Rövanş!
Ali Hamaney ve dört aile üyesinin tabutları, Tahran’da “görkemli bir cenaze alayı eşliğinde” taşınıyordu.
Beş tabutun en küçüğü Hamaney’in on dört aylık torunu Zara içindi.
Hamaney’ler, 28 Şubat’ta İsrail-ABD tandeminin saldırıları sırasında katledilmişlerdi.
***
Amerikan faşizmi, masumların kanlarından beslenir.
Savaşın başlangıcında, ABD’nin İran’ın Minab kentindeki bir ilkokula düzenlediği ve 168 çocuğun hayatını kaybettiği saldırı da “taammüden” yapılmıştı.
ÇIKMAZ SOKAK
Ankara’da dün sona eren NATO zirvesi sırasında “İran’la ateşkesin bittiğini” ilan etti, Eli Kanlı Başkan Trump:
“İran’ı daha sert vurduk” derken, ABD’nin işlediği savaş suçlarıyla övünüyordu!
***
Bütün bu “kabadayılık” ayaklarına, dahası tüm zorbalığına rağmen; İran ile müzakere masasına oturmaktan başka bir seçeneğinin olmadığını da göz ardı etmeyelim.
***
Başlattıkları haksız ve kirli savaşta İran rejimini devirmeye güçleri yetmedi; Hürmüz Boğazı’nda da çuvalladılar.
***
Donald Trump’ın ikide bir “ABD’nin Süper Gücü” ile övünmesi ise Amerikan İmparatorluğu’nun “sonunun geldiği” gerçeğini perdelemeye yetmiyor.
PSİKİYATRİ KLİNİĞİ
Aynı gün içinde birkaç kez fikir değiştirebilen, bir dediği bir başka dediğini tutmayan Sarı Kovboy…
Daha geçenlerde, “İran’lıların makul insanlar olduğunu” söylemişken; NATO Zirvesi’nin kapanışından sonra yaptığı basın toplantısında, İranlılar için aynen şöyle dedi:
“Onlar pislik ve hasta insanlar! Hasta insanlar tarafından yönetiliyorlar. Acımasız ve şiddet yanlısı insanlar…”
***
ABD’nin “Pedofil, Tacizci ve Tecavüzcü” pespaye başkanı, normalde psikiyatri kliniğine yatırılması gereken bir vaka; haliyle bu minvalde “Hasta” sıfatını çoktandır “hak etmiş” vaziyette…
İran’a (Adolf Netanyahu ile birlikte) savaş açan ve oradaki katliamların iki sorumlusundan biri olan Trump’ın…
İran’ı “acımasız ve şiddet yanlısı” göstermesi de bir başka akla ziyan durum!
ÇİFTE STANDARDIN KRALI
NATO Zirvesi’nin sonuç bildirgesinde “Nükleer Silahlanma Karşıtlığı” ve “Seyrüsefer Serbestisi” vurgulandı.
***
“Müttefikler, İran’ın hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmaması gerektiğini yineliyor” cümlesi mi?
-Nükleer çifte standardın şahikasıdır!
En başta ABD olmak üzere muhtelif NATO üyesi ülkelerde mebzul miktarda nükleer silah var, yahu…
Bunlara, Haydut ABD’nin soykırımcı suç ortağı İsrail’i de ekleyelim!
***
Hürmüz Krizi’ne gelince; İran, Hürmüz Boğazı’nı “durduk yerde” kapatmadı ki…
Saldırıya uğrayan, başta dini lideri ve çok sayıda yöneticisi katledilen, masum vatandaşları kasten öldürülen ve işgal edilmek istenen bir ülkenin; elbette kendisini sonuna kadar savunma hakkı var.
CENTCOM, hiç utanmadan “İran, Hürmüz’ü tehdit ediyor” diye açıklama yaptı; İran’a savaş açan, halen daha alçakça saldıran ve sürekli tehdit eden ABD’nin -CENTCOM’u bu!
NEREDEN NEREYE?
Fransa’nın playboy kılıklı Cumhurbaşkanı Macron, NATO için “Beyin ölümü gerçekleşti” demişti.
