Yurt dışından getirilen kayıtsız telefonlarda kasım ayında kapanma dönemi başlıyor

IMEI kaydı yaptırılmadan kullanılan yurt dışı telefonlar için tanınan yasal süre doluyor. Tek SIM kartla 120 günlük kullanım hakkını tamamlayan cihazların yanı sıra çift SIM veya e-SIM üzerinden ikinci kullanım süresini tüketen telefonlar da kasım ayı itibarıyla şebeke erişimini kaybedebilecek.

Yurt dışından getirilen kayıtsız telefonlarda kasım ayında kapanma dönemi başlıyor

Yurt dışından telefon getiren ancak yüksek IMEI kayıt ücretini ödemeyen kullanıcılar için yeni bir kapanma dönemi başlıyor. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından uygulanan geçici kullanım süresi dolan cihazlar, ilgili IMEI numarası üzerinden şebekeye kapatılıyor. Özellikle yaz aylarında Türkiye'de kullanılmaya başlanan telefonlarda kasım itibarıyla erişim kesintileri yaşanması bekleniyor.

120 GÜNLÜK KULLANIM HAKKI DOLAN TELEFONLAR KAPATILIYOR

Yurt dışından yolcu beraberinde getirilen ve Türkiye'de IMEI kaydı bulunmayan telefonlar, belirli bir süre boyunca kayıt yaptırılmadan kullanılabiliyor. Mevzuat kapsamında her IMEI numarası için bir takvim yılı içerisinde 120 günlük kullanım hakkı tanınıyor. Bu süre tamamlandığında cihazın ilgili IMEI numarası üzerinden mobil şebekelere erişimi engelleniyor.

Kullanım süresinin başlangıcı, telefonun Türkiye'deki bir operatörün SIM kartıyla şebekeye bağlanmasıyla belirleniyor. Cihazın Türkiye'ye getirildiği tarih tek başına belirleyici olmuyor. Operatör sinyali alındıktan ve kayıt işlemiyle ilgili uyarı mesajı gönderildikten sonra kullanım süreci işlemeye başlıyor.

Bu nedenle telefonu ilkbahar veya yaz aylarında kullanmaya başlayan kişiler, 120 günlük sürenin dolmasıyla birlikte kasım ayında şebeke erişimini kaybedebiliyor. Kapanma işlemi telefonun kendisinden ziyade kayıt dışı olan IMEI numarası üzerinden gerçekleştiriliyor.

ÇİFT SIM VE E-SIM KULLANANLAR DA SÜREYİ TAMAMLIYOR

Çift SIM kart veya e-SIM desteği bulunan telefonlarda her bir IMEI numarası için ayrı kullanım süresi söz konusu. Kullanıcılar ilk 120 günlük hakkın ardından diğer SIM yuvasına ya da e-SIM'e geçerek ikinci IMEI üzerinden telefonlarını kullanabiliyor.

Ancak bu yöntem cihazın süresiz olarak kayıt dışı kullanılabileceği anlamına gelmiyor. İkinci IMEI numarasına tanınan 120 günlük hakkın da dolması halinde telefonun şebeke erişimi tamamen kesiliyor.

Özellikle ilk hattını mart ayında kullanmaya başlayıp yaz aylarında ikinci SIM veya e-SIM'e geçen kullanıcıların ikinci kullanım süresi de kasım döneminde sona erebiliyor. Tek SIM desteği bulunan telefonlarda ise yalnızca bir IMEI üzerinden kullanım mümkün olduğu için 120 günlük sürenin tamamlanması doğrudan erişim kaybına yol açıyor.

TAKVİM YILI DEĞİŞİNCE KULLANIM HAKKI YENİLENİYOR

Kayıtsız telefonlarla ilgili uygulamada takvim yılı da önem taşıyor. Kullanım haklarının her yıl 1 Ocak itibarıyla yeniden değerlendirilmesi, çift IMEI'li cihazlarda daha uzun bir kullanım süresine imkan sağlayabiliyor.

Örneğin ilk IMEI üzerinden mayıs ayında kullanılmaya başlanan bir telefonun 120 günlük süresi ağustos sonunda tamamlanabiliyor. Kullanıcı eylül ayında ikinci IMEI'ye geçtiğinde bu numara üzerinden de yıl sonuna kadar kullanım hakkından yararlanabiliyor. Yeni takvim yılıyla birlikte kullanım sürelerinin yeniden tanımlanması, cihazın kullanılabildiği dönemi uzatabiliyor.

Bu durum, iki IMEI numarasına sahip telefonlarda farklı tarihlerde başlayan kullanım süreleri nedeniyle toplam kullanım döneminin uzamasını sağlıyor. Ancak her IMEI için tanınan 120 günlük sınırın aşılabileceği veya cihazın kalıcı biçimde kayıt dışı kullanılabileceği anlamına gelmiyor.

2026 YILI IMEI KAYIT HARCI 54 BİN 258 TL

Kayıtsız telefonların yasal kullanım süresi sona erdiğinde cihazı Türkiye'de kullanmaya devam etmek isteyenlerin IMEI kaydı yaptırması gerekiyor. 2026 yılı için belirlenen yolcu beraberinde getirilen telefon kullanım izin harcı 54 bin 258 TL olarak uygulanıyor.

Yüksek kayıt bedeli nedeniyle bazı kullanıcılar eski veya başka cihazlara ait IMEI numaralarını yeni telefonlara aktarma yöntemlerine yöneliyor. Ancak IMEI numarasının izinsiz biçimde değiştirilmesi veya başka bir cihaza kopyalanması yasal bir çözüm değil. Bu tür müdahaleler cihazın haberleşmeye kapatılması ve başka yaptırımlarla karşılaşılması riskini taşıyor.

Özellikle Android telefonlarda gündeme gelen yazılımsal IMEI müdahaleleri, cihazın modeline ve teknik özelliklerine göre değişiklik gösterse de yasal kayıt işleminin yerine geçmiyor. iPhone modellerinde ise cihazın güvenlik mimarisi nedeniyle bu tür işlemler çok daha sınırlı.

Kullanım süresi sona eren telefon sahiplerinin şebeke erişimini sürdürebilmesi için yasal kayıt işlemlerini tamamlaması gerekiyor. Aksi durumda cihaz, kayıt hakkı yeniden değerlendirilene veya gerekli işlemler yapılana kadar Türkiye'deki mobil operatörlerin şebekelerini kullanamayabiliyor.