Anne adayları dikkat! Hamilelikte çatlak oluşumu nasıl önlenir?
Yeni Ankara yazarı Ümit Yurtkuran, hamilelik döneminde oluşan çatlakların temel nedeninin hücre yenilenmesindeki yavaşlama olduğunu belirterek, doğal yağların düzenli ve birlikte kullanımının ciltte esnekliği artırarak çatlak oluşumunu azaltabileceğini ifade etti.
Yeni Ankara TV’nin daimi konuğu ve yazarı Ümit Yurtkuran, hamilelik sürecinde oluşan cilt çatlakları ile doğum sonrası anne sütü yetersizliğine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Hamilelikte baba desteğinin önemi / Yapay zeka fotoğraf
“HAMİLELİKTE BABA DESTEĞİ ANNE VE BEBEK İÇİN KRİTİK”
Yurtkuran, hamilelik sürecinde yalnızca annenin değil, babanın tutum ve davranışlarının da büyük rol oynadığını belirterek, “Anne adayı hamileliğini tek başına yaşıyor olsa da babanın yaptıkları hem annenin psikolojisini hem de çocuğun psikolojisini mutlaka etkiler. Özellikle hamilelik döneminde babanın sorumlu bir şekilde annenin motivasyonunu ve moralini yüksek tutması, ona destek olması şarttır. Çatlak konusu kadınlar için önemlidir. Kilo alıp verenlerde de bu durum görülür. Bizim insanımızın bitkilerden korkmaması gerekir. Maalesef özellikle doktorlarımızda, hatta fitoterapiyle uğraşanlarda bile bitkiler konusunda ‘şöyle dikkat edin, aracınız şöyle mahvolur, bu böyle mahvolur, sakın bitkileri bir araya getirmeyin, sakın aynı anda kullanmayın’ gibi ifadelerle sürekli bir korku pompalanmaktadır.” dedi.

Hamilelikte çatlak neden olur
“ÇATLAKLARIN TEMEL NEDENİ HÜCRE YENİLENMESİNİN ZAYIFLAMASI”
Çatlak oluşumunun temelinde vücuttaki hücre yenilenmesinin zayıflamasının yattığını söyleyen Yurtkuran, şöyle konuştu:
“Bu bitkileri bir arada alıp hap gibi yutarsanız veya bir kaba doldurup tüketirseniz, hiçbir zararını görmeyeceğiniz gibi tahmin edemeyeceğiniz ölçüde faydasını da görürsünüz. Çünkü insanın insan üzerindeki sinerjik etkisi gibi bitkilerin de birbirleri üzerinde sinerjik etkisi vardır. Dudak, göz çevresi ya da göbek bölgesi fark etmeksizin, herhangi bir çatlağın ya da yaranın iyileşmemesinin temel nedeni vücutta hücre yenilenmesinin zayıflamasıdır. Hücrelerimiz sürekli kendini yenileyerek canlılığını sürdürür. Ancak mineral veya vitamin eksikliği varsa, vücutta toksin fazlalığı ya da iltihap (inflamasyon) bulunuyorsa hücre yenilenmesi zayıflar. Çatlakların oluşmasının sebebi de budur. Bağışıklık sistemi ne kadar güçlüyse, yara ve çatlakların iyileşmesi o kadar hızlı olur. Bazı kişilerde 3 gün içinde fark edilir bir iyileşme görülürken, bazı kişilerde bu süre 10–15 günü bulabilir. Bu durum, vücuttaki vitamin, mineral ve iz element eksikliğine bağlıdır. Ancak en başından, çatlak oluşmadan önce kullanmaya başlanırsa süreç çok daha sağlıklı ilerler.”