Bu lafının devamını getirmese de; NATO’nun “eski gücünü ziyadesiyle yitirdiği” gerçeği, hemen herkesin bildiği sırdır.
Son zirve, Türkiye’nin işte bu yaralı NATO içinde söz sahibi olduğunu gösterdi!
***
NATO’daki Batılılar, bir başka deyişle zorba devletler; kötü alışkanlıklarını bırakmak istemeseler de günümüzde artık çaresiz vaziyetteler…
-Yolun sonu görünüyor!
ASLINDA NEDİR?
1952’den itibaren Türkiye’yi “müttefik” yalanıyla askeri ve siyasi olarak vesayet/boyunduruk altına alan NATO, onca yıldır yaşadığımız tüm kötülüklerin ağababasıdır.
Güvenliğimizi sağlamak şöyle dursun, ülkemiz için bizatihi NATO -en büyük- tehdittir.
***
Onuncu yıldönümüne altı gün kaldı:
15 Temmuz 2016’da, NATO’nun ‘Made in USA’ FETÖ eliyle giriştiği darbe ve işgal teşebbüsünün berhava edilmesi…
Batı Cephesi’nin on yıllar boyunca süren kuşatmasının ve dahi vesayetinin yıkılması anlamına geliyordu.
***
Özellikle son on senede arka planda yaşanan, yaşanmaya devam eden ve büyük ölçüde açığa çıkmayan gelişmeler…
-Türkiye’nin en başta ABD olmak üzere Batılı devletlere karşı hayati mücadelesinde ileri bir aşamaya ulaşmasını sağladı.
***
NATO Zirvesi’ne katılan Batılı liderlerin, Mehter Marşı ile karşılanmış olması; onlara, uzun yılların ardından dönüp dolaşıp sonunda “hangi istasyona geldiklerini” gösterdi!
“Sahnenin arkasında neler yaşadıklarını” sembolize eden bir örnek olarak da görebilirsiniz.
MÜCBİR SEBEP
DJ Trump’ın Erdoğan’a övgülerini ise doğru okuyabilmek lazım!
Düzenbaz Trump, güvenilmez biridir; elbette, yağdırdığı malum övgülere kapılmamak gerekir.
***
Buradaki püf noktası, Sarı Kovboy’un “devletler arasındaki derin oyunda” nasıl bir mecburiyet yaşadığıdır!
“Hangi mücbir nedenle” böyle konuşmak zorunda kalıyor?
İşin sırrı, buradadır!
***
“Ankara’yı Washington’a eklemlemek isteyenler” için işbu övgüler, farklı bir anlama geliyor.
Onların, zirvedeki övgüleri doğru okuyamadıklarını -çünkü olayı Türkiye ekseninde değil, ABD temelinde gördüklerini- söyleyebiliriz.
Ezcümle: Truvalara dikkat!
YANLIŞ SÖZCÜK
Trump’ın “CAATSA yaptırımlarının kaldırılmasından” veya “F-35’lerin verilebileceğinden” söz etmesi; Türkiye’miz için asla bir hediye değildir.
CAATSA yaptırımları, Trump’ın ilk döneminde Kongre’den geçmişti ve Türkiye’ye yönelik bir zorbalıktı.
Uluslararası hukuka aykırıydı.
Resmen ve alenen haksızlıktı, ahlaksızlıktı, düzenbazlıktı.
***
F-35’ler meselesine gelince, Türkiye’nin “parasını ödediği halde alamadığı” uçaklardan söz ediyoruz.
Türkiye’nin sıklıkla düşen bu uçaklara ihtiyacı yok amma velakin parasının ABD tarafından gasp edildiği bir gerçek.
Yani? Ya bu uçakları verecekler ya da ödenen parayı iade edecekler!
İLLÜZYON
“Donald Trump, bize hediyelerle geldi” diye yazarak sevinç satırları döktüren “Yandaş Medya” aktörleri…
-Rolleri/görevleri icabı, sizleri gerçekte olup bitenden uzak tutarlar.
Onlar, perde arkasındakileri “anlatmamak” için vardır.
İşleri, güçleri gözbağcılıktır.