İşte Yapı, İşte Sapı!
“Sizler birer piyonsunuz. Şah ile vezir karar veriyor, siz de uymak zorundasınız. Galatasaray, ne derse o olur, net.
Galatasaray istediğini aldı mı aldı, paşa gibi aldı…
Cuma akşamı olanı görüyorsunuz, bütün Türkiye gördü!”
***
Kaya Çilingiroğlu, bu çarpıcı sözleri TRT Spor’da dile getirdi.
Samsunspor’un Galatasaray ile oynadığı deplasman maçının son anlarında verilmeyen yüzde yüz penaltısını tüm Türkiye gördü, evet; ancak maçın orta hakemi ile VAR’daki “tetikçi” görmedi!
Daha doğrusu görmek istemediler…
-Mister Pike’den mi korktular acaba?
***
Beşiktaş sevdalısı bir futbol yorumcusu olan Çilingiroğlu, Galatasaray dışındaki tüm takımların piyon muamelesi gördüğünü söylerken “yerden göğe kadar” haklıdır.
Bu Satırların Yazarı, yıllardır işte bu bariz gerçeği çarpıcı kanıtlarıyla deşifre ederken “Galatasaray dışındaki tüm takımların konu mankeni olduklarını” vurguluyordu.
DERİN ALANDA PARALEL PASLAŞMALAR
Türkiye’deki Komprador Burjuvazi, futboldaki Yapı’nın arkasındaki merkez karargahtır.
Kompradorların gözde kulübü Galatasaray’ın siyasetten ve belli medya organlarından bariz bir destek gördüğü de aşikardır.
***
Futboldaki Yapı’yı görebilmek için, Cuma akşamı Rams Park’ta yaşanan akla ziyan hadiseye bakmak bile tek başına yeterlidir.
Malum Yapı’yı inkâr edenlerin alayı, bu Yapı’dan istifade edenlerdir.
***
3 Temmuz, maskeli bir şekilde sürüyor!
2011’deki Şike Kumpası’nı organize eden FETÖ’nün…
Günümüzdeki kripto unsurları, sadece futbolda değil birçok alanda kaostan fal tutuyor.
***
Paralel MHK eliyle futboldaki adaletsizliğin şiddetini her geçen sezon ve dahi her geçen hafta taammüden artırıyorlar.
Böylelikle, malum kulübe peş peşe “haram-piyonluklar” hediye etmekle kalmıyorlar; toplumsal hoşnutsuzlukları yükseltmek suretiyle bunun siyasal sonuçlara katkıda bulunmasının hesabındalar!
KURŞUNLANAN OTOBÜS
4 Nisan 2015’te Fenerbahçe otobüsünün kurşunlanması olayı; arkasında FETÖ’nün yer aldığı anlaşıldığı halde halen “faili meçhul” bırakılmış vaziyettedir.
***
Fenerbahçe kafilesindekiler, o netameli gecede canlarını zor kurtarmışlardı; Galatasaray’ın eski yöneticilerinden olan gürültücü şahsın, otobüste poz verip dalga geçtiğini unutmuyoruz.
Keza, otobüsün kurşunlanmasından saatler sonra “Seni Sevmeyen Ölsün” tivitini atanlarla “Kurşun Delikli” tişört bastıranları da!
TANRIYAR’DAN MİRAS KALAN KÖTÜCÜL REPLİK
Eski İçişleri Bakanı ve 1986-1990 döneminde G.S Kulübü Başkanı Ali Tanrıyar, “Galatasaray’ı sevmeyen ölsün, arkadaşlar!” demişti, vaktiyle…
Galatasaray mı; tam 14 yıl aradan sonra onun başkanlık döneminde “şampiyonluk” elde etmişti!
-Nasıl mı?
-O sezon, Hakem Ahmet Akçay zirve mücadelesi veren Beşiktaş’a resmen gol atmıştı!
Şaka değil: Beşiktaş, Ankaragücü’ne bu golle yenilmişti.
***
Anılan 1986-1987 sezonunda; G.Saray, Malatyaspor’a Beşiktaş’la oynadığı maçı kazanması için teşvik primi dağıtmıştı.
