Vücudunuz alarm veriyor olabilir! Ümit Yurtkuran inflamasyonun gizli nedenlerini anlattı

Yeni Ankara yazarı Ümit Yurtkuran, inflamasyonu tetikleyen faktörlere dikkat çekerek, “Stres, kirli hava, zararlı alışkanlıklar ve yanlış yaşam tercihleri vücudu olumsuz etkileyebilir. Sağlığımızı korumak için bilinçli yaşam alışkanlıkları geliştirmemiz gerekiyor” dedi.

İnflamasyonun nedenleri ve vücutta oluşturduğu etkiler sağlık gündeminin önemli başlıkları arasında yer alırken, Yeni Ankara TV’de yayımlanan “Önce Sağlık” programının bu haftaki konuğu Yeni Ankara yazarı Ümit Yurtkuran oldu. Yurtkuran, inflamasyon sürecini tetikleyen günlük alışkanlıkları, çevresel faktörleri ve bu risklerin azaltılması için yapılması gerekenleri değerlendirdi.

SÜREKLİ STRES VE HAREKETSİZLİK VÜCUDU NASIL ETKİLİYOR?

Günlük yaşam alışkanlıklarının vücuttaki iltihabi süreçler üzerinde önemli etkileri bulunduğunu söyleyen Yurtkuran, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“İnflamasyonu mutlaka dikkate almamız gerekiyor. Öncelikle stres yönetimini öğrenmeli, stresten ve negatif düşüncelerden mümkün olduğunca uzak durmalıyız. Geçmişte yaşanan olumsuzlukları sürekli hatırlayarak veya gelecekte olabilecek sorunlar için bugünden kendimizi yıpratmamalıyız. Günlük yaşam alışkanlıklarımızda da dikkatli olmamız gerekiyor. Alkol ve sigaradan uzak durmalı, çamaşır suyu, deterjan gibi kimyasal maddelere gereğinden fazla maruz kalmamalıyız. Yapay gıdalar, uzun raf ömrü için yoğun katkı maddeleri kullanılan ürünler ve sağlıksız beslenme alışkanlıklarından mümkün olduğunca kaçınmalıyız. Ancak burada amaç tamamen uzak durmak değil, hayatımızda bir denge oluşturmaktır. Hareketsiz yaşam da önemli bir inflamasyon nedenidir. Bu nedenle vücudumuzu mutlaka hareket ettirmeliyiz.”

“ŞİKAYETİNİZİN NEDENİNİ BULUN”

Yurtkuran, ilaç kullanımına ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

“İnsanlar çoğu zaman ilaç kullanmak zorunda olduklarını düşünüyor. Doktorlarımız ilaçları, Dünya Sağlık Örgütü’nün hazırladığı programlar ve bilimsel protokoller doğrultusunda yazıyor. Ancak vücudumuzda ortaya çıkan her belirtinin mutlaka bir nedeni vardır. Bir ağrı varsa bunun, ateş varsa bunun veya vücutta bir şişlik oluşuyorsa bunun altında yatan bir sebep bulunur. Örneğin uzun süre hareketsiz kaldığımızda vücudumuz buna tepki verir. Saatler süren bir yolculuk sonrasında ayaklarda oluşan şişlik bunun en basit örneklerinden biridir. Çünkü insan vücudu hareket etmek üzere tasarlanmıştır. Bu nedenle herhangi bir belirti ortaya çıktığında hemen ilaca yönelmeden önce, ‘Bunun nedeni ne olabilir?’ sorusunu sormamız ve asıl sebebi ortadan kaldırmaya çalışmamız gerekiyor.”

KİRLİ HAVA VE ZARARLI MADDELER VÜCUDU NASIL ETKİLİYOR?

Çevresel faktörlerin de vücuttaki inflamasyon süreçlerinde etkili olabileceğini söyleyen Yurtkuran,şu ifadelere yer verdi:

“Yaşadığımız ortamın hava kalitesi sağlığımız açısından büyük önem taşıyor. Sürekli kirli havaya veya zararlı maddelere maruz kalındığında vücudun farklı bölgelerinde inflamasyon oluşabilir. Özellikle sanayi gibi hava kirliliğinin yoğun olduğu alanlarda çalışan kişiler bu riskle daha fazla karşı karşıya kalabilir. Bu tür durumlarda öncelikle inflamasyona neden olan faktörleri bilmek ve mümkün olduğunca bu etkenleri ortadan kaldırmaya çalışmak gerekiyor. Eğer bu nedenler tamamen ortadan kaldırılamıyorsa, bağışıklığı destekleyebilecek bazı doğal yöntemlerden de faydalanılabilir. Doğada çok sayıda bitki türü bulunuyor ve bunların bir kısmının antioksidan özellikleri olduğu, bazı sağlık sorunlarında destekleyici etkiler gösterebildiği biliniyor. Ancak bitkisel ürünler konusunda da bilinçli hareket etmek gerekiyor. Modern tıp, bitkiler ve bitkisel yağlar konusunda bazı risklere dikkat çekiyor. Bu nedenle doğal ürünleri kullanırken de doğru bilgiye sahip olmak ve uzman görüşünü dikkate almak önemlidir.”

