Bu millet yok olma noktasına nasıl getirildi… (3)
Evlenip çocuk sahibi olmaya başladıktan sonra; 1865 yılında Alman kimyager “Baron Justus Von Liebig” tarafından bulunan ve “1964 yılında Türkiye pazarına giren bebek mamalarını” duymaya başladık. Hemşireler kapı kapı dolaşıp “doğumdan itibaren kullanılması önerilen bir bebek mamasının mucizelerinden, anne sütünün ise zararlarından" bahsetmeye başladılar.
Tabii bu arada, “bilim insanlarımız ve diplomalı sağlık gönüllülerimiz, hazır mamaların bebekleri daha zeki, daha sağlıklı yaptığını anlatırken, mamaların içinde ki kimyasalların ve aşıların içinde ki “L-tirozin, kolin klorür, L-askorbik asit, taurin, sodyum L-askorbat, inositol, demir sülfat, bakır sülfat, çinko sülfat gibi kimyasallar, ağır metaller ve diğer toksinlerin zararlarından” hiç bahsetmediler…
Devletin gücünü ve desteğini arkasına alan doktor ve hemşirelerin verdiği güvenle, “birçok anne kendi sütünü kesip masum bebeklerine o mamaları yedirdiler.” Çünkü; "cahil halleriyle neyin faydalı neyin zararlı olduğunu,” kapılarına kadar gelen “diplomalı sağlık gönüllülerinden” daha iyi bilecek değillerdi ya..(!)
Radyolardan dinleyip hep bir ağızdan söylediğimiz “zeytinyağlı yiyemem, basmadan fistan giyemem aman” gibi sözleri olan türkülerle birlikte, “organik gıdalar ve pamuklu giyecekler aleyhine yoğun kampanyalar" başladı.
Koskoca profesörler, doktorlar “zeytinyağının, tereyağının, yumurtanın, sakatatın zararlarını(!)” anlatmaya başladılar. Yerseniz “kolesterolünüz yükselir, trigiliseridiniz yükselir, tansiyonunuz fırlar beyin kanamasından felç olursunuz, kalp krizinden ölürsünüz” gibi felaket senaryoları ile korkuttular…
Haliyle “saf Anadolu insanı koskoca profesörlerden, doktorlardan daha iyi bilemeyeceği için” korkudan o güzelim yağları ağzına sürmedi. Onların yerine içinde ne olduğunu bilmedikleri, hayvanların veya bakterilerin bile ilgi göstermediği, “daha sonraki yıllarda damar tıkanıklığı, tansiyon yüksekliği, beyin kanaması veya kalp krizine sebep oldukları ortaya çıkacak olan” margarinleri, iğrenç vita yağlarını veya GDO’lu tohumlardan üretilmiş sıvı yağları tüketmeye başladı…
(Devam edecek)
Cuma gününün iyilik ve güzelliklere vesile olması dileğiyle…