Sel ve heyelan anında binada mahsur kalanlar ne yapmalı? Ankara için kritik uyarılar
Su binaya dolmaya başladığında ya da toprak kayması meydana geldiğinde yapılacak yanlış bir hamle hayati tehlike yaratabilir. AFAD’ın önerileri, hayat kurtarabilecek kritik adımları ortaya koyuyor. Detaylar haberimizde.
Şiddetli yağışlar, kentlerde sel ve su baskınlarına neden olurken eğimli bölgelerde toprak kayması riskini de artırabiliyor. Böyle durumlarda binada bulunan vatandaşların nasıl hareket edeceğini bilmesi, olası can kayıplarının önlenmesi açısından önem taşıyor. Ancak sel ve heyelan sırasında uygulanması gereken önlemler birbirinden farklılık gösteriyor.
SEL SIRASINDA BİNADA KALANLAR NE YAPMALI?
Sel sularının binaya ulaşması durumunda öncelikle güvenli bir tahliye yolunun bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir. Su baskını başlamadan binadan çıkmak mümkünse güvenli bir güzergâh üzerinden daha yüksek bir bölgeye geçilmeli, yetkililerin tahliye uyarıları geciktirilmeden uygulanmalıdır. Çıkış yolu su altında kalmışsa akıntının içine girmek yerine üst katlara çıkılmalıdır.
Özellikle bodrum katlar, zemin kattaki daireler ve kapalı otoparklar su baskınlarında ciddi tehlike oluşturuyor. Bu alanlarda bulunan vatandaşların su yükselmeden güvenli bölgelere geçmesi gerekiyor. Su dolmaya başlayan bodrumlarda eşya kurtarmaya çalışmak veya aracını çıkarmak için otoparka inmek hayati risk yaratabiliyor.
AFAD’ın önerileri doğrultusunda sel sırasında dikkat edilmesi gereken başlıca noktalar şöyle:
-
Su altında kalan merdiven, koridor ve çıkışlardan geçmeye çalışılmamalı.
-
Asansör kullanılmamalı, güvenli merdivenler aracılığıyla üst katlara çıkılmalı.
-
Binada mahsur kalınması durumunda daha yüksek bir noktaya geçilerek yardım istenmeli.
-
Çocukların, yaşlıların ve hareket kabiliyeti kısıtlı kişilerin güvenliğine öncelik verilmeli.
-
Acil durumlarda 112 Acil Çağrı Merkezi’ne konum ve bina bilgileri iletilmeli.
Sel sularının sığ görünmesi, güvenli olduğu anlamına gelmiyor. Hızlı akan su insanları devirebilir ve araçları sürükleyebilir. Bu nedenle suyla kaplı yollardan, alt geçitlerden ve köprülerden geçmeye çalışılmamalı.

ELEKTRİK VE DOĞAL GAZ TEHLİKESİNE DİKKAT
Su baskınlarında elektrik çarpması ve doğal gaz kaçağı riski de göz ardı edilmemeli. Suya temas etmiş prizlere, kablolara ve elektrikli cihazlara dokunulmamalı; su basan alanlardaki elektrik panolarına müdahale edilmemeli. Elektriği veya doğal gazı kapatmak için tehlikeli bir bölgeye girmek yerine can güvenliği öncelikli tutulmalı.
Doğal gaz kokusu hissedilirse elektrik düğmeleri kullanılmamalı, ateş yakılmamalı ve güvenli bir çıkış varsa ortam terk edilerek durum yetkililere bildirilmelidir. Vatandaşların eşyalarını kurtarmak için riskli alanlara dönmemesi de büyük önem taşıyor.

