Kalbiniz alarm veriyor olabilir! Damarların üç büyük düşmanı

Yeni Ankara yazarı Ümit Yurtkuran, kalp ritmindeki bozulmaların yalnızca kalpten kaynaklanmayabileceğine dikkat çekerek, “Kalp ritmi bozulmuşsa, kalp arada sırada tekliyormuş gibi hissediliyorsa vücutta mutlaka araştırılması gereken bir problem olabilir” dedi.

Yeni Ankara TV ekranlarında her hafta izleyiciyle buluşan “Önce Sağlık programının daimi konuğu Ümit Yurtkuran, kalp ve damar sağlığı konusunda dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

"KALBİ TEK BAŞINA DÜŞÜNMEYİN"

Yurtkuran, kalbin tek başına değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, “Vücudumuzdaki yaklaşık 100 trilyon hücrenin yaşamını sürdürebilmesi için enerji üretimi ve çeşitli işlevlerin devam etmesi gerekiyor. Bunların tamamının çalışabilmesi için kanın ilgili bölgelere ulaşması şart. Kanı vücuda gönderen merkez organ ise kalptir. Bu nedenle dolaşım sistemini bir bütün olarak düşünmek ve bu sistemin sağlığımız üzerindeki etkilerini değerlendirmek gerekir. Kalbimiz ya da dolaşım sistemimiz sağlıklıysa vücudumuzun genel sağlığı da bundan olumlu etkilenir. Dünya genelinde en önemli ölüm nedenlerinin başında kanser değil, dolaşım sistemi hastalıkları geliyor. Dolayısıyla yaşam tarzımız, beslenme şeklimiz ve diğer sağlık alışkanlıklarımız da dolaşım sistemimizin sağlığını doğrudan etkileyebilir." ifadelerini kullandı.

"DAMARLARI SADECE YAĞLAR DEĞİL, STRES DE ZORLUYOR"

Kalp hastalıklarının farklı şekillerde ortaya çıkabileceğine değinen Yurtkuran, “Kalp ve damar sisteminde meydana gelen sorunların birçok farklı sonucu olabilir. Kalp krizi, beyin kanaması, pıhtı oluşumu ya da damar tıkanıklığı gibi durumların tamamı dolaşım sisteminde meydana gelen ciddi sorunlarla ilişkilidir. Bu nedenle kalbi tek başına değil, bütün dolaşım sistemi içerisinde değerlendirmek gerekir. Dolaşım sistemi problemlerinin en önemli nedenlerinden biri, dolaşım sisteminde meydana gelen inflamasyondur. Bunu önlemenin yollarının başında stres yönetimi geliyor. Düşüncelerimizi, sinirimizi, stresimizi ve negatif düşüncelerimizi kontrol etmeye dikkat etmemiz gerekiyor. Damar tıkanıklığını önlemek istiyorsak öncelikle stres yönetimini öğrenmeli, olumsuz düşünceleri zihnimizden uzaklaştırmalı ve geçmişte yaşadığımız kötü olayların etkisiyle geleceğimizi şekillendirmemeliyiz." şeklinde konuştu.

Vücudu hareket ettirmek neden önemli? Yapay zeka-Fotoğraf

Vücudu hareket ettirmek neden önemli? Yapay zeka-Fotoğraf

UZUN SÜRE OTURUYORSANIZ DİKKAT! VÜCUDUNUZ BU SİNYALİ VERİYOR

Yurtkuran, beslenmeye dikkat edilmesi ve fiziksel hareketin artırılmasıyla damar problemlerinin büyük ölçüde önlenebileceğini ifade ederek, şu uyarılarda bulundu:

"Beslenme tarzımıza mutlaka dikkat etmeliyiz. Bağırsak floramızın sağlıklı ve düzenli çalışması gerekiyor. Her türlü yapay ve sağlıksız gıdadan, fazla şekerli içeceklerden ve abur cuburdan mümkün olduğunca uzak durmalıyız. Aşırı kilo, obezite, insülin direnci ve yüksek tansiyona neden olabilecek faktörlerin tamamı damar sağlığını olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle beslenmemize özel olarak dikkat etmemiz gerekiyor. Hareketsizlik, damar problemlerinin temel nedenlerinden biridir. Biz yaratılışımız gereği hareket eden insanlar olmak zorundayız. Uzun süre oturduğumuzda özellikle bacaklarımızda şişlikler meydana gelebiliyor. Bu da vücudumuzun bize hareket etmemiz gerektiğini gösteren işaretlerinden biri. Bu nedenle günlük hayatımızdaki hareket miktarını artırmalı, yürümeli, mümkün olduğunca yürüyen merdiven ve asansör yerine kendi bacaklarımızı kullanmalıyız."

Burundan nefes almanın nitrik oksit üretimi açısından önemli olduğunu savunan Yurtkuran, “Nitrik oksidin üretilebilmesi için bazı şartlar var. Hareket etmek, yürümek ve koşmak bunlardan bazıları. Ancak özellikle burundan nefes alıp vermemiz önemli. Sinüs bölgelerinde nitrik oksit üretim merkezleri bulunuyor. Burundan nefes aldığımızda burada üretilen nitrik oksit solunan havaya karışarak akciğerlere ve dolaşım sistemine ulaşabiliyor. Sigara ve nargile gibi ürünler ile sürekli ağızdan nefes alma alışkanlığı nedeniyle burundan nefes almayı adeta unutmuş durumdayız. Oysa küçük çocuklara baktığınızda çoğunlukla burunlarından nefes aldıklarını görürsünüz. Bunun nedeni, doğal nefes alışkanlığımızın burundan nefes almaya uygun olmasıdır. Bu nedenle insanların nefes alışverişlerine de dikkat etmeleri gerekiyor" dedi.

KALBİN RİTMİ NEDEN BOZULUYOR?

Yurtkuran, kalp ritmi bozukluklarının yalnızca kalpten kaynaklanmayabileceğini belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Kalp ritmi bozukluğunun ana sebeplerinden birinin, vücudumuzun herhangi bir yerinde gelişen yoğun enfeksiyon olduğunu düşünüyorum. Bu konuda farklı uzmanların da benzer görüşleri bulunuyor. Enfeksiyonun mutlaka kalpte olması gerekmiyor. Bağırsaklarda veya vücudun başka bir bölgesinde yoğun bir enfeksiyon varsa kalp bununla ilgili sinyal vermeye başlayabilir. Çünkü kalp, dolaşım sistemi aracılığıyla bütün vücudumuzla bağlantılıdır. Kalp ritmi bozulmuşsa, kalp arada sırada tekliyormuş gibi hissediliyorsa vücutta mutlaka araştırılması gereken bir problem olabilir. Organlardan birinde enfeksiyon bulunup bulunmadığına dikkat edilmeli ve gerekli müdahale yapılmalıdır. Kalbin kendi kendine ritmini bozduğunu düşünmek yerine, bu durumun altında yatan nedenlerin araştırılması gerekir."

"KOLESTEROLÜNÜZ YÜKSEKSE SADECE İLACA ODAKLANMAYIN"

Kolesterol yüksekliğinin yalnızca ilaç kullanılarak değerlendirilmemesi gerektiğini öne süren Yurtkuran, “Kolesterol yüksekliği, vücudumuzda yanlış giden bir şeylere dikkat etmemiz gerektiğini gösteren bir işaret olarak da değerlendirilmelidir. Beslenmemize, hayatımızdaki toksinlere, yediğimize ve içtiğimize dikkat etmemiz gerekiyor. Nefes alışverişimizden yaşam tarzımıza kadar birçok faktörü gözden geçirmeliyiz. Eğer kolesterolünüz yüksekse yalnızca değeri düşürmeye odaklanmak yerine, beslenmenize, içtiğinize, hayatınızdaki toksinlere, nefes alışverişinize ve genel yaşam tarzınıza dikkat etmeniz gerektiğini düşünmelisiniz.” ifadelerini kullandı.

Sağlık Yaşam