Kanser ve diğer hastalıklarla ilgili uyarı! Ümit Yurtkuran: Genetik korkular abartılıyor
Ümit Yurtkuran, kanser ve diğer hastalıklarla ilgili genetik korkuların abartıldığını vurgulayarak, “Genetik olarak kansere ‘abone’ olmak mümkün değildir." dedi.
Yeni Ankara TV’de yayınlanan “Önce Sağlık” programının daimi konuğu, Yeni Ankara Yazarı Ümit Yurtkuran, akciğer kanserinin hem birey hem de toplum sağlığı üzerindeki etkilerini ele aldı.

“AKCİĞER KANSER HASTALARIN YÜZDE 90’I SİGARA İÇİYOR”
Akciğerin otomatik işlevlerini bozacak en büyük etkenin sigara olduğunu söyleyen Yurtkuran, “Akciğer kanseri ciddi bir kanser türüdür, ancak birinci sırada değildir. Kanser, dünyanın başının belasıdır ve bu belayı dünyaya yayan yine insanlardır. Akciğer kanserine gelince; kanser dediğimiz şey, hücrelerin kontrolsüz bir şekilde çoğalmasıdır. Yani tüm hastalıklar gibi kanser de hücrelerde başlar ve hücrelerle ilgilidir. İnsanlar, akciğerin otomatik olarak yaptığı işleri bozabilmek için çeşitli etkenleri uygular. Bu etkenlerin en başında sigara gelir. Sigara, içinde binlerce zararlı madde barındıran bir zehirdir. Bugün dünya genelinde akciğer kanseri hastalarının yüzde 90’ı sigara içen kişilerden oluşmaktadır. İnsanlar, paket üzerindeki uyarıları görmelerine rağmen çoğu zaman bilinçli olarak sigara içmektedir.” ifadelerine yer verdi.
Yurtkuran, akciğer kanserinin yalnızca sigaradan kaynaklanmadığını vurgulayarak, “Sigara tek başına akciğer kanserinin sebebi değildir; birçok başka etken de vardır. Bunların başında evlerde ve çevrede maruz kaldığımız toksinler gelir. Perdeler, halılar, mobilyalar, parfümler, çamaşır suları ve deterjanlar soluduğumuz havayı kirleten başlıca unsurlardır” dedi.

“GÖZ ARDI EDİLEN MESLEKLER AKCİĞER SAĞLIĞINI TEHDİT EDİYOR”
Yurtkuran ayrıca, toplumda göz ardı edilen mesleklerin de akciğer sağlığı açısından risk oluşturduğunu belirterek, “Otomobil ve mobilya boyacıları gibi çalışanların korunması da gerekiyor. Bu kişilere maske mecburiyeti getirilmeli ve en kaliteli maskeler ücretsiz dağıtılmalı. Maske kullanmayanlara ise en ağır cezalar uygulanmalı. Çünkü soluduğumuz havanın temiz olması hayati öneme sahip.” şeklinde konuştu.
“BEYİN TÜMÖRÜ, KALP KRİZİ, KOAH… SİGARA HER YERDE”
Sigaranın zararlarının yalnızca akciğer kanseriyle sınırlı olmadığını vurgulayan Yurtkuran, şöyle devam etti:
“Bunun yanında, sigaranın zararları sadece akciğer kanseri ile sınırlı değildir; beyin tümörü hastalarının yüzde 99’u, damar tıkanıklığı yaşayanların yüzde 90’ı, amfizem hastalarının yüzde 90’ı, beyin kanaması geçirenlerin yüzde 85’i, kalp krizi geçirenlerin yüzde 80’i ve astım veya KOAH hastalarının yüzde 80’i sigara içenler arasındadır. Artık insanlara sadece ‘sigara içmeyin’ demek yeterli değildir; çünkü bu tür uyarılar bazen ters tepebilir ve insanları daha çok sigara içmeye yönlendirebilir. Sigara içme oranı hâlâ artmaktadır ve buna bağlı olarak ölüm oranı da sürekli yükselmektedir. Dünya genelinde bugün sigaradan ölen insan sayısı 8 milyonu bulmaktadır; bu nedenle sigara kullanımını azaltmak için daha etkin önlemler alınması gerekmektedir.”
