Ankara’da hayal edilen her kostüm gerçeğe dönüşüyor! Masal kahramanından çizgi film karakterine
Ankara’nın Çankaya ilçesinde çalışmalarını yürüten kostüm tasarımcısı Nalan Erdoğan, tarihî figürlerden masal kahramanlarına kadar birçok hayali karakteri tasarlayarak gerçeğe dönüştürüyor
Ankara’nın Çankaya ilçesinde kostüm tasarımcılığı yapan Nalan Erdoğan, hayal gücünü dikiş ve tasarım becerisiyle birleştirerek müşterilerinin istediği karakterleri gerçeğe dönüştürüyor. Kostüm tasarımı alanında çalışmalarını sürdüren Nalan Erdoğan, mesleğine ve tasarım sürecine ilişkin Yeni Ankara’ya özel açıklamalarda bulundu.

Erdoğan, müşterilerinin hayallerini tasarımlarına yansıttığını söyleyerek, “4 yıldır kostüm işiyle uğraşıyorum ancak dükkânım henüz 1 yıllık. Buna rağmen ilgi çok. Bir yılda büyük başarı yakaladım ama başarımın sebebi müşterilerimdir. Ne isterlerse onu uyguluyorum. Tasarımcıyım, asla terzi değilim ama dikiş biliyorum. Onların isteklerine uygun ya da yakın şeyler yapmayı seviyorum, aslında işimi seviyorum. Hayatım boyunca sanat işleriyle uğraştım. Daha öncesinde takı tasarım ustası ve makrome örgü ustasıydım. İstanbul'da özellikle çok büyük firmalara fason işler yapmıştım ama kostüm işine girince asıl işimin bu olduğunu anladım. Çünkü yaratmayı seviyorum. Bir şeyleri başarmak hoşuma gidiyor. Bir de insanların gözündeki o memnuniyet ve sevinç duygusunu, özellikle çocukların gözündeki o duyguyu çok seviyorum” ifadelerini kullandı.

MASAL KAHRAMANINDAN MASKOTA HER ŞEYİ DİKİYOR
Sürekli yenilenen karakterler ve farklı konseptler nedeniyle kostüm işinde üretimin hiç bitmediğini söyleyen Erdoğan, “Kostümlerimi müşterinin isteklerine göre yapıyorum. Yeni nesil çizgi film karakterlerine benzetmeye çalışıyorum. Mesela geçen sene ‘Oyuncak Hikâyesi’ için resim attılar, birkaç beden diktim. Oyuncak Hikâyesi’ndeki kovboyları hazırladım, peruğunu temin ettim. Yani kostüm işinde ‘malım yeterli’ diyemiyorsunuz, sürekli eksik var. O yüzden sürekli dikiyorum. Müşteriler genellikle kostümleri kiralıyorlar. Satılık istenen şeyler genelde internette olan ürünler oluyor, kostüm mağazalarında bulunmuyor. Bizim kostüm dediğimiz şey; halk oyunları, masal kahramanları, kitap kahramanları ve ülke kıyafetleri gibi şeylerdir. Mesela 18 Mart için Çanakkale askerleri kıyafetleri, hayvan kıyafetleri... Mesela şu anda bir maskotçuyla çalışıyorum; o kafasını yapıyor, ben de maskotun alt bedenlerini dikiyorum. Bu tür işler yapıyorum” şeklinde konuştu.
KOSTÜMCÜLERDE SEZON NASIL GEÇİYOR?
Kostüm tasarımcısı Nalan Erdoğan, sezon yoğunluğunun işlerine doğrudan yansıdığını belirterek, şunları söyledi:
“Bizim iş çok tuhaf bir iş. Mesela eylülde okul açılsa da hemen iş olmaz ama ekimde Cadılar Bayramı deyince uykusuz gecelerimiz başlar. Müşteriler sürekli kapıyı ve telefonu zorlar; ekim ve kasım öyle geçer. Aralık boş geçer; ocak ayında yılbaşı ve Noel hareketliliği olur. Şubat yine boştur. Mart ayındaki 18 Mart, 23 Nisan ve 19 Mayıs dönemlerinde ise parayı toplarız. 15 Haziran’da okullar kapanınca 3 ay boyunca bizi ne arayan olur ne soran. 15-20 Eylül’e kadar burada boşuz, şu anda da o boşluktayım. İlk defa 3 aydır dükkâna müşteri adım attı. Kostüm işinde düzenli bir gelir de düzenli bir iş de yok. Yazın geçinebilmek için kıştan birikim yapıp kendinizi ona göre ayarlamanız gerekir.”

Kostümcülüğün yalnızca kumaş dikmekten ibaret olmadığını vurgulayan Erdoğan, “Müşterilerimi de işimi de seviyorum. Bana gelen müşterilerin çoğu ‘Abla seni iyi ki bulduk, neredeydin?’ diyor. Neden mi? Çünkü herkes evinde bir şeyler yapmaya çalışıyor. Okul isteyebiliyor ya da tiyatro oynandığında bir kıyafet gerekebiliyor. Kostüm öyle her yerde satılan bir şey değildir ve her terzinin dikebileceği bir iş de değildir; kostüm tasarımcının işidir. Ben zaten başarımı biraz da buna, yani tarih ve tasarım bilgime bağlıyorum. Herkes kostümcü olamaz, bunu özellikle söyleyeyim. Çünkü bir Kleopatra’nın neyi nasıl giydiğini herkes bilemez. Bu durum genel kültürle ve algıların açık olmasıyla alakalıdır. Alışveriş yaparken bile neyin neye uyacağını bilerek aldığım için herkes kostümcü olamaz. Bu detaylar bile çok önemlidir. Hâlâ da çok eksiğim var” dedi.