabilecek kayıplara karşı alınabilecek temel önlemler arasında bulunuyor.