-Yıllarca sonra, dönemin Malatyasporlu futbolcularının ekrandaki itirafları gırla gitmişti.
KOKTU, BU AYAKLAR
Kadıköy’deki son derbi maçın ardından, hiç utanmadan “Canımızı zor kurtardık” yalanını fırına veren Kokan Bürük’ün…
-Son düdükten sonra birbirlerine sarılan iki takımın futbolcularına gözleri tamamen kapalıydı.
***
2023-2024 sezonunun bitiminde gerçekleştirdikleri haram kutlamada, taraftar korosuna solistlik yaparak icra ettiği küfürbazlığı da unutacak değiliz…
Mevzubahis sezona atıfla “Şampiyonluğun temeli Urfa’da atıldı, gizli kahramanlara teşekkürler” diye konuşan G.Saray Kulübü Divan üyesinin itirafını da!
***
Locaefendi muhibbi Bay Kokan; sırtını Mister Pike’ye dayamış, “Haram Kariyer” yapıyor…
-Sahi, şahsın ilk teknik direktörlüğe başladığı kulüp “kimin memleketinin” takımıydı?
HERKESİN BİLDİĞİ SIR
1980’lerin ikinci yarısından itibaren Mister Pike’nin topa girmesiyle birlikte “Kirli Futbol” atmosferi oluştu.
Bu atmosfer, 1990’larda ileri boyutlara ulaştı; son birkaç yıldır ise ayan beyan sahne alıyor.
***
Fenerbahçe’nin eski teknik direktörü Jorge Jesus, “herkesin bildiği sır” hakkında (16 Mart 2023’te) ne demişti:
“Türkiye’deki süper ligin sportif gerçekliği yok. Burada maçlar, sahada değil masada kazanılıyor.”
STASİ’NİN HAKEMLERİ
Türkiye Süper Ayak Oyunları Ligi’ndeki “kollama, koruma” operasyonu öylesine sistematik bir hale geldi ki, Dinamo Berlin ile özdeşleşen “Doğu Almanya Bir Nevi Stasi Ligi” örneğini bile geride bıraktı!
***
Stasi (Staatssicherheit) Soğuk Savaş döneminin Doğu Almanya’sındaki gizli polis teşkilatıydı. (1950-1990)
Dinamo Berlin, dünyadaki en baskıcı polis örgütlerinden biri olan Stasi’nin kontrolündeki futbol takımıydı.
***
Dinamo, 1979’dan 1989’a kadar üst üste 10 kez lig şampiyonu oldu.
Kritik maçlar, Dinamo Berlin “hakem sayesinde” gol bulmadan asla bitmiyordu!
Mesela, Mart 1986’da Gizli Polis’in “kafaladığı” hakem Bernd Stumpf’un Lokomotive Leipzig ile Dinamo Berlin arasındaki maçın uzatma dakikalarında Dinamo lehine verdiği uydurma penaltı infiale neden olmuştu.
***
Protestolar yayıldı, bu durum siyaseti de etkiledi…
Doğu Almanya Devlet Konseyi Başkanı ve SED Genel Sekreteri Erich Honecker, Dinamo Berlin’in alenen kollanmasına dair sorulardan çok bunalmıştı.
Verebilecek ikna edici hiçbir cevabı yoktu: Sessiz kaldı!
***
Neticede, “Tetikçi” Stumpf hakemlikten menedildi.
Ne var ki, Dinamo Berlin, başka “fevkalade müsait” hakemlerle haram-piyonluklarına devam etti.
***
Almanya’nın yeniden birleşmesinden sonra…
Bazı hakemlerin Stasi’nin gayrı resmi işbirlikçileri olduğu ortaya çıktı.
***
Doğu Almanya ulusal takımıyla elli altı maça çıkan 1979-1990 yıllarının Dinamo Berlin’li golcü futbolcusu Rainer Ernst; 1989’da Berlin Duvarı’nın yıkılmasından sonra, Alman medyasına verdiği röportajda şöyle demişti:
“Gollerimin çoğu videoda; bazı kritik maçlardaki penaltılarıma geri dönüp baktığımda gülümsemek zorunda kalıyorum!”
