Matruşka!

Tamer Korkmaz

Tamer Korkmaz

Yazar
Tüm Yazıları

Fon vurgununda yaşanan çarpıcı gelişmeler, skandalın kapsama alanının giderek daha ziyade genişleyeceğini gösteriyor.

***

Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya’nın “Özata Denizcilik” hisselerine 163 milyon lira yatırıp dört ayda 2.17 milyar lira kazanç elde ettiği iddiası…

Eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı’nın, AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı görevinden istifasına yol açtı.

***

Evet, istifası şarttı amma velakin yeterli değildir:

-Eski bakanın, Yargı’da hesap vermesi gerekiyor.

***

Fevkaladenin de fevkinde yüksek fon kazancından bile önce; kendisinin 63 milyon lirayı, eşinin ise 100 milyon lirayı “nereden veya nasıl buldukları” sorusu, ciddi bir kuşkuyu davet ediyor.

***

Fatma Betül Sayan Kaya ile eşini, işbu fon oyununun veya matruşkasının içine “kimin yahut kimlerin dahil ettiği” hususu da karşı karşıya bulunduğumuz finansal tehlikenin boyutu hakkında fikir verecektir.

Böylelikle, küçük yatırımcıların soyulmasından çok daha ötede, çok daha vahim bir vurgunun “yaşanıp yaşanmadığı” ortaya çıkacaktır.

***

“Borsa-lino şapka giyen maskeliler” başlıklı yazımızda işaretlediğimiz gibi, fon skandalının hamuru daha çok su götürecek niteliktedir.

-Bu bir devlet operasyonudur.

***

Fon Operasyonu akamete uğramamalı; sonuna kadar gidilmeli, gidilebilmelidir…

-Kimsenin gözünün yaşına bakılmamalıdır!

Aksi halde…

Devam eden mevcut kriz ortamında, ekonomide çok daha ağır menfi neticeler yaşanır!

MASKELİ BİRADERLER

Fon vurgununa yönelik operasyonda tutuklanan Alkin kardeşlerin konumu; iktidar cenahına “sekizde sekiz nüfuz eden” ve içeride bütünleşen maskeli veya Truva unsurların…

-Ne denli ciddi, zarar verici bir komplikasyona sebep olduklarına dair ibretlik bir misal teşkil ediyor.

***

Tıpkıbasım kronik problemin, medyada iktidar yandaşı maskesi altında sahne alanlar veya baş tacı yapılanlar bağlamındaki vahim örnekleri/portreleri de günlerini gün ediyor!

Her iki menfi örneği şahsında birleştiren isim, Sabah yazarı ekonomist ve akademisyen Kerem Alkin’dir.

“ASLANLAR GİBİ”

Kerem Alkin’in kardeşi Profesör Emre Alkin’in spor yöneticiliğinden daha önce söz etmiştik.

Mösyö Emre, G.S. Kulübü’nün Sportif A.Ş Yönetim Kurulu’nda görev yapmıştı.

2012 ile 2014 yılları arasında, TFF’nin Genel Sekreteri idi.

***

Onun TFF’de aldığı bu görevin, FETÖ Yapımı olan Şike Kumpası’nın yaşandığı 2011’den bir sonraki seneden itibaren gerçekleşmesi dikkat çekicidir.

Emre Alkin’in görev yıllarında, Şike Kumpası’nın artçı zararlarının hangi kulübe büyük darbe vurduğu herkes tarafından biliniyor.

***

Bu vesileyle Mösyö Emre’nin yakın geçmişte sarf ettiği şu ibretlik sözleri buraya not ediyoruz:

“Galatasaraylılık; ahlaktır, vicdandır, rasyonelliktir, nezakettir. Kötü bir şekilde kazanacağımıza, aslanlar gibi kaybetmeyi tercih ederim.”

***

Bunları söyleyen “fon vurgununda tutuklanan şahıs” olduğuna göre, klişe sualimizi sormadan edemiyoruz:

“Sen, riyakarlığın resmini yapabilir misin, Abidin?”

***

Çok daha önceki yıllardakiler bir tarafa, sadece son dört sezonda dört haram-piyonluk kupası ile teknik direktörleri Kokan’ın kronik küfürbazlığını ne yapsak, ki!

-Sarımsaklasak da mı saklasak?

