Hamilelik süreci nasıl geçirilmeli? Yurtkuran’dan anne adaylarına öneriler!

Yeni Ankara Yazarı Ümit Yurtkuran, hamilelik sürecinde yaşam tarzının belirleyici olduğunu söyleyerek, tavsiyelerde bulundu.

Yeni Ankara TV’nin daimi konuğu ve yazarı Ümit Yurtkuran, hamilelik sürecine dair değerlendirmelerde bulundu.

“İNSAN VÜCUDU GEBELİĞE BAŞTAN SONA HAZIRLANIR”

Yurtkuran, hamilelik sürecinin yalnızca beslenme ile sınırlı bir konu olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, “Hamileliğe hazırlanma süreci, hamilelik öncesinde başlar; annenin ve babanın bilinçli bir şekilde bu işe teşebbüs etmesi gerekir. Hamilelik başladıktan sonra da dikkat edilmesi gereken birçok husus vardır. En az altı ay öncesinden itibaren, anne ve baba her açıdan hamileliğe hazırlanmalıdır. Psikolojik olarak olumsuz düşüncelerden arınmak, stresten uzak durmak, üzülmemek, beslenmeye dikkat etmek ve toksinlerden kaçınmak önemlidir. Tüm bu hazırlıklarla birlikte anne hamile kalmalıdır. İnsanlar, hamilelikte neler olup bittiğini ve nelerin olacağını sadece uzman doktorların bildiğini düşünerek tüm sorumluluğu onlara havale etmektedir. Oysa insan vücudu son derece muazzam bir yapıdır. Hamilelik başladığı andan itibaren kadındaki endokrin sistemi devreye girer ve vücut, yüklenen programa göre tüm yapısını, tırnak ucundan beyine kadar, hamileliğe hazırlamaya başlar.” ifadelerine yer verdi.

“SAĞLIKLI KOŞULLARDA DOĞUM ŞANSI YÜZDE 90”

Sağlıklı koşulların oluştuğu bir gebelik sürecinde bebeğin normal şekilde gelişip doğma ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu söyleyen Yurtkuran, “Doktora gitme imkânı olduğu ve müdahale edecek yan etkenler olmadığı takdirde, normal şartlarda çocuğun sağlıklı bir şekilde gelişip doğma şansı yüzde 90’dır. Ancak çevre veya doktor tarafından ilk aylarda sürekli ‘Bunu yapma, düşük olur’, ‘Şunu yapma, sorun çıkar’ gibi olumsuz telkinler anneye iletilirse, bu durum hamilelik üzerinde ciddi psikolojik baskı oluşturur. Beyin, hamilelik sürecinde gereken işleri yapmaya başlamıştır; fakat sürekli müdahale ve korku telkinleri anne üzerinde stres yaratır. Örneğin, ‘Sağ tarafına yatma, sol tarafına yatma, şuraya çıkma’ gibi ifadeler, annenin doğal süreçle uyumunu bozar. Bu nedenle, hamileliğin korkulacak bir durum olmadığını, doğal bir olay olduğunu kabul etmek ve bu bilinçle sürece yaklaşmak son derece önemlidir.” şeklinde konuştu.

“STRES VE KORKU SÜRECİN EN BÜYÜK DÜŞMANI”

Yurtkuran, hamilelik sürecinde anne adaylarının hem fiziksel hem de psikolojik açıdan dikkatli olması gerektiğini ifade ederek, şöyle konuştu:

“Hamilelik sürecinde birçok şeye dikkat etmek gerekir; toksinlerden uzak durmak, stres yaşamamak, gereksiz yere endişelenmemek, iş yerinde düzeni sağlamak ve temizlik malzemeleri gibi kimyasallardan mümkün olduğunca uzak durmak önemlidir. Bunlar çocuk için elbette gereklidir. Ancak en başta, korkuyu ve stres, sinir gibi olumsuz duyguları hayatından çıkarmak gerekir. Hamilelik nasıl gidiyor? Hamilelik dönemindeki problemlerden biri de yine bu korkulardır. Ürünün gelişim aşamasında sık sık doktor kontrolüne gitmek veya sürekli ultrason yaptırmak aşırı müdahale çocuğun doğal sürecini etkileyebilir. Bu nedenle hamile kadınların sakin ve dingin bir ruhla, huzur içinde hamileliğinin tadını çıkararak normal hayatına devam etmesi gerekir.”

HAMİLELİKTE BESLENME NASIL OLMALI?

Hamilelikte mevcut sağlıklı yaşam alışkanlıklarının daha bilinçli şekilde sürdürülmesi gerektiğini dile getiren Yurtkuran, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Hamileliğe özgü özel bir beslenme programı yoktur; önemli olan, sorumluluk sahibi bir annenin hamile kaldığı andan itibaren normal yaşantısında nasıl besleniyorsa, bunu daha bilinçli ve dikkatli bir şekilde sürdürmesidir. Vücudumuzda öyle güzel sistemler var ki, ihtiyacı olanı zaten ister. Hamile bir kadının bazı yiyeceklerden tiksinmesi ya da yağlı yiyeceklerde midesinin bulanması, vücudun ihtiyacına göredir. Aşerme olayı da bunun bir örneğidir; canın neden belirli bir şeyi istiyorsa, genellikle vücudun o anda ihtiyacı olan bir vitamin, mineral veya element vardır. Hamile kadınlar, hareketlerine dikkat etmeli, mümkün olduğunca fiziksel aktivite yapmalı ve uykularına özen göstermelidir. Çünkü annenin kanında ne dolaşıyorsa, çocuğun kanında da o dolaşıyor.”

HAMİLELİĞİN SON AYLARINDA UYKU DÜZENİ NEDEN BOZULUR?

Yurtkuran, hamileliğin son aylarında anne adaylarında görülen uyku düzeni değişikliklerinin doğal bir süreç olduğunu belirterek, “Hamileliğin son aylarında annenin uyku düzeni çeşitli sebeplerle sık sık bozuluyor. Bunu önlemek için hemen doktora gidiliyor, oysa vücut doğumdan sonrasına kendini hazırlıyor. Doğumdan sonra çocuk uyumayacak; anne aylarca uykusuz kalacak, uyku düzenini çocuğa göre bölecek, uyuyacak, uyanacak. İşte hamileliğin son aylarında vücut, anneye bu süreç için kendini uyup uyanmaya alıştırıyor. Ancak çoğu zaman insanlar bunu dikkate almıyor; uyku düzenim bozuldu diye hemen doktora başvuruyor. Halbuki vücut bunu otomatik olarak düzenli bir şekilde yönetiyor.” dedi.

“YAŞAM TARZI HER ŞEYİ BELİRLER”

Yurtkuran, sağlıklı bir gebelik süreci için hem anne hem de babanın hamilelik öncesinde yaşam tarzına dikkat etmesi gerektiğini vurgulayarak şu uyarılarda bulundu:

“Hamilelik öncesinde annenin ve babanın çok ciddi şekilde dikkat etmesi gerekir. Çünkü kaliteli bir sperm ile kaliteli bir yumurta bir araya gelirse, kalitesiz bir oluşum ortaya çıkmaz. Bu süreçte bütün vücuda iş düşüyor; ancak sindirim sistemimiz, malzeme temini ve üretimi açısından ana faktör olduğu için bağırsak florası çok önemlidir. Eğer annenin bağırsak florası bozuksa ve bu düzeltilmeden hamilelik olursa, doğacak bebeğin bağırsak florası da büyük ölçüde bozuk olacaktır. Bu nedenle hamilelik öncesi, insanların kendine dikkat etmesi; zararlı alışkanlıklarından, sigara gibi etkenlerden uzak durması gerekir. Toksinler, beslenmede yapılan hatalar, olumsuz düşünceler, sinir, stres ve üzüntü gibi faktörler anne kafasından uzak tutulmalıdır. Bu nedenle hem annenin hem babanın gerekeni yapması şarttır. Çünkü beynimiz düşünce ve stres kimyasalları üretir; annenin morali bozuksa veya kafası karışıksa, bu durum yüzde 100 çocuk gelişimini etkiler. Ancak tüm bunların yanında en üst sırada, annenin düşünce bazında rahat, huzurlu ve keyifli bir ortamda bulunması; strese girmemesi ve geçmişte ya da o anki olumsuz düşüncelere kendini kaptırmaması gerekir.”
Sağlık