Ümit Yurtkuran’dan çarpıcı sağlık uyarısı! Hastalıkların görünmeyen nedeni inflamasyon mu?
Yeni Ankara yazarı Ümit Yurtkuran, enfeksiyon ve inflamasyonun kronik hastalıklarla ilişkisini açıkladı. Antibiyotikler ve stres sağlığımızı nasıl etkiliyor?
Her hafta Yeni Ankara TV ekranlarında yayınlanan “Önce Sağlık” programının daimi konuğu, Yeni Ankara yazarı Ümit Yurtkuran, vücudun hastalıklara karşı verdiği tepkilerden kronik rahatsızlıklarla ilişkisine kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu.
ANTİBİYOTİKLER VİRÜSLERE KARŞI NEDEN İŞE YARAMIYOR?
Yurtkuran, virüs, bakteri, mantar ve diğer patojenlerin vücutta farklı tepkilere yol açtığını belirterek, şu ifadelere yer verdi:
“Enfeksiyon; vücudumuza dışarıdan bulaşan virüsler, bakteriler, mantarlar veya farklı patojenler nedeniyle bağışıklık sistemimizin verdiği tepkidir. Vücudumuzda yaşanan bir savaştır. Aslında savaş, mikroplarla bağışıklık sistemimiz arasındadır. Bunun belirtileri ateş, ağrı ve birçok farklı hastalık şeklinde ortaya çıkabilir. Enfeksiyonla mücadelede modern tıbbın yapabilecekleri sınırlıdır. Çünkü bugün elimizdeki temel silah antibiyotiklerdir. Antibiyotikler, çeşitleri ne kadar fazla olursa olsun virüsler üzerinde hiçbir etkiye sahip değildir. Bu nedenle virüs kaynaklı enfeksiyonlarda çok fazla fayda sağlamaz. Ancak burada daha sonra değinmemiz gereken önemli bir konu vardır.”
“KRONİK HASTALIKLARIN GÖRÜNMEYEN ORTAK NOKTASI İNFLAMASYON”
Enfeksiyonların yalnızca kısa süreli hastalıklara değil, kanserden otoimmün rahatsızlıklara kadar birçok kronik hastalığın gelişiminde de önemli rol oynadığını savunan Yurtkuran, şöyle konuştu:
“Hayatımızdaki birçok hastalığın temelinde enfeksiyonlar yer alır. Solunum sistemi hastalıklarının, idrar yolu enfeksiyonlarının ve sindirim sistemi hastalıklarının büyük bölümünün altında enfeksiyon bulunur. Bunun yanında, özellikle kanser dâhil olmak üzere kronik ve otoimmün olarak tanımlanan, tedavisi olmadığı söylenen birçok hastalığın temelinde de enfeksiyon ve iltihap vardır. Bu nedenle enfeksiyon ile iltihabı birbirinden tamamen ayrı düşünmemek gerekir. İnflamasyon, vücudumuza herhangi bir yolla giren yabancı bir maddeye ya da stres, beslenme ve yaşam tarzı gibi çeşitli etkenlere karşı bağışıklık sistemimizin verdiği tepkidir. Bugün kanser dâhil olmak üzere kronik olarak tanımlanan pek çok hastalığın temelinde inflamasyon, yani iltihap bulunduğunu düşünüyorum. KOAH, ülseratif kolit, Crohn hastalığı, bağırsak hastalıkları ve sindirim sistemi ile solunum sistemini ilgilendiren birçok hastalığın altında da inflamasyon yer alır.”
MS HASTALIĞINDA ASIL SORUN İNFLAMASYONUN KAYNAĞI MI?
Yurtkuran, MS hastalığının oluşumunda inflamasyonun belirleyici rol oynadığına işaret ederek, şu uyarılarda bulundu:
“MS hastalığında özellikle yoğun stres, yoğun üzüntü ve vücudun aşırı derecede yıpranmasıyla bağışıklık sisteminin olumsuz etkilenmesi var. Bana göre MS, beyinde gelişen bir inflamasyon olayıdır. Atakları geciktirmenin yolu da bağışıklık sistemini baskılayarak sinir kılıfına yönelik saldırıyı azaltmak olarak tarif ediliyor. Bana göre asıl sorun da burada başlıyor. Çünkü bağışıklık sistemi baskılandığında vücudun hastalıklara karşı direnci azalıyor ve kişiler farklı sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalabiliyor. Bu nedenle inflamasyonun nedenlerinin mutlaka araştırılması ve hem doktorlar hem de toplum tarafından dikkate alınması gerekiyor. Enfeksiyon iltihaba yol açabilir, iltihap da bağışıklık sisteminin verdiği bir tepkinin sonucudur.”
“SAĞLIĞI EN ÇOK GÖRÜNMEYEN ALIŞKANLIKLAR ETKİLİYOR”
İnflamasyonun yalnızca biyolojik değil, psikolojik ve yaşam tarzına bağlı etkenlerle de yakından ilişkili olduğunu bildiren Ümit Yurtkuran, sözlerini şu şekilde sürdürdü:
“Öncelikle inflamasyona neden olan etkenlerin ortadan kaldırılması gerekir. İnflamasyonun birçok sebebi vardır. Bunların başında olumsuz düşünceler, yoğun stres ve üzüntü gelir. İnsanlar stres yönetimini öğrenmez, güçlerinin yettiği ya da yetmediği her konu için sürekli kendilerini yıpratır, her olayın altında bir kötülük arar ve geçmişte yaşadıkları olumsuzlukları bugüne taşıyarak amigdalanın ürettiği olumsuz senaryoların peşinden giderse sağlıklarını olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle insanların bilinçli davranması önemlidir. Geçmişte yaşananlar yaşanmış ve bitmiştir. Geçmişteki kötü olayları sürekli bugüne taşıyarak yaşamamak gerekir. Aynı şekilde henüz gerçekleşmemiş olumsuz ihtimaller için de bugünden kaygılanmamak gerekir. Başımıza gelen olayları birer tecrübe olarak değerlendirmeli ve yolumuza devam etmeliyiz. Öte yandan inflamasyonun, dolayısıyla kanser dâhil birçok hastalığın en önemli nedenlerinden biri de alkol ve sigara kullanımıdır.”
“SAĞLIKLI YAŞAMIN TEMELİNDE DENGE VARDIR”
Yurtkuran, kronik hastalıkların tedavisinde yalnızca belirtileri baskılamaya odaklanmanın yeterli olmadığını söyleyerek, şu tavsiyelerde bulundu:
“Tansiyonun veya diyabetin altında yatan nedenler ortadan kaldırılmadığı sürece yalnızca ilaç kullanmak kalıcı bir iyileşme sağlamaz. Çünkü hastalığın nedenleri ortadan kaldırılmıyor, yalnızca belirtiler baskılanıyor. Belirtileri kontrol altına almak amacıyla kullanılan ilaçların da vücuda ek yük oluşturabileceğine inanıyorum. Bu yüzden insanların ilaç kullanmadan önce prospektüsleri okumayı alışkanlık hâline getirmeleri gerekiyor. Hiçbir konuda aşırılığa kaçmamak gerekir; sağlıklı yaşamın temelinde denge vardır.”