“YANLIŞ TAKIMI TUTAN” HELMUT
Simon Kuper’ın, Türkiye’de “Futbol Asla Sadece Futbol Değildir” başlığıyla yayınlanan “Football Against the Enemy” adlı kitabında (1994) Doğu Almanya dönemindeki “Kurgusal” yani “Kirli Futbol” örneği de anlatılır.
***
Kuper’ın kitabında şu satırlar yazılıdır:
“Futbolun politikayla hiçbir ilgisi olmadığını düşünen varsa, mutlaka Helmut Klopfleisch’la konuşmalıdır…
İri yarı, sarışın, ay yüzlü bu adam, yanlış takımı tuttuğu için Demokratik Almanya Cumhuriyeti’nden (DDR) atılmıştı.
Onunla 1991’de tanıştım. Doğu Berlin’i 1989’da terk etmek zorunda kalmıştı.
Dinamo Berlin’i değil, Hertha Berlin’i tutuyordu.
Hertha’nın belki de en önde gelen Doğulu taraftarıydı!
Doğu Berlin’de iken, otuz sene boyunca Hertha’nın bir tek maçına gidebilmişti: O da Polonya’da Lech Poznan ile oynanan maçtı…
Maçtan haberdar olan Doğu Alman sınır görevlileri, kuyruktaki bütün arabaları geri çeviriyorlardı.
Helmut, bu durumu önceden tahmin etmiş, yanına annesini de almıştı…
Sınır kapısındakilere annesini işaret etti: ‘O, Polonya’da büyüdü. Eski evini bir kez daha görmesi için götürüyorum’ dedi. Bu bir yalandı ama görevliler izin verdi.
Helmut Klopfleisch, maçı izledi. Sistemi yendiğini sanmıştı, ne ki Stasi bu seyahati de biliyordu. Bu maç, Helmut’un dosyasına onun futbol seyahatlerinden biri olarak kaydedilmişti…
Dosyasında ‘Aile, Bundesliga takımlarının yaptığı maçları izlemek için bütün fırsatları kullanmaya çalışıyor’ ifadesi yazılıydı.
Hiçbir masraftan kaçınmayan Stasi, Helmut’a her gittiği yerde eşlik ediyordu!” (Sayfa: 21)
ŞAHİNKAYA’NIN PALTOSUNDAN ÇIKAN PİKE
Dinamo Berlin’in kupa koleksiyonuna başladığı 1979-80 sezonunda; G.Saray küme düşmekten ligin son iki haftasındaki sonuçlar sayesinde kurtulmuştu.
***
Birkaç ay sonra, ABD’nin Türkiye’deki General Çocukları 12 Eylül 1980 darbesini yaptılar.
11 Eylül günü ABD’den son talimatları alarak yurda dönen Hava Kuvvetleri Komutanı Tahsin Şahinkaya, darbenin “astığı astık, kestiği kestik” beş generalinden biriydi.
“Mason” Şahinkaya’nın kanatları altında yükselen Mister Pike’nin derin marifetleri ise ilk kez 1988’deki MİT Raporu ile gün ışığına çıktı.
“ZUHURAT” KOKARTLI HAKEM
Galatasaray’ın tam 14 yıl aradan sonra ligi ilk sırada bitirdiği 1986-87 sezonunda, Doğu Almanya’da Dinamo Berlin (Günümüzdeki adı Berlin FC) “şampiyon” olmuştu.
DDR’nin Gizli Polis Teşkilatı Stasi, serisine bir kupa daha eklemişti.
***
“İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı” sıfatını taşıyan derin şahıs ise tuttuğu takımın 14 yıl aradan sonra gelen şaibeli şampiyonluğunun büyük sevincini yaşıyordu.
***
O vakitler, Osimhen’in dünyaya gelmesine daha 11 sene vardı ama sıkıntı yoktu…
Çünkü “Golcü Hakem” Ahmet Akçay zuhur etmişti!
Beşiktaş savunma oyuncularının şaşkın bakışları arasında sırtıyla kaleye gönderdiği -Ankaragücü’nün hanesine yazılan- akla ziyan golü, sezon finalinde belirleyici olmuştu.