EMEKLİLERİN HAL-İ PÜRMELALİ

17 Eylül’de patlayan fon skandalı vesilesiyle…

4 Nisan 2001 tarihinde, o dönemdeki ekonomik krizi protesto etmek üzere Başbakan Ecevit’e “yazarkasa” fırlatıldığını hatırlatan gazeteler, dahası Özgür Özel gibi siyasiler var.

Haliyle, bu hatırlatmayı “2026’da ise emekliler canına kıyıyor” diyerek yapıyorlar.

***

AK Parti iktidarının ısrarla göz ardı etmeyi sürdürdüğü milyonlarca emeklinin içler acısı hali…

-Maalesef ve maatteessüf, her geçen gün daha ziyade kötüleşiyor.

PARALEL YAZARKASACI

Çeyrek yüzyıl önceki yazarkasa fırlatılması hadisesini işaretleyenlere -eğer, gözlerini kapatmayıp ilgilenecek olurlarsa- bir hatırlatma da biz yapalım!

***

Dönemin yazar kasacısı Ahmet, Başbakanlık önündeki mizansende görevli bir Fetullahçıydı.

Eski Başbakanlık binasının kapısına kadar gelebilmesi, kendisine oradaki polislerin taammüden yol açmasıyla mümkün olmuştu!

***

Yıllarca Bülent Ecevit’i övmekten yorulmayan hatta ona “Ahirette şefaatçi” olmaktan söz edebilen Fetullah Locaefendi; gün gelip de ‘derin denklem’ değiştiğinde, koalisyonun Başbakan’ına yazar kasa fırlattırmıştı.

***

Yazarkasa fırlatılması olayının organizasyonunu yapan kişi ise Fetullahçı “İmam” Ahmet Kara idi.

Hani, şu Mister Pike ile Fetullah arasındaki bağlantıyı yıllar yılı sağlamış olan Mister Kara!

***

On iki senedir kaçak vaziyetteki Paralel Ahmet Kara; FETÖ hiyerarşisinde MÖZ’den sonra gelen kişidir.

Fetullah’ın Pensilvanya’daki ölümünün ardından onun yerini alan Mustafa Özcan’dan bahsediyoruz.

FONCULAR’DA İNECEK VAR

Elli küsur yıldır Mister Pike’nin kanatları altında olan Sinyor Terim…

-Sadece teknik direktörlükte değil, foncu’lukta da çok şanslı!

***

Üç medyatörün en farfaracısı, Youtube’taki röportajda Sinyor Terim’e soruyor:

“Okan Hoca aradı mı, sizi? ‘Şu konuda bize yardımcı olun veya ne tavsiye edersiniz’ diye aradı mı, mesela?”

***

Şöyle bir suali bekleyenler ise beyhude beklediler:

“Fon skandalı gündemde; Hocam, sahi siz nasıl oldu da yırttınız, şu Seçil Erzan dosyasından?”

***

Sadece Seçil Erzan’ın üzerine yıkılan “Ponzi Skandalı” sürecinde “Ağır Roman” kahramanı Sinyor Terim, baş aktördü, ya…

Ceza almak şöyle dursun; “tanık” sıfatıyla, duruşmaya bile gelmemişti, getirilememişti!

Birkaç sene önce “Yüzde 400 faiz” vaadiyle başlayan “Nitelikli Dolandırıcılık” skandalında, “Efsane Sinyor” kolayca yırtmıştı.

***

G.Saray’ın eski topçusu Fetullahçı Hakan’ın ABD’de oturum alması sürecinde, kendisine “hamilik” yapan F.T.’ye “hiçbir şey” olmadığını da unutmayalım.

“APORTTA BEKLEYEN” HOCA

Fikret Kızılok’un, o unutulmaz şarkısından ilhamla söyleyelim:

-Sinyor, hep Başbakan!

***

Yorumculukta “konuşlandığı” yere ve maça bir daha bakınız; atv’de yayınlanan Türkiye-İtalya milli maçında “evlere şenlik” yorumlarıyla sahne aldı…

Maçtan önce “İstikrar için, Montella devam etmeli” dediğine bakmayın, siz; Şanslı Hoca, bir nevi “pusuya yatmış” görev bekliyordu!

-Maçın hazin sonucunu söylemeye gerek var mı?