“YASAKLAR TEK BAŞINA ÇÖZÜM DEĞİL”
Yazar Ümit Yurtkuran, Sağlık Bakanlığının sigara ile ilgili getirdiği yasaklar hakkında ise şu değerlendirmelerde bulundu:
“Biz yasaklara tepki gösteren bir milletiz. İnsanlar çoğu zaman yasakların bir yolunu bulur veya bulurlar. Ancak şunu belirtmek istiyorum: Bir insanın 40–50 yıl boyunca sigara içerek sağlığına zarar vermesi ile kırkıncı kattan aşağıya atlayıp birkaç saniye içinde ölmesi arasında fark yoktur. Bu nedenle sigara içenlerin dikkatli olması şarttır. Bugün dünya genelinde 8 milyon insan, sigaraya bağlı hastalıklardan hayatını kaybetmektedir. Herkes kendi tercihinden sorumludur ve kimsenin kimseye müdahale etme hakkı yoktur; ben ise sigara içmenin yasaklarla çözüleceğine inananlardan değilim.”
“DIŞ ETKENLER AKCİĞER KANSERİNDE SİGARA KADAR ÖNEMLİ”
Akciğer kanserinde dış etkenlerin de büyük rol oynadığını söyleyen Yurtkuran, “Akciğer kanserinde yediklerimiz ve içtiklerimizden çok, yaptıklarımız, düşündüklerimiz ve dışarıdan aldığımız toksinler önemlidir. Asıl sorun, dışarıdan aldıklarımızdır; yediklerimizle birlikte zehir ve toksin alıyoruz. Ancak yediklerimizi sınırlı tutarsak, vücudumuzdaki detoks sistemleri bu toksinleri temizlemeye yeterli olur. Bizim yapmamız gereken tek şey bu sistemi bozmayacak şekilde yaşamak ve mümkün olduğunca aldığımız havaya, nefes alış şeklimize, içtiklerimize ve maruz kaldığımız toksinlere dikkat etmektir. Bu önlemler alındığında, kanser veya başka bir hastalığa yakalanma riskimiz büyük ölçüde azalır; aksine, birçok zararı kendi ellerimizle yaratıyoruz.” dedi.
“KANSERE ‘ABONE’ OLMAK MÜMKÜN DEĞİL”
Yurtkuran, kanser ve diğer hastalıklarla ilgili genetik korkuların abartıldığını belirterek, şu ifadelere yer verdi:
“Eğer deden akciğer kanserinden ölmüşse, senin de mutlaka kansere yakalanacağını düşünüyorsun; oysa genetik olarak kansere ‘abone’ olmak mümkün değil. Bizim hastalıklara yatkın olup olmamamız, yaşam tarzımız ve yaratılışımızla ilgilidir. Genetik hastalık gelmez, genetik yatkınlık olabilir. Yanlışları tekrar etmezsek hastalanma ihtimalimiz yoktur.”
“POZİTİF DÜŞÜNCE VE STRES YÖNETİMİ HASTALIKLARA KARŞI ETKİLİ”
Kanser ve diğer hastalıklardan korunmak isteyen herkesin stres yönetimini öğrenmesi ve pozitif düşünceyi benimsemesi gerektiğini vurgulayan Yurtkuran, “Kanser olmak istemeyen veya hasta olmak istemeyen herkes, stres yönetimini öğrenmelidir. Pozitif düşünceyi benimsemelidir. Güler yüzlü ve pozitif düşünen insanların, diğerlerine göre daha az hasta oldukları yüzde 100 doğru bir gerçektir. Bu, tiyatrocular üzerinde yapılan araştırmalarla da belgelenmiştir. Trajedi rolleri oynayan oyuncuların hasta olma oranı, komedi veya pozitif karakterler oynayan oyunculara göre çok daha fazladır. Bu nedenle, mümkün olduğunca pozitif düşünün ve stres yönetimini öğrenerek başkalarının hataları veya olumsuzlukları yüzünden kendinizi cezalandırmayın.” dedi.

