Dörtlü zirve sonrası İran-Katar hattında tansiyon yükseldi

Katar'ın "Tahran iyi niyet göstermeli" çıkışına İran'dan yanıt geldi. Dışişleri Sözcülüğü, Doha yönetimine arabuluculuk tarafsızlığı ve üs kullanımı uyarısında bulundu.

Dörtlü zirve sonrası İran-Katar hattında tansiyon yükseldi

Ortadoğu diplomasisinde son dönemde yürütülen arabuluculuk trafiği, Tahran ile Doha hattında sertleşen karşılıklı açıklamalarla yeni bir krizin eşiğine geldi. Katar Dışişleri Bakanlığı Medya ve İletişim Dairesi Direktörü İbrahim Sultan Haşimi’nin, Tahran’ın bölgesel güvenlikte somut iyi niyet adımları atması gerektiğini ve "topun İran sahasında olduğunu" belirtmesinin ardından İran yönetiminden yanıt gecikmedi. İran Dışişleri Bakanlığı Halkla İlişkiler Dairesi Başkanı Mahmud Meliki, Katar’ın üstlendiği diplomatik arabuluculuk rolünün tarafsızlık ve sorumluluk ilkeleriyle çelişmemesi gerektiğini vurguladı.

TAHRAN'DAKİ DÖRTLÜ ZİRVE VE TARAFLARIN ARGÜMANLARI

Gerilimin fitilini ateşleyen süreç, Tahran'da İran, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan üst düzey temsilcilerinin katılımıyla düzenlenen kritik dörtlü istişare toplantısının hemen akabinde gelişti. Mahmud Meliki, söz konusu bölgesel temasların Tahran’ın komşuluk ilişkilerine ve ortak güvenlik mimarisine verdiği yapıcı önemin en somut kanıtı olduğunu savundu. Meliki, iyi niyetin yalnızca İran’dan beklenemeyeceğini, bölgesel istikrarın Katar dahil tüm Körfez aktörlerinin ortak sorumluluğu olduğunu ifade etti.

İran cephesi, özellikle üçüncü tarafların bölge ülkelerindeki askeri varlıklarına ve lojistik imkanlarına işaret ederek eleştirilerini derinleştirdi. Meliki yaptığı açıklamada, "İran, bölge ülkelerinin iyi komşuluk ilkesine bağlı kalmasını ve saldırgan tarafların İran topraklarına dönük askeri saldırılarında kendi hava sahalarını, üslerini ya da askeri altyapılarını kullandırmaktan kesinlikle kaçınmasını beklemektedir. Katar, tarafsız bir arabulucu olmanın gerektirdiği nesnel şartlara sadık kalmalıdır" değerlendirmesinde bulundu.

Doha Ne Demişti? "Top Tahran'ın Sahasında"

Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İbrahim Sultan Haşimi, başkent Doha'da düzenlediği basın toplantısında, İran'ın bölgesel güvenlik mekanizması kurulması yönündeki söylemlerini olumlu bulduklarını kaydetmiş; ancak fiili adımların şart olduğunu vurgulamıştı.

Haşimi, Tahran yönetiminin Körfez ülkelerinin egemenliğini doğrudan ya da vekil unsurlar üzerinden hedef alan tehdit dilini tamamen sonlandırması gerektiğini belirterek, müzakere masasında kalıcı neticeler alınabilmesi için inisiyatifin İran tarafında olduğunu dile getirmişti.

BÖLGESEL GÜVENLİK ARAYIŞINDA ARABULUCULUK SINAVI

Katar'ın geleneksel olarak yürüttüğü mekik diplomasisi, son yıllarda Tahran ile Batı ve Körfez başkentleri arasındaki kritik temas noktalarından biri olmayı sürdürüyor. Ancak ABD askeri varlığına ev sahipliği yapan El-Udeyd Hava Üssü gibi stratejik tesislerin Katar topraklarında bulunması, bölgesel gerilimlerin tırmandığı dönemlerde Tahran-Doha diyaloğunda güvenlik kaynaklı kırılganlıklar yaratıyor.

Tahran’da Türkiye ve Suudi Arabistan’ın da yer aldığı geniş tabanlı temasların hemen ardından başlayan bu söz düellosu, önümüzdeki günlerde tarafların diplomasi masasındaki pozisyonlarını ve Körfez merkezli güvenlik mimarisinin geleceğini doğrudan etkileyecektir.

Dünya İran