Ümit Yurtkuran uyardı! Bebek mamalarındaki toksinler gelişimi etkiliyor mu?
Yeni Ankara Yazarı Ümit Yurtkuran, “Bebek mamalarının içindeki yapay vitaminler çoğunlukla karaciğer ve böbreğe yük bindiriyor. İçerdikleri ağır metaller ise sinir ve endokrin sistemini etkileyerek zeka geriliği ve dikkat dağınıklığına yol açabiliyor” dedi.
Yeni Ankara TV’de her hafta yayımlanan “Önce Sağlık” programının daimi konuğu ve Yeni Ankara Yazarı Ümit Yurtkuran, bebek mamalarındaki toksin risklerinden, bebek bezleri ve kadın pedlerinde kullanılan kimyasallara kadar pek çok konuyu aileler için masaya yatırdı.
“BEBEK MAMALARI BAŞLI BAŞINA TOKSİN NİTELİĞİNDE”
Bebek mamalarının toksin niteliğinde olduğunu belirten Yurtkuran, “Bebek maması dediğimiz ürün, içindeki toksinleri saymaktan ziyade başlı başına bir toksin niteliği taşıyor. Bunun nedeni, yapay bir formül içerisinde doğal hiçbir bileşenin bulunmaması; en doğal bilinen pirinç unu gibi içeriklerde bile arsenik, cıva ve diğer ağır metallerin olabileceği iddia ediliyor. Bebek mamalarının içinde mısır şurubu gibi tatlandırıcılar bulunuyor; bu şeker, bebeğin şeker bağımlısı olmasına yol açabilir. Ayrıca, palmiye yağı gibi ucuz yağlar içeriyor; bu yağlar kalsiyum emilimini azaltarak kemik gelişimini olumsuz etkileyebilir ve kabızlığa neden olabilir. Besin değerleri ise neredeyse yok denecek kadar azdır.” ifadelerine yer verdi.

BEBEK MAMALARINDAKİ TOKSİNLER GELİŞİMİ ETKİLİYOR MU?
Yurtkuran, bebek mamalarındaki yapay katkı maddeleri ve koruyucuların bebek sağlığı üzerindeki etkilerini şu şekilde anlattı:
“Bebek mamalarının içinde koruyucu maddeler, örneğin sorbat ve sodyum benzoat gibi bileşenler bulunuyor; bunlar raf ömrünü uzatmak için kullanılıyor, ancak alerjik reaksiyonlara yol açabilir, bağırsak florasını bozarak bağışıklık sisteminin gelişimine zarar verir. Ayrıca yapay aromalar ve tatlandırıcılar, mamadaki topaklanmayı önleyip daha pürüzsüz bir kıvam sağlamak için ekleniyor, ancak gaz, şişkinlik, ishal veya kabızlığın ana nedenlerinden biri olabiliyor. İçerdikleri ağır metaller, örneğin cıva ve arsenik, doğrudan sinir ve endokrin sistemini etkileyerek zeka geriliği ve dikkat dağınıklığına sebep olabilir. Bunun dışında öğünlere eklenen yapay vitaminler, besleyici izlenimi verseler de çoğunlukla karaciğer ve böbreğe yük bindirmekten başka işe yaramıyor.”
“ANNE SÜTÜ İLE DOĞAL BESLENME ŞART”
Bebek beslenmesinde doğal yöntemlerin önemine dikkat çeken Yurtkuran, şunları söyledi:
“Bebek mamalarının tamamen doğal olma ihtimali yoktur. Bebeklerin gıdaları midede sindirime hazır hale getirilerek bulamaç hâline getirilip azar azar verilirse, beslenmeleri çok daha rahat olur. Ancak asıl önemli olan, annelerin mutlaka bebeklerini emzirmesini sağlamasıdır. Anne sütü başlı başına bir mucizedir; gündüz salgılanan süt ile gece salgılanan süt farklıdır ve gece sütünde melatonin hormonu da bulunur. Süt yetmiyorsa, çemen otu tohumu, rezene tohumu, anason tohumu ve dereotu tohumu gibi doğal ürünler sütü artırmaya yardımcı olur ve bağırsakta gaz oluşumunu engeller. Özellikle küçük bebeklerde, gaz ve sancı problemleri bu şekilde önlenebilir. Ayrıca, rezene yağı, üzüm çekirdeği yağı, anason yağı, susam yağı veya badem yağı gibi yağlar seyreltilerek bebeklerin batı bölgesine masaj yapılabilir; gaz sorunu kısa sürede azalır. Mümkün olduğunca bebekleri doğal ürünlerle beslemek önemlidir."
“KİMYASALLARA KARŞI PAMUKLU KATMAN KULLANILMALI”
Yurtkuran, bebek bezleri ve pedlerde kullanılan kimyasalların cilde doğrudan temasının sağlık açısından risk oluşturduğunu belirterek, “İster kalın ped, ister bebek bezi kullanılsın, sızdırmazlık amacıyla bu ürünleri tercih etmek günümüz şartlarında zorunludur. Ancak bu ürünlerin üzerine mutlaka doğal pamuk tabakası konulabilir. Pamuk, vücuda temas eden yüzeyde yer alır ve sızdırmazlığı korurken, zararı minimuma indirir. Pamuk, doğal bir üründür ve tarlada yetişen malzemeden elde edildiği için vücuda zarar vermez. Ayrıca pamuklu bezler de bu amaçla kullanılabilir. Önemli olan, kimyasalların doğrudan vücuda temas etmemesidir. Çünkü vücudumuza temas eden her türlü toksin, ister bezde ister başka bir üründe olsun, mutlaka zararlı etkiler yaratır.” dedi.

“HAMİLELİK ÖNCESİ VE SONRASINDA TOKSİNLERE DİKKAT”
Bebeklerin sağlıklı bir şekilde gelişebilmesi için anne ve babanın hamilelik öncesi ve sürecinde toksinlerden uzak durmasının büyük önem taşıdığı vurgulayan Yurtkuran, “Hamilelik sürecinde annenin de toksinlerden uzak durarak sağlıklı beslenmesi ve iyi bir psikolojiye sahip olması önemlidir. Doğumdan itibaren de bebeği bilinçli şekilde, kimyasallardan ve toksinlerden uzak tutarak büyütmek, ileride kaliteli bireyler yetişmesine katkı sağlar.” ifadelerini kullandı.