“SÜT ARTIŞI İÇİN BİTKİSEL YÖNTEMLER KULLANILABİLİR”
Yurtkuran, hamilelikte çatlak oluşumuna karşı doğal yağların düzenli kullanımının etkili olabileceğini ifade ederek, “Çatlaklar için özellikle kullanılması gereken yağlar listem vardır. Bunlar; badem yağı, kuşburnu yağı, kantaron yağı, jojoba yağı, argan yağı, kakao yağı, kayısı çekirdeği yağı, buğday yağı, Hindistan cevizi yağı ve shea yağıdır. Bu yağlardan herhangi birini bulamamanız sorun değildir. Bulduklarınızı bir araya getirip karıştırarak kullanabilirsiniz. Günde bir veya iki defa, kilo alacak ya da genişleyecek bölgelere uygulandığında o bölgede çatlak oluşmadığını zamanla göreceksiniz. Jojoba yağı ve Hindistan cevizi yağını, Hindistan cevizi yağını eritip sıvı hale getirdikten sonra diğer yağlarla birlikte karıştırabilirsiniz. İsteğe bağlı olarak hoşunuza giden bir koku için lavanta ya da biberiye yağı gibi uçucu yağlardan 20-25 damla ekleyebilirsiniz. Bu karışım, yeterli miktarda ve düzenli şekilde günde bir veya iki kez kullanıldığında, zamanla çatlak oluşumunun engellendiği görülecektir.” ifadelerine yer verdi.

Anne sütü nasıl artırılır
ANNE SÜTÜ NASIL ARTIRILIR?
Doğum sonrası dönemde bebeklerde görülen sancı ve anne sütü yetersizliğinde neler yapılması konusuna da değinen Yurtkuran, şunları kaydetti:
“Doğumdan sonra en büyük problemlerden biri, çocukların sancısı ve süt meselesidir. Annenin sütü yeterli gelmeyebilir ya da az gelebilir. Bu durumda çocuk sancı yaşayabilir ve sık sık ağlayabilir. Ancak en başta korku pompalanmış olduğu için en küçük bir olumsuzlukta herkes bunu ciddi bir problem gibi algılar ve gece gündüz demeden doktora başvurur. Oysa çocuk herhangi bir rahatsızlık yaşadığında bunu ağlayarak ifade eder. İdrarını yapar ağlar, dışkısını yapar ağlar, gazı olur ağlar ya da acı hisseder ağlar. Bu nedenle çocuğun ağlamasından endişelenmek yerine, annenin onu kucağına alarak kendi sıcaklığını ve enerjisini hissettirmesi çoğu zaman ağlamayı azaltacaktır. Sütün yetersiz olduğu durumlarda ise süt salımını destekleyen birçok bitki bulunmaktadır. Bunların başında çemen otu gelir. Rezene, anason, ısırgan, dereotu, deve dikeni, susam ve hurma gibi besinler de süt artırıcı etkiye sahiptir. Bu bitkiler yağ formunda ya da bitki olarak ağız yoluyla alınabilir. Uygun bir karışım hazırlanarak tüketilebilir. Ayrıca bitkiler öğütülerek tatlı kaşığıyla alınabilir ya da çay şeklinde demlenerek içilebilir.”
“BEBEK ANNE KARNINDA HER ŞEYİ HİSSEDİYOR”
Hamilelik sürecinde anne ve babanın birlikte oluşturduğu duygusal ortamın bebek üzerinde önemli etkileri olduğunu belirten Yurtkuran, “Özellikle hamilelik döneminde anne ve babanın birlikte bir yuva olduklarını, anne karnındaki çocuğa hissettirerek bu süreci geçirmelerini tavsiye ederim. Annelere, özellikle çocuklarıyla konuşmalarını, onlarla güzel sohbetler yapmalarını ve hoş şeyler dinletmelerini öneririm. Ultrason yapılırken bebeğin içeride nasıl tepki verdiği ve zaman zaman rahatsız olduğu rahatlıkla gözlemlenebilir. Ancak çoğu zaman insanlar bebeğin bu durumuna dikkat etmek yerine sadece cinsiyetine odaklanmaktadır.” dedi.
