Yaz aylarında hastalıklar neden artıyor? Yurtkuran anlattı

Yeni Ankara yazarı Ümit Yurtkuran, sağlık sorunlarının yalnızca belirtiler üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayarak, “Bizim hastalıkların sebeplerini ortadan kaldırmamız gerekir. Bağışıklık sistemi güçlü tutulursa insan daha dirençli olur.” dedi.

Yeni Ankara TV ekranlarında her hafta yayınlanan “Önce Sağlık programının daimi konuğu ve yazar Ümit Yurtkuran, yaz aylarında artış gösteren öksürük ve burun tıkanıklığı şikâyetlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu

YAZ AYLARINDA HASTALIKLAR NEDEN ARTIYOR?

Yurtkuran, yaz aylarında artış gösteren burun tıkanıklığı, öksürük ve alerjik şikâyetlere ilişkin, şu ifadeleri kullandı:

“Çünkü insanların genel olarak bağışıklık sistemleri düşüktür. Burun tıkanıklığı, nezle ve benzeri şikâyetlerin ya da öksürük ve alerji gibi durumların temel sebebi aslında çevresel faktörlerdir. Piyasada çok fazla alerjen ve kirli hava bulunmaktadır. İnsanlar daha kapalı ortamlarda yaşamakta, yağmur ve kar gibi doğal temizlik unsurları azalmakta ve kirli hava sürekli solunmaktadır. Bunun sonucunda çeşitli sağlık sorunları ortaya çıkmaktadır. Burun tıkanıklığı ve geniz eti şişmesi gibi durumlar, vücudun polenler ve alerjen maddelere verdiği tepkilerdir. Öksürük de bu sürecin bir parçası olarak yaygın şekilde görülmektedir. Aslında bunlar grip ya da nezle olmak zorunda değildir; alerjik reaksiyonlar da benzer semptomlar oluşturabilir. Vücut bir bardak gibi düşünülebilir; zamanla dolan bu bardak taşınca belirtiler ortaya çıkar.”

“SADECE BELİRTİYİ DEĞİL, SEBEBİ ORTADAN KALDIRIN”

Sağlık sorunlarına yaklaşımda yalnızca belirtilerin değil, hastalıkların ortaya çıkmasına neden olan temel etkenlerin de dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Yurtkuran, şöyle devam etti:

“Bizim hastalıkların sebeplerini ortadan kaldırmamız gerekir. Bağışıklık sistemi, vücudun hastalıklara karşı savunma mekanizmasıdır. Bağışıklık sistemi güçlü tutulursa insan daha dirençli olur. Ancak insanlar en ufak şikâyette hastaneye gitmeye ve hemen ilaç kullanmaya alışmıştır. Birçok kişi ağrı, ateş, tansiyon veya kolesterol gibi durumlarda doğrudan ilaç kullanmayı tercih etmektedir. Oysa bu yaklaşım, hastalığın temel nedenini ortadan kaldırmaz; sadece belirtileri baskılar. Vücutta asıl sorun devam ederken kişi geçici olarak rahatlar. Bu nedenle insanlar hastalıkların nedenlerini öğrenmeli, sağlıklı yaşam koşullarını benimsemeli ve bağışıklık sistemini güçlendirmelidir. Toksinlerden uzak durmak ve iyi bir sindirim sistemine sahip olmak bu açıdan önemlidir.”

ÖKSÜRÜĞÜN ŞAŞIRTAN NEDENLERİ ORTAYA ÇIKTI

Öksürüğün tek bir nedene bağlı olmadığını belirten Yurtkuran, şu uyarılarda bulundu:

“Öksürüğün birçok sebebi vardır ve her öksürük alerji kaynaklı değildir. Boğaz enfeksiyonları ya da solunum yollarındaki problemler de öksürüğe neden olabilir. Bu nedenle öksürüğü ortadan kaldırmak için sebebini doğru belirlemek gerekir. Adaçayı ve andız kökü gibi bitkiler çay olarak tüketildiğinde boğazı rahatlatabilir. Ayrıca okaliptüs, nane ve kekik yağı gibi uçucu yağlar, uygun şekilde seyreltilerek kullanıldığında destekleyici olabilir. Bunlar masaj yoluyla uygulandığında da rahatlatıcı etki gösterebilir. Ihlamur da özellikle çiçek döneminde toplanıp çay olarak tüketilebilecek doğal bir bitkidir. Klima kullanımına da dikkat edilmelidir. Özellikle araç ve kapalı ortamlarda uzun süre soğuk ve kirli hava üflenmesi solunum yolu rahatsızlıklarına neden olabilir.”

Yurtkuran, mikroorganizmaların yaşamın doğal bir parçası olduğuna işaret ederek, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Mikroplar genel olarak bakteriler, virüsler, mantarlar ve diğer canlılardır. Mikroplar her yerde bulunur; dünyanın en yüksek dağında da, en derin okyanusunda da vardır. Mikropsuz bir yaşam mümkün değildir. Bu nedenle mikroplardan korkmak yerine, vücudun direncini artırmak gerekir. Elimizde ve çevremizde de mikroorganizmalar vardır. Önemli olan onlarla birlikte yaşayabilmek ve bağışıklık sistemini güçlü tutmaktır. İnanç perspektifinden bakıldığında da, her şeyin bir yaratılış düzeni içinde olduğu ve insanın bu düzeni anlamaya çalışması gerektiği ifade edilir. Bu yüzden korku yerine korunma ve dengeyi sağlama yaklaşımı önemlidir.”

YETERİNCE SU İÇMİYOR MUYUZ?

Suyun hayattaki önemine de değinen Yurtkuran, şu ifadelere yer verdi:

“Su, hayat için en temel unsurdur. Susuz bir yaşam mümkün değildir. İnsan vücudu su olmadan ancak birkaç gün dayanabilir. Ancak günümüzde içilen suların kalitesi ve içeriği konusunda birçok belirsizlik vardır. Buna rağmen insanlar uzun yıllar yaşayabilmektedir. Bu da aslında vücudun uyum sağlama kapasitesini gösterir. İnsanlar su tüketimine dikkat etmeli, susuzluk hissini doğru şekilde değerlendirmelidir. Günlük yaşamda yoğunluk nedeniyle çoğu zaman su içme ihtiyacı göz ardı edilmektedir. Bu da bazı sağlık sorunlarına yol açabilir.”

Yurtkuran, sağlık konusunda bilinçli yaklaşımın önemine dikkat çekerek, “İnsanlar hastalıkların sebeplerini mutlaka öğrenmelidir. Sağlık, rastgele kurumlara veya kişilere tamamen teslim edilemeyecek kadar önemlidir. En küçük bir sağlık sorununda bile bilinçli hareket edilmeli, nedenler araştırılmalıdır. Hastalıkların sadece belirtilerine değil, kökenine odaklanmak gerekir. Günümüzde birçok kişi bu süreci yeterince sorgulamadan hareket etmektedir. Bu nedenle insanlar, sağlıklarını korumak için bilinçli olmalı ve hastalıkların gerçek sebeplerini anlamaya çalışmalıdır.” şeklinde konuştu.

Sağlık