HEYELAN ÖNCESİNDE BU BELİRTİLERE DİKKAT!
Toprak kaymaları, yoğun yağışın etkisiyle eğimli arazilerde meydana gelebiliyor. Bazı durumlarda heyelan öncesinde zeminde veya binalarda çeşitli belirtiler ortaya çıkabiliyor. Bu işaretlerin erken fark edilmesi, tehlikeli bölgenin zamanında boşaltılmasına yardımcı olabilir.
AFAD’ın heyelan rehberinde dikkat çekilen başlıca belirtiler arasında şunlar bulunuyor:
-
Zeminde, yollarda veya bina duvarlarında yeni çatlakların oluşması ve genişlemesi
-
Kapı ve pencerelerin aniden sıkışmaya başlaması
-
İstinat duvarlarında eğilme, çatlama veya hareket görülmesi
-
Ağaçların, direklerin ya da çitlerin eğilmesi
-
Eğimli arazinin alt bölümünde kabarma veya yeni su çıkışlarının oluşması
-
Topraktan gelen olağan dışı uğultu ve çatlama sesleri
Bu işaretler özellikle şiddetli yağış dönemlerinde görülüyorsa durum ciddiye alınmalı ve yetkililere haber verilmelidir. Binada çatlak oluşması tek başına heyelan yaşandığını kanıtlamasa da çevredeki diğer belirtilerle birlikte değerlendirilmesi gerekir.
HEYELAN BAŞLADIĞINDA DIŞARI ÇIKMAK MI, İÇERİDE KALMAK MI GEREKİYOR?
Heyelan sırasında verilecek karar, binadan güvenli şekilde çıkmak için yeterli zaman bulunup bulunmadığına bağlıdır. Tahliye güvenliyse bina terk edilmeli ve toprak hareketinin ilerlediği bölgeden uzaklaşılmalıdır. Kaçış sırasında akıntının ilerlediği hattın önünde kalmak yerine bu hattan yana doğru uzaklaşmak, mümkünse daha yüksek ve güvenli bir bölgeye geçmek gerekir.
Ancak heyelan aniden başlamışsa ve dışarı çıkmak kişiyi toprak veya çamur akıntısının içine götürecekse binadan gelişigüzel çıkmaya çalışılmamalıdır. Bu durumda pencerelerden ve devrilebilecek eşyalardan uzak durulmalı; sağlam bir mobilyanın yanında veya altında baş ve boyun korunarak beklenmelidir. Tehlike geçtikten sonra da yetkililerin yönlendirmesi olmadan binaya veya riskli bölgeye dönülmemelidir.
Heyelan sırasında araç, eşya veya başka kişisel eşyaları kurtarmaya çalışmak için tahliye geciktirilmemelidir. Binada mahsur kalanlar varsa 112 Acil Çağrı Merkezi’ne adres ve konum bilgileri verilmelidir.

ANKARA’DA SEL RİSKİ HANGİ ALANLARDA ÖNEM TAŞIYOR?
Ankara’da sel tehlikesi yalnızca dere yatakları ve akarsu çevreleriyle sınırlı değil. Yoğun yağışlarda yetersiz drenaj, kanalizasyon sisteminin geri tepmesi ve betonlaşma nedeniyle suyun zemine yeterince süzülememesi de kent içinde su baskınlarına yol açabiliyor. Bu nedenle bodrum daireler, kapalı otoparklar, bina giriş rampaları ve suyun birikebildiği düşük seviyeli alanlarda yaşayanların özellikle dikkatli olması gerekiyor.
Ankara Büyükşehir Belediyesinin Su Baskın Uygulaması, 2017’den itibaren kaydedilen su baskınlarına ilişkin verileri ilçe ve mahalle düzeyinde inceleme olanağı sunuyor. Vatandaşlar, yaşadıkları bölgede daha önce su baskını yaşanıp yaşanmadığını belediyenin resmî uygulaması üzerinden kontrol edebiliyor. Ancak geçmiş kayıtlar, bir bölgenin her yağışta mutlaka su altında kalacağı anlamına gelmiyor; güncel hava durumu ve yerel koşullar da dikkate alınmalı.
Meteoroloji Genel Müdürlüğünün 14 Ekim 2026 tarihli uyarısında, 15 Ekim’in ilk saatlerinden 16 Ekim 2026 saat 09.00’a kadar Ankara’nın kuzey kesimlerinde yerel kuvvetli sağanak beklendiği bildirilmişti. Uyarıda ani sel, su baskını, heyelan ve ulaşımda aksama risklerine karşı dikkatli olunması istendi. Bu tür duyuruların takip edilmesi, vatandaşların gerekli önlemleri zamanında alabilmesi açısından önem taşıyor.

SEL VE HEYELAN SONRASINDA BİNAYA HEMEN DÖNÜLMEMELİ
Suyun çekilmesi veya toprak hareketinin durması, tehlikenin tamamen ortadan kalktığını göstermiyor. Sel, binaların taşıyıcı sistemine ve elektrik tesisatına zarar verebilirken heyelan bölgesindeki zemin hareketi devam edebiliyor. Bu nedenle hasarlı binalara yetkililerin onayı olmadan girilmemeli, elektrik ve doğal gaz sistemleri kontrol edilmeden yeniden kullanılmamalı.
Ankara’da yaşayan vatandaşların kuvvetli yağış dönemlerinde AFAD, Meteoroloji Genel Müdürlüğü ve belediyelerin resmî duyurularını takip etmesi gerekiyor. Sel sırasında güvenli tahliye mümkün değilse yüksek bir noktaya çıkmak, heyelan tehlikesinde ise koşullara uygun biçimde kayma bölgesinden uzaklaşmak öncelikli olmalı. Her iki afette de eşyaların değil, can güvenliğinin korunması esas alınmalı.