Kamuoyunu Ters Köşe’ye yatırma yöntemi, nereden koşuyor?

Tamer Korkmaz

Tamer Korkmaz

Yazar
Tüm Yazıları

Tarih, 27 Şubat 1933’tü ve akşam vaktiydi.

Alman Parlamentosu’nun toplandığı Reichstag binasında büyük bir yangın çıktı.

Kundaklanan bina, kullanılamaz hale geldi.

Soruşturma sonucunda, Marinus van der Lubbe adlı bir komünist tutuklandı.

Suçu “itiraf” etmesi, daha doğrusu “üstlenmesi” sağlandı.

***

Reichstag Yangını, Adolf Hitler’in ‘Şansölye’ atanmasından sonraki ilk politik manevraydı.

Yangının ertesi günü…

Hitler, Cumhurbaşkanı Hindenburg’a anayasanın kişi hak ve özgürlükleriyle ilgili maddelerini ortadan kaldıran bir kararname imzalattı.

Sonrasında, Almanya Komünist Partisi’nin önde gelenleri ile Parlamento’daki 81 komünist milletvekili tutuklandı.

***

Reichstag binasını kundaklayanların Hitler’in “Nasyonal Sosyalist İşçi Partisi” elemanları olduğu gerçeği, “herkesin bildiği sır” kabilinden tarihe geçti!

***

Almanya’daki Reichstag Yangını, “Sahte Bayrak” bir başka deyişle “Ters Manyel” operasyonlardan bahsedilirken “en çok atıf yapılan” tarihi örnektir.

***

Ters Manyel madrabazlığı, Naziler’den NATO’ya tevarüs etti.

Sahte Bayrak operasyonları, NATO’ya üye ülkelerdeki gizli Gladio yapılanmalarının “sistematik” olarak uyguladıkları “kontra” bir yöntemdir.

-Fevkalade kirli ve de kanlı bir yöntem!

BAŞBAKAN’A GÖNDERİLEN “GİZLİ” YAZI

Turgut Özal’ın “Cumhurbaşkanı” seçilmesinden yedi hafta sonrasıydı. (19 Aralık 1989)

Dönemin MİT Müsteşarı Teoman Koman, Çiçeği Burnunda Başbakan Yıldırım Akbulut’a “gizli” bir yazı gönderdi.

***

Yazıda “İlerleyen günlerde, yurtdışından getirilecek dinci militanlarca Muammer Aksoy, Çetin Emeç, Turan Dursun ve Bahriye Üçok gibi ünlü isimlere suikast düzenleneceği istihbaratının elde edildiğinden” söz ediliyordu.

***

Ezcümle: Teoman Koman, Başbakan Akbulut’u -adı geçen kişilere suikast yapılacak diye- “GÜYA” uyarıyordu.

***

Yıldırım Akbulut’un eline, sonradan “Biz sizi önceden haberdar etmiştik, uyarmıştık” diyebilecekleri bir “gizli rapor” tutuşturulmuştu.

Güç Odağı “Üst Yapı” orijinli kanlı tasarımın “hükümetin sorumluluğu” kapsamındaki siyasi boyutu da tastamamdı.

***

Peki, ardından Türkiye’de neler yaşandı?

Mevzubahis “gizli” belgede anılan suikastların hepsi (ve daha fazlası) 1990 yılı içinde gerçekleştirildi!

***

Cinayetlerin tümü, hayali “İslamcı terör örgütlerinin” üzerine yıkıldı.

Minareyi çalan kılıfını uydurmuş; çok kanlı maksat hasıl olmuştu.

***

Sadece tetikçilerin değil…

Katilleri harekete geçiren, organize eden derin karargâhın yani Törkiş Gladyo’nun üzeri örtülmüş, izi silinmişti.

“OPERASYON KOMAN”

29 Ağustos 1988 ile 27 Ağustos 1992 tarihleri arasında MİT Müsteşarlığı yapan asker kökenli Teoman Koman…

-Bu göreve başlar başlamaz “Artık asıl tehlike dincilerden geliyor” demişti.

Mister Koman, Özal ile sürekli ters düşen bir müsteşardı.

UYANDIRILAN “KONTRA” ÖRGÜT

25 Ekim 1989’da Dev-Sol’un iki lideri Dursun Karataş ile Bedri Yağan cezaevinden adeta “oynaya zıplaya” kaçtı!

Yani?

Türkiye’deki Gladyo’nun devrimci bayrak gösteren kontra örgütü Dev-Sol’un liderleri, aldıkları “sefer görev” emriyle mapustan kaçırılmıştı.

Firara dair en ufak bir iz dahi bulunamadı.

12 Eylül 1980 öncesinin Dev-Sol’u bir süre sonra peş peşe gerçekleştirilecek sarsıcı faili “meşhur” cinayetler için uyandırılıyordu.

***

22 Kasım 1989 tarihli Milliyet, “Dev-Sol’un toparlandığına” dair bir manşetle çıktı.

***

Teoman Koman’ın, Başbakan Yıldırım Akbulut’a yazdığı “gizli” yazıdan sadece iki gün sonra, yani 21 Aralık 1989’da Milliyet’in sürmanşetinde “Polis Ayakta!” başlığı vardı.

Sipariş haberin spotunda, şu satırlar yazılıydı:

“İran yanlısı örgütlerin terör eylemlerine girişeceğine dair, istihbarat örgütlerinin uyarıları üzerine İstanbul ve Ankara’da havaalanları didik didik aranıyor.”

***

Böylelikle…

Türkiye’de kamuoyu “dinci terör örgütlerinin” her an bir terör eylemine girişecekleri hususunda “yönlendirilmiş” oluyordu.

Gerçekte yaşanan ise neydi?

Kontra terör örgütü Dev-Sol’un militanları, 1990 yılında tamamına yakını laikçi kimliği ile öne çıkan tanınmış isimlere yönelik suikastlarda tetikçi olarak “istihdam” edilmişlerdi.

ABAS CİNAYETİ, ÖZAL’A ‘DERİN MESAJ’DI

31 Ocak 1990’da Prof. Muammer Aksoy’un katledilmesiyle başlayan seri cinayetlerin kurbanlarından biri de Hiram Abas idi.

Dönemin Cumhurbaşkanı Özal’a yakınlığıyla bilinen Abas, İstanbul Çiftehavuzlar’da Dev-Sol tetikçilerinin “Çapraz Ateşi” ile katledildi. (26 Eylül 1990)

***

MİT’in eski Müsteşar Yardımcısı Hiram Abas, 1988’deki ANAP Kongresi’nde Özal’a yönelik suikast teşebbüsünün arka planına ulaşmış bir isimdi!

***

Teoman Koman, Özal’ın MİT Müsteşarı yapmak istediği (ancak başaramadığı) Hiram Abas’tan çok rahatsızdı.

***

Abas’ın öldürülmesinden on gün sonra; Bahriye Üçok evine gönderilen bombalı paketin patlaması sonucunda katledildi.

Üçok’un evine bombalı paketi götüren “kargocu” Gülay Çalap’a, o paketi kim vermişti?

El Cevap: Dönemin MİT Müsteşarı Koman’ın şoförü!

MERAKLISINA NOT

Hiram Abas’ı kötüleyen “Bay Pipo” adlı kitabın (1999) neden yazıldığını hiç düşündünüz mü?