Doyma hissinizi kim çalıyor? Masum görünen o gizli tehlike!

Yeni Ankara Yazarı Ümit Yurtkuran, beslenme alışkanlıklarının insan sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, Biz yalnızca beslenmek için yemiyoruz, çoğu zaman sağlığımızı bozacak şekilde besleniyoruz. Bu nedenle ne yediğimizi bilerek ve dengeli şekilde beslenmemiz gerekir.” dedi.

Doyma hissinizi kim çalıyor? Masum görünen o gizli tehlike!

Yeni Ankara TV ekranlarında yayınlanan Önce Sağlık programının daimi konuğu Yeni Ankara yazarı Ümit Yurtkuran, sağlıklı beslenme konusunda dikkat edilmesi gereken noktaları değerlendirdi.

“İNSAN KENDİ SAĞLIĞINI BOZAN TEK CANLIDIR”

Yurtkuran, beslenmenin insan sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, “Beslenme, insan sağlığı için en önemli faktörlerden biridir. İnsan, Allah’ın yarattığı canlılar arasında kendi iradesiyle kendine zarar verebilen tek canlıdır. Diğer tüm canlılar bir program dâhilinde, yani yaratılışlarına uygun şekilde hareket eder. Hiçbir hayvanı, hormonlarla beslenenler hariç, obez görmezsiniz. Çünkü ihtiyaçları kadar yer ve sonra yemeyi bırakırlar. Ancak insanlar gün boyu sürekli yemek tüketir. Sabah kahvaltıyla başlayan süreç, çaylar, ara öğünler, akşam yemeği, tatlı ve ardından tekrar çay ve kahve ile devam eder. Bu durum, düzensiz ve sağlıksız bir beslenme alışkanlığına işaret eder. Oysa beslenme, yaşam için de sağlık için de vazgeçilmezdir. Bu nedenle hem doğru beslenmeyi hem de sindirim sisteminin nasıl çalıştığını bilmek gerekir. En kaliteli ve organik gıdalar tüketilse bile bağırsak florası ve sindirim sistemi sağlıklı değilse bu gıdalardan fayda sağlanamaz. Bu yüzden sağlıklı beslenmenin ilk şartı, sağlıklı bir sindirim sistemidir.” ifadelerini kullandı.

Doğru beslenmenin püf noktaları

Doğru beslenmenin püf noktaları

“SAĞLIK İÇİN EN BÜYÜK TEHLİKELERDEN BİRİ”

Modern yaşamda özellikle fast food tüketiminin artmasının ciddi sağlık risklerini beraberinde getirdiğini söyleyen Yurtkuran, “Biz yalnızca beslenmek için yemiyoruz, çoğu zaman sağlığımızı bozacak şekilde besleniyoruz. Özellikle fast food tarzı yiyecekler vücudu beslemez, aksine zarar verir. Bu gıdaların içinde bulunan ve halk arasında ‘Çin tuzu’ olarak bilinen monosodyum glutamat, beyindeki doyma merkezini baskılar ve daha fazla yeme isteği oluşturur. Bu durum kilo artışına ve obeziteye neden olur. Dolayısıyla bu tür gıdalardan uzak durmak gerekir.” dedi.

“HER DİYET HERKESE OLMAZ”

Yurtkuran, beslenmede tek yönlü yaklaşımların ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkat çekerek, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Karbonhidrat, protein ve yağ olmadan sağlıklı bir yaşam mümkün değildir; vücudun hepsine ihtiyacı vardır. Ancak bazı diyetlerde yalnızca protein tüketilerek zayıflama hedeflenir. Bu tür beslenme, kandaki ürik asidin artmasına neden olur. Artan asidi dengelemek için karaciğer kolesterol üretir ve bu durum damar sertliği ile tıkanıklığa yol açabilir. Kişi kilo verebilir ancak aynı zamanda sağlığını kaybedebilir. Bu nedenle vücutta karbonhidrat, protein ve yağ dengesinin korunması şarttır. Ağızdan alınan her gıda, sindirim sisteminde belirli işlemlerden geçerek parçalanır ve değerlendirilir. Dünyada birbirinin aynısı olan hiçbir insan yoktur. Bu nedenle herkese aynı diyet programını uygulamak doğru değildir. Amaç yalnızca kilo vermek olursa bazı yöntemler işe yarayabilir; ancak bu süreçte sağlık zarar görebilir. Önemli olan, sağlığı bozmadan kilo vermektir. Araştırmalar, uzun yaşayan insanların ortak bir beslenme şekline sahip olmadığını göstermektedir. Ortak nokta ise dengeli beslenmedir. Sindirim sistemi çok karmaşık bir yapıya sahiptir ve milyonlarca kimyasal süreç içerir. Vücut, ihtiyaç duyulan vitamin ve mineralleri doğru zamanda ilgili hücrelere ulaştırır. Bu sistemi dışarıdan yönetmek mümkün değildir. Bu nedenle en doğru yaklaşım, aşırıya kaçmadan ve sindirim sistemini zorlamadan beslenmektir.”

“DOĞRU DÜZEN KİŞİYE GÖRE DEĞİŞİR”

Doğru beslenme düzeninin kişiden kişiye değişebileceğini söyleyen Yurtkuran, “Beslenme konusunda çok farklı görüşler bulunmaktadır ve bu durum insanları kafa karışıklığına sürüklemektedir. Kimisi az öğün, kimisi çok öğün önerir. Bu nedenle doğruyu bulmak zorlaşmaktadır. Vücut, alınan besinleri ihtiyaca göre enerjiye dönüştürür veya depolar. Aşırı beslenme ise karaciğer yağlanmasına, kan yağlarının artmasına ve kalp-damar hastalıklarına yol açabilir. Bu nedenle ne yediğimizi bilerek ve dengeli şekilde beslenmemiz gerekir. Daha az ve kontrollü öğünlerle beslenmek, sindirim sistemini rahatlatır ve genel sağlığı olumlu etkiler.” değerlendirmesinde bulundu.

Sağlık