Ümit Yurtkuran, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının bireysel tercihlerden öte toplumsal bir konu olduğuna dikkat çekerek, şöyle konuştu:

“İnsanlar çoğu zaman evde yemek yapmak veya sağlıklı yaşam alışkanlıkları geliştirmek yerine daha kolay ve hızlı seçeneklere yöneliyor. Ancak bu kolaylığın uzun vadede bir maliyeti bulunuyor. Sağlıksız yaşam alışkanlıklarının ortaya çıkardığı sağlık sorunları, yalnızca bireyleri değil, sağlık sistemi ve toplumu da etkiliyor. Sigara ve alkol gibi zararlı alışkanlıkların birçok hastalığa zemin hazırlayabileceğini düşünüyorum. Bu nedenle insanların kendi sağlıkları konusunda daha bilinçli davranmaları gerekiyor. Ayrıca çocukların ve gençlerin zararlı ürünlere yönelmesini engellemek için reklamlara karşı da daha dikkatli olunmalı. Sağlık konusunda temel sorunlardan biri de bilinç eksikliğidir. İnsanların hastalıkların nedenlerini öğrenmesi, bağışıklık sisteminin nasıl güçlendirileceği konusunda bilgi sahibi olması ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarını benimsemesi gerekiyor. Sağlığımızı korumak öncelikle kendi sorumluluğumuzdur.”

“VÜCUDUNUZUN VERDİĞİ MESAJLARI KAÇIRMAYIN”

Vücudun verdiği bazı sinyallerin dikkate alınması gerektiğini belirten Yurtkuran, şu uyarılarda bulundu:

“Öncelikle inflamasyona neden olan faktörlerin ortadan kaldırılması gerekiyor. Bu nedenler giderildikten sonra vücudun kendi kendini onarma mekanizmasını desteklemek önemlidir. Antibiyotik, kortizon ve benzeri tedavilerin her zaman asıl nedeni ortadan kaldırmadığını düşünüyorum. Bu nedenle bağışıklık sistemini güçlendirecek sağlıklı yaşam alışkanlıklarına önem verilmesi gerekiyor. Bu tür durumlarda hemen ciddi hastalıklar aramak yerine, kişinin yaşam tarzını ve inflamasyona neden olabilecek alışkanlıklarını gözden geçirmesi gerekir. Halsizlik, bitkinlik ve sürekli yorgunluk gibi belirtiler ortaya çıktığında beslenme, stres, uyku düzeni ve günlük alışkanlıklar değerlendirilmelidir. Örneğin aşırı kimyasal ürün kullanımı da vücutta olumsuz etkilere yol açabilir. İnsanların sağlıklarını koruyabilmeleri için bu konularda bilinçlenmesi ve hastalıkların nedenlerini öğrenmesi gerekiyor. Böylece hem kendi sağlıklarını koruyabilir hem de sağlık sisteminin yükünü azaltabilirler.”

“DOĞRU BİLGİ, DOĞRU SORUYLA BAŞLAR”

Yurtkuran, sağlık okuryazarlığının halk arasındaki önemine vurgu yaparak, şöyle devam etti:

“Sağlık okuryazarlığının temel amacı, karmaşık bilgileri toplumun anlayabileceği bir dille aktarabilmektir. Ancak sağlık alanında yazılan birçok kaynakta fazla sayıda tıbbi ve Latince terim kullanılıyor. Bu durum insanların sağlık kitaplarını anlamasını ve bu bilgileri günlük hayatlarına aktarmasını zorlaştırıyor. İnsanların sağlık bilgisine ulaşması zor olmamalı. Günümüzde yapay zekâ da sağlık konusunda bilgi edinmek için kullanılabilir ancak burada dikkatli olunması gerekiyor. Yapay zekâya doğru sorular sorulduğunda faydalı bilgiler verebilir, ancak sunduğu bilgilerin mutlaka değerlendirilmesi ve doğruluğunun araştırılması gerekir. Çünkü yapay zekâ da kendisine yüklenen bilgiler doğrultusunda cevap verir ve her zaman doğru sonuçlar üretmeyebilir. İnsanların sağlıklarını korumanın yollarını öğrenmesi büyük önem taşıyor. Hastalıklarla karşılaşıldığında ise umutsuzluğa kapılmak yerine çözüm aramak, mücadele etmek ve doğru bilgiye ulaşmaya çalışmak gerekiyor.”