“Hain Kemal!”

Tamer Korkmaz

Tamer Korkmaz

Yazar
Tüm Yazıları

“Onların telefonları acı acı çalacak. Açtıkları telefonun ucunda bir ses duyacaklar: Ben Kemal, geliyorum!”

***

Kılıçdaroğlu, 14 Mayıs 2023’teki Cumhurbaşkanlığı seçiminden iki buçuk ay evvel CHP Grubu’nda yaptığı konuşmada, aynen böyle demişti.

Evet, bu sözleri iktidara yönelikti…

Ne var ki, kehaneti gerçekleşmedi; seçimi kaybetti.

KİME NİYET, KİME KISMET

Kaderin cilvesi…

O kehanet, o gün o salonda onu heyecanla alkışlayan Özgür Özel’in üç sene sonra “alaşağı edildiği” sahneyle gerçekleşti!

***

Bir başka söyleyişle: Kehanet Piyangosu, Kılıçdaroğlu’nu 4 Kasım 2023 kurultayında deviren Özel’e “fena halde” isabet etti.

İstinaf Mahkemesi’nin işbu kurultay hakkında “Mutlak Butlan” kararı vermesiyle, Ben Kemal, “CHP Genel Başkanı” sıfatını üç yıl aradan sonra yeniden kazandı.

NEREDEN NEREYE?

Kemal Bey’in mahkeme kararından bir gün önce “CHP, haramın ve kirlenmişliğin sığınağı olamaz” dediği video mesajı, “Mutlak Butlan”ın habercisi gibiydi.

Mahkemenin kararıyla şoke olan CHP’liler, genel merkezin önünde toplanarak Kılıçdaroğlu’na büyük tepki gösterdiler.

“Hain Kemal” sloganları dinmek bilmedi!

***

Üç sene önce, baş tacı yaptıkları Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Yeni Cumhurbaşkanı” olacağından emin bir şekilde sandığa giden partililer…

Aradan tam üç sene geçtikten sonra; on üç yıl süreyle genel başkanları olan Ben Kemal’i “CHP’ye ihanet” ile suçladılar!

***

4 Kasım 2023’teki CHP kurultayının “şaibeli” oluşu, dahası bu durumu mahkemenin “tescil etmesi” umurlarında değil…

Keza, söz konusu davayı açanların CHP’li olduğu gerçeğiyle de ilgilenmiyorlar.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Mutlak Butlan” kararını kabul etmesiyle “İktidarın yörüngesine girdiğini; böylelikle, onun muhtemel CHP iktidarını engelleyecek bir role büründüğünü” düşündükleri için ona adeta ateş püskürüyorlar.

YAMAN ÇELİŞKİ

“İhtiyati Tedbir” kararıyla “CHP Genel Başkanı” sıfatını yitiren Özgür Özel, haliyle fevkalade öfkeli ve destekçilerine bütüncül bir direniş vadediyor.

***

Mahkeme kararını “Siyasi Darbe” olarak nitelendiriyor!

Özgür Özel ile onun yönetiminde görev yapanlar ve CHP’deki bilumum destekçileri için “Houston, pardon Söğütözü, ciddi bir sorununuz var!” dememiz gerekiyor.

7 Mayıs 2010’da Deniz Baykal’a yönelik kaset operasyonunu “siyasete darbe” olarak yorumlamak şöyle dursun…

On altı senedir bu derin mevzuya gözlerini tamamen kapattılar.

Halen daha kapatıyorlar ve anlaşılan bu hep böyle sürecek!

***

Dahası var: Bunlar, Baykal Operasyonu’nun siyasi sonuçlarından yıllar yılı sürekli istifade ettiler.

Bu durum, elbette -en başta- Kılıçdaroğlu için de geçerlidir.

BEN KEMAL’İN PALTOSU

Özgür Özel ile Ekrem İmamoğlu, siyasete CHP’de Baykal dönemi sona ermeden bir sene öncesinde girdiler.

Bu ikilinin siyasi yükselişi ise Kılıçdaroğlu döneminde gerçekleşti.

-Bir bakıma, Ben Kemal’in paltosundan çıktılar!

***

Kılıçdaroğlu, “Cumhurbaşkanı Adayı” olduğunda, parti grubuna veda konuşması yaparken Hususi Bey, gözyaşı döküyordu…

Sadece birkaç ay sonra (4-5 Kasım 2023’teki kurultayda), bunun “Timsah Gözyaşları” olduğu anlaşıldı!

Şaibeli kurultayı Özel kazanırken, onun arkasında İmamson’ların Ekrem vardı.

***

Son üç yıl içinde yaşanan gelişmeler malum:

Ekrem (Müdafa) İmamoğlu, diploma davasının netleşen sonucu ve hakkında süren belli davalar nedeniyle olası adaylığını hayata geçiremeyecek.

HUSUSİ OYUN

Özgür Özel, bu durumu gayet iyi bildiği veya öngördüğü için…

-Sürekli “Adayımız İmamoğlu” dese de aslında kendi muhtemel adaylığının kampanyasını yaptı.

Mutlak Butlan kararının sonrasında “Adayım deseydim, koltukta rahat olurdum. Ama ben bunu yapmadım” diye konuştu; ancak bu lafının bir kıymeti harbiyesi yoktur.

***

Evet, mahkeme kararı, onu koltuğundan etti…

Amma velakin, yapılacak ilk kurultayda yine aday olur ve kazanırsa; CHP’nin Cumhurbaşkanı Adaylığı için bir kez daha “biçilmiş kaftan” konumuna gelecektir.

***

Ankara’daki ilgili mahkeme CHP’nin “ihtