Yavaş yavaş, nereye doğru gidiyor?
Mansur Yavaş, CHP’den istifa etti; siyaseti bağımsız olarak sürdürecek.
Evet, Yeni Parti’ye geçmiyor ama fiilen “orada” sayılıyor.
***
Yavaş’ın CHP’de kalması, zaten “sürdürülemez” bir durumdu.
Haliyle…
CHP Sözcüsü Müslüm Sarı’nın çıkışı, onun için “elverişli bir gerekçe” oluşturdu!
***
Sarı, haklı olarak şöyle dedi:
“Parti aidiyeti ile alakalı faaliyetler olduğunda, bütün belediye başkanlarımızın buna katılmasını ve uymasını bekleriz…
Bir belediye başkanımız bir işlem yaparken, kendi genel başkanı dışında başka bir partinin genel başkanına da bilgi verdiğini söyleyemez. Bunu diyemez…
CHP’nin genel başkanı bellidir…”
***
15 Eylül’de Yeni Ankara’da “Mansur Yavaş, ne yapacak?” başlığıyla yayınlanan yazımızda…
Yavaş’ın, sanki “iki partide birden konuşlanmış” gibi duran tuhaf vaziyetine dikkat çekmiştik.
CHP’nin programlarına katılmıyordu…
Yeni Parti’ye çok daha yakındı, dahası Cumhurbaşkanı ile görüşmesine dair Özgür Özel’den “onay” alıyordu!
“ÇATI ADAY” MI?
Gürbüz Evren’in “İstifanızı, bazı çevreler ‘Çatı adaylığına soyundu’ diye yorumlayacaktır” şeklindeki sözlerine…
Mansur Yavaş “Bu istifa kararımın Cumhurbaşkanlığı seçimiyle hiçbir ilgisi yok. Söylenenleri şaşkınlıkla izliyorum” karşılığını verdi.
***
Bu cevabının “yasak savma kabilinden” değerlendirileceğini, bir başka deyişle inandırıcı bulunmayacağını söylemeye gerek var mı?
Yavaş’ın siyasete “Bağımsız” kalarak devam etme kararı “Çatı Aday” gösterilmesi durumunda pek isabetli bir strateji olarak görüldüğü için Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilişkilendiriliyor, ya!
***
Yeni Parti tarafından aday gösterilmesi ile Bağımsız bir “Çatı Aday” olması arasındaki -ikinci şıkkın lehine- farkı öngörmek hiç de zor değildir.
Yani, böyle bir durumda “çok daha geniş bir seçmen kitlesinin desteğini alacağı” aşikardır.
***
Çünkü: İYİ Parti, Zafer Partisi ve Anahtar Parti’nin seçmenleri için de “cazip” bir olası adaydır, Yavaş…
Sağdaki bu muhalif partilerin adayı olduğu taktirde ise bu kez Yeni Parti’nin muhtemel adayı Özgür Özel’in aleyhine olmak üzere muhalefetin oylarını bölecektir.
Buna bir de “CHP’nin adayının, Yeni Parti adayının oylarını az da olsa böleceği” hususunu ekleyebiliriz.
YAMAN SUAL
Peki, muhalefet Yavaş’ın adaylığı için birleşebilecek mi?
İşte bu “meçhul” en azından bunun bir garantisi yok!
Üstelik…
“Altılı Masa” örneğindeki birleşme, Kemal Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı seçilmesine yetmemişti.
***
2023 seçiminde Ekrem İmamoğlu veya Mansur Yavaş’ın neden aday “gösterilmediği” veya “olamadığı” hususunun…
Vaktinde yapılırsa 2028’deki seçim için de bir anlamda “ipucu” teşkil ettiği gerçeği, halen daha ıskalanıyor veyahut yeterince irdelenmiyor!
***
Kılıçdaroğlu, seçimden bir sene önce kapalı kapıları ardında bir meslektaşımıza “Aday olmaya mecburum!” demişti, ya…
-Neden, acaba?
Püf noktası, işte burada saklıdır!
“KAZANABİLECEK ADAY”
Batı Kulübü’nün siyasi leşkeri İmamoğlu hapiste ve üniversite diplomasız; yani, adaylığı lafta kalmaya mahkûm…
Geriye, muhtelif anketlere göre seçmende halen ciddi karşılığı bulunan Mansur Yavaş kalıyor.
Meral Akşener’in 2023 seçimi öncesinde defalarca tekrarladığı şu “Kazanabilecek Aday” profiline “en uygun kişi” diye, şimdi bir kez daha Yavaş’ın ismi işaretleniyor!
***
Yavaş’ın muhalefeti cezbeden adaylık potansiyeli, son tahlilde onun aday gösterilmesine yetecek mi, peki?
Vakti geldiğinde, Yavaş çıkıp şu tür nedenlerden dolayı “Hiçbir şekilde aday olmuyorum” da diyebilir.
-Demeyeceğinin garantisi yok!
***
Siyasi şartlar, öylesine değişebilir ki…
Kılıçdaroğlu örneğinin tersine “Aday olmamaya mecburum” noktasına gelebilir.
MFÖ’nün unutulmaz parçası “Mecburen, mecburiyetten” sahne arkasında daha ziyade tutulan bir şarkıdır!
***
Üç sene önce yaşanan şu “öğretici” örneği unutmamalıyız:
Yavaş, 14 Mayıs 2023’ten önce de “seçilme potansiyeli çok yüksek” olarak görülüyordu ama aday gösterilmedi, olamadı!
PEK MANİDAR İPUÇLARI
Altılı Masa’yı “Kumar Masası” diye itham edip terk ettikten üç gün sonra geri dönen Meral Hanımefendi, Kemal Bey’in seçimi kaybetmesine “dolaylı yardımcı” olmuştu, değil mi?
Zaten “Kazanabilecek aday” derken Kılıçdaroğlu’nun adaylığını kastetmiyordu!
***
İYİ Parti serüvenini bitirdikten sonra politik spot ışıklarından tamamen uzakta konuşlanan Akşener, geçenlerde vakıf kurdu!
5 Haziran 2024’te Beştepe’de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile görüşmüştü.
***
Mansur Yavaş ise tam da CHP’nin kuruluş yıldönümünde yani 9 Eylül’de (2026) Cumhurbaşkanı ile görüştü…
Yavaş’ın Beştepe’deki görüşmesinin ardından, Yeni Parti Genel Başkanı söyledi de öğrendik:
-Eczacı Hususi Bey, Yavaş’tan “şüphe duymuyormuş!”