Mansur Yavaş, ne yapacak?
Mansur Yavaş’ın Beştepe’de Tayyip Erdoğan ile görüşmesi hakkındaki spekülasyonlar, gırla gitti.
“Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı, yavaş yavaş AK Parti’ye doğru yol alıyor” diyenler de az değildi.
***
Görüşme, CHP ile Yeni Parti’yi belli ölçüde rahatsız etti.
Yavaş ise “bu rahatsızlığın sürmesi halinde gereğini yapabileceğini” söyleyerek iki parti ile de köprüleri atabileceğinin sinyalini verdi.
***
Mansur Bey’in siyasi konumu hayli ilginç bir vaziyet arz ediyor.
Evet, CHP’de kaldı; Yeni Parti’ye geçmedi.
Amma, CHP’nin kuruluş yıldönümü programlarına katılmadı ve Yeni Parti’ye çok daha yakın duruyor!
***
Özel, “Yavaş’tan şüphem olmaz. Cumhurbaşkanı’nı ziyaretinden haberimiz de var, onayımız da!” dedi.
Ezcümle…
Mansur Yavaş için pekâlâ “Aynı anda, iki partide birden konuşlanmış durumda” diyebiliriz!
Bu halini veya tavrını “tarafsızlık politikası” olarak sunuyor.
TAVAN İLE TABAN
Ankara Kent Konseyi’nin genel kurulunda yaptığı konuşmada şu sözleri, dikkat çekti:
“Tavanda olan ayrılıkların, kent yönetimini veya Belediye Başkanı olarak bizi hiç ilgilendirmediği kanaatindeyim…
Ayrılıkta azap vardır. Tavandakiler, istediği kadar ayrılsın. Bizler Ankara halkı olarak, tabanda her konuda, her fikirden insanla birlikte olmaya devam edeceğiz.”
***
Yavaş’ın bu sözleri, “Muhtemel bir Cumhurbaşkanı adayının yaklaşımı” olarak görülebilir, elbette…
Tam da burada “Peki, hangi partinin adayı olacak?” suali akla geliyor.
İKİ CİDDİ ENGEL
CHP’den ayrılmamasına rağmen; “Mutlak Butlanla Dönen” Kılıçdaroğlu’nun partisine soğuk!
Haliyle -bu tavrı, vakti geldiğinde “CHP’de Yavaş’ın adaylığına sıcak bakılmayacaktır” diye okunabilir.
Yavaş, Yeni Parti’ye geçmemesine rağmen oraya pek yakın; buna mukabil, Özel’in de şimdiye kadar itina ile gizli tuttuğu bir “siyasi ajandası” bir “hayali” var!
***
Yani?
Üniversite diploması iptal edilmiş ve dahi hapisteki İmamoğlu’nun adaylığının mümkün olamayacağını gayet iyi biliyor, Özgür Hususi Bey…
Haliyle, vakti geldiğinde kendisinin Cumhurbaşkanı adaylığının Yeni Parti’de “mecburi istikamet” diye kabul göreceğini hesaplıyor.
***
İşte bu ilan edilmemiş siyasi ajanda; Yavaş’ın, Yeni Parti’den muhtemel adaylığı için de kapıların kapalı kalacağı anlamına geliyor.
Mansur Bey’in şu “tarafsızlık politikası” mı; seçim sathı mailine girildiğinde, Yeni Parti’de muhakkak hatırlanacaktır!
PÜF NOKTASI
Tekrar başa dönersek, Yavaş’ın Erdoğan’ı ziyaretini nasıl okumak gerekiyor?
***
Varsayalım, Mansur Yavaş ilerleyen günlerde AK Parti’ye katılırsa…
-O andan itibaren, Cumhurbaşkanı adaylığı zaten söz konusu dahi olmayacaktır.
***
Peki ya, katılmadığı taktirde?
İşte, püf noktası burada:
Mansur Bey’in “herhangi bir partiden veya bağımsız Cumhurbaşkanlığı adaylığının gerçekleşmeyeceğini” öngörebiliriz!
***
Yavaş’ın, öyle ya da böyle muhakkak aday olacağına dair fevkalade yaygın bir kanaat varken; bizi, böyle bir düşünceye sevk eden husus nedir?
ÇOK YAKIN GEÇMİŞTEKİ MANİDAR İPUCU
“Geriye dönük bir simülasyon” yapacak olursak…
14 Mayıs 2023’teki Cumhurbaşkanlığı seçiminden tam bir sene önce Kemal Kılıçdaroğlu “Aday olmaya mecburum!” demişti, değil mi?
Evet ya, kapalı kapıların ardında bir meslektaşımıza aynen böyle demişti!
***
Onun, işte bu kesin kararı, Altılı Masa’da o bir sene boyunca hiç gündeme gelmediği halde son tahlilde pat kabul görmüş ve aday olmuştu.
Neticede, ikinci turda kaybetti.
Meral Akşener’in “Kumar Masası” diyerek terk ettiği masaya üç gün sonra geri dönmesi de bu yenilgideki faktörlerden biridir.
***
O seçimden öncesinde, muhalefet cenahındaki belli gruplarca “Cumhurbaşkanı Adayı” olması istenen ancak olmayan/olamayan; afaki bir “Yardımcılık” payesi ile de devre dışı kalan iki ünlü siyasi kimdi?
El Cevap: Ekrem İmamoğlu ile Mansur Yavaş.
-Fıkra, bu kadar!