Silivri’deki İBB davasında kriz: “Adalet değil keyfiyet!”
YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Silivri’de görülen İBB davasında mahkeme heyetinin uygulamalarına sert tepki göstererek, yargılamanın CMK'ya ve hukuk ilkelerine aykırı bir şekilde yürütüldüğünü söyledi.
Aralarında İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu sanıkların yargılandığı İBB davasının Silivri’deki duruşmasında usul tartışmaları tırmandı. Öğleden sonra açıklanan kararlar üzerine salon önünde kamuoyuna değerlendirmelerde bulunan YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, mahkeme salonunda yaşanan gelişmelerin keyfiyetin ulaştığı son noktayı gözler önüne serdiğini vurguladı. Mahkeme Başkanı'nın kararlarını hukukçu kimliğiyle eleştiren Günaydın, usul ihlallerine dikkat çekerek tepkisini dile getirdi.
“EKREM BAŞKAN HİÇBİR ZAMAN SUSMA HAKKINI KULLANMADI”
Duruşmada yaşanan usulsüzlükleri aşama aşama detaylandıran Günaydın, Mahkeme Başkanı'nın tutumunun kabul edilemez olduğunu belirterek yargılamadaki çelişkileri sıraladı. Mahkeme başkanı Ekrem Başkan’ın susma hakkından feragat etme hakkı olduğunu ifade ettikten sonra tutuksuz sanıkları dinlemeye başlayacağını ve uygun bir yerde Başkan’ın savunmasını alacağını kürsünden ifade etti. Yaşanan sürece sert tepki gösteren Günaydın şöyle devam etti:
"İlk celsede 89 tutuklu sanık dinlendi. 1 numaralı sanık yaptığınız ve neredeyse her eylemden suçladığınız Ekrem Bey, kendisine tahsis ettiğiniz 1,5 gün içinde avukatlarıyla beraber savunmasını bitiremeyeceğini bildirdi. Hiçbir zaman 'susma hakkımı kullanıyorum' demedi."
“SAVUNMA HAKKI AÇIKÇA İHLAL EDİLDİ"
Mahkeme heyetinin savunma hakkını kısıtlayan adımlarına değinen Günaydın, bu yaklaşımın davayı usulen sakatladığına işaret etti. Celsenin birkaç gün uzatılarak alınabilecek savunmanın ısrarla alınmadığını belirten Günaydın, savunma ve adil yargılanma hakkının açıkça ihlal edildiğini söyledi. İkinci celsede alınması gereken savunmanın da alınmadığına dikkat çeken Günaydın şu ifadeleri kullandı:
"Sadece Ekrem Başkan değil, diğer tüm sanıklar için de yargılamayı CMK’ya aykırı bir yöne sürüklüyorsunuz. Çünkü diğer tüm sanık ve avukatlarının, kendi ifadelerinden önce, çok sayıda eylemle ilgili, Başkan’a çapraz sorgu sırasında soru yöneltmelerini fiilen engelleyerek, onlar önünde savunmalarını da etkisizleştiriyor, maddi gerçeğe ulaşma amacından uzaklaşıyorsunuz."
“ZAMANLAMA BİLİNMEDEN NASIL HAZIRLIK YAPILACAK?”
Mahkemenin takvimindeki belirsizliklerin tüm savunma tarafını mağdur ettiğini vurgulayan Günaydın, plansızlığın yargı sürecini tıkadığını kaydetti. İkinci celsede 325 sanığın sorgusunun yapılacağının duyurulduğunu hatırlatan Günaydın, "Şimdi bu sıranın uygun bir yerinde savunmasını alacağınızı buyuruyorsunuz. Kafanızdaki uygun zaman nedir, bunu bilen var mı? Sadece Ekrem Başkan değil, tüm sanıklar ve avukatlar, bu zamanlamayı bilmeden, kendi savunmalarını nasıl kuracak, hangi zamana göre hazırlanacaklar?" değerlendirmesinde bulundu.
“SALONU ADALETLE DEĞİL KEYFİYETLE DOLDURUYORSUNUZ”
Fiziki imkanlar ve devasa binalarla adaletin tesis edilemeyeceğini ifade eden Günaydın, yargının bağımsızlığına ve devletin niteliğine vurgu yaptı. Salonun fiziki büyüklüğüyle övünülmesini eleştiren Günaydın şu sözlerle açıklamasını tamamladı:
"Dünyanın en büyük mahkeme salonunu yapmak ve bununla övünmenin absürtlüğü bir yana, o salonun içini adaletle değil keyfiyetle doldurmak, ortak geleceğimizin altına konulmuş bir dinamittir. Unutulmamalıdır ki, adalet yalnızca mülkün temeli değil, yaptırım tekelinin terk edildiği devletin niteliğini gösteren en büyük göstergedir."

