Bebeklerde gaz sancısının perde arkası ortaya çıktı! Ümit Yurtkuran'dan hayati uyarılar

Bebeklerde sık görülen gaz sancısının yalnızca fizyolojik bir durum olmadığına dikkat çeken Yeni Ankara yazarı Ümit Yurtkuran, annenin beslenme alışkanlıklarının anne sütü aracılığıyla bebeğin sindirim sistemini doğrudan etkileyebileceğini belirtti.

Yeni Ankara TV’nin daimi konuğu ve yazarı Ümit Yurtkuran, bebeklerde sıkça görülen gaz problemlerine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.

“ANNE NE YERSE BEBEK DE ONU ALIR”

Yurtkuran, anne adayının bağışıklık sistemi ve moral durumunun hamileliğin seyrinde önemli rol oynadığını belirterek, “Gaz dediğimiz durum hamilelik sürecinde annede yaşanan sıkıntılardır. Bağışıklık sistemi ne kadar güçlü olursa hamilelik o kadar rahat geçer ve doğum sonrası süreç de daha kolay olur. Bebekte görülen gaz problemi özellikle anne ve baba için ciddi bir sorun oluşturabilir. Anne ne yer ve içerse, kanında ne dolaşıyorsa süt yoluyla çocuğa da geçer. Anne ve babanın bağırsak florası iyi olduğunda çocuğun bağırsak florası da iyi olur, kötü olduğunda ise bebekte gaz problemleri görülebilir. Bu nedenle hamilelik öncesinden itibaren sindirim sisteminin düzenli çalışması için gerekli önlemler alınmalıdır.” dedi.

Bebeklerde gaz olmaması için nasıl beslenilmeli-Yapay zeka-fotoğraf

Bebeklerde gaz olmaması için nasıl beslenilmeli-Yapay zeka-fotoğraf

“BAKLAGİLLER VE BROKOLİ GAZ PROBLEMİNİ ARTIRABİLİR”

Bazı besinlerin ve beslenme alışkanlıklarının bebeklerde gaz oluşumunu tetikleyebileceğini belirten Yurtkuran, şöyle konuştu:

“Baklagiller, lahana ve brokoli gibi gaz yapıcı gıdalar tüketildiğinde çocukta gaz problemi yaşanabilir. Ayrıca bebeğin beslenme sırasında yanlış tutulması veya hızlı beslenme nedeniyle hava yutması da gaz oluşumuna sebep olabilir. Bu durumların önlenmesinde rezene yağı, papatya yağı, kantaron yağı ve anason yağı gibi bitkisel yağlardan yararlanılabilir. Nane ve lavanta gibi uçucu yağlar da destekleyici olarak az miktarda kullanılabilir. Özellikle rezene ve anason yağları, sakinleştirici ve gaz giderici etkileriyle fayda sağlayabilir. Gaz sancısı bebeğin ağlamasının temel nedenlerinden biridir ve bu sancıların azaltılması önemlidir. Bebeğin bağırsaklarında gaz olduğunda kasılmalar görülebilir. Bu süreçte bebeği sakinleştirmek ve anne-bebek temasını artırmak psikolojik açıdan da olumlu etki sağlar. Her ağlamada paniğe kapılmadan süreci yönetmek gerekir ve çoğu durumda acil müdahaleye gerek olmayabilir.”

ANNE NASIL BESLENMELİ?

Yurtkuran, hamilelik ve emzirme döneminde anne beslenmesinin nasıl olması gerektiğini şu sözlerle anlattı:

“Anne tabii ki gücüne ve durumuna göre beslenmelidir. Baklagillerin bu dönemde fazla tüketilmemesinde fayda vardır. Kuru fasulye, nohut ve mercimek tüketildiğinde anne ve bebekte gaz oluşabilir. Bu nedenle anne, bu tür gıdalardan tamamen vazgeçmeli ya da çok az ve kontrollü tüketmelidir. Lahana da aynı şekilde az tüketilmelidir. Baklagillerin gaz yapmaması için doğru pişirme yöntemleri uygulanmalı, suda bekletme gibi teknikler kullanılmalıdır. Anne yeterli su tüketimine dikkat etmeli ve sıvı alımını ihmal etmemelidir. Hazır gıdalardan ve zararlı içeceklerden uzak durulmalıdır. Çamaşır suyu ve deterjan gibi kimyasallardan da kaçınılmalıdır. Çünkü annenin vücuduna giren toksinler bebeği de etkiler. Sağlıklı beslenmede üzüm, hurma, kuru erik gibi doğal gıdalar tercih edilebilir. Bitkisel yağlarla masaj yapılması hem anneye hem bebeğe destek sağlar ve bağışıklık sisteminin güçlenmesine katkı sunabilir.”

Bebeklerde gaz olduğunda tedavi nasıl olmalı-Fotoğraf-Yapay zeka

Bebeklerde gaz olduğunda tedavi nasıl olmalı-Fotoğraf-Yapay zeka

“VÜCUDUN AÇLIK SİNYALLERİNİ DOĞRU OKUYUN”

Beslenme alışkanlıkları ve psikolojik durumun insan sağlığı üzerindeki etkilerine değinen Yurtkuran, şöyle devam etti:

“Çünkü acıkmamızın bir sebebi vardır. Bunlardan biri vücudun vitamin ve mineral eksikliklerini gidermeye yönelik verdiği sinyallerdir, diğeri ise alışkanlıklardır. Günümüzde bilgiye kolay ulaşılabildiği için kişi duyduğu ve okuduğu bilgileri mantık süzgecinden geçirmelidir. Kişi, hem mantığına hem de içgüdülerine uygun olan gıdaları ölçülü şekilde tüketebilir. En önemli nokta, kişinin zihninin rahat olmasıdır. Stres, üzüntü ve gereksiz tartışmalardan mümkün olduğunca uzak durulmalıdır. Aile içi meseleler fazla büyütülmemeli, eşler bu süreçte iş birliği içinde hareket etmelidir. Özellikle ebeveynler sorumluluk bilinciyle hareket etmeli ve birlikte uyum içinde olmalıdır. Böylece hem anne hem de çocuk için daha sağlıklı bir süreç yaşanır.”

“KORKU VE ENDİŞEDEN UZAK DURUN”

Yurtkuran, sindirim sisteminin doğru çalışabilmesi için ölçülü beslenmenin önemine dikkat çekerek, şu ifadelere yer verdi:

“Yediklerimiz ve içtiklerimiz, mümkün olduğu kadar hacmi aşmamak şartıyla tüketildiğinde sindirim sistemi en faydalı olanı alır ve gerekli olanı tam zamanında vücuda ulaştırır. Bu nedenle korkmamalı, endişe etmemeli ve moralimizi bozmamalıyız. Günümüzde ister hamilelikte ister başka durumlarda olsun, korku ve stres insanlığın en büyük sorunlarından biridir ve birçok kişi bu nedenle antidepresan kullanmaktadır. Bu yüzden bilinçli bir şekilde korkmadan, üzülmeden ve sinirlenmeden sağlığımıza dikkat etmeliyiz. Stres yönetimini öğrenmek gerekir, çünkü başka çaremiz yoktur. Beynimiz gördüğümüz, duyduğumuz ve düşündüğümüz her şeyi kaydeder; iyi ve kötü tüm olaylar zihinde yer eder. Olumsuz bir duygu oluştuğunda amigdala devreye girerek en kötü senaryoları üretir. Bu nedenle sinirlenmenin ve stresin önüne geçilmelidir. Stres kaynaklarından tamamen uzak durmak mümkün olmadığı için, stres yönetimini öğrenmek zorunludur.”
Yaşam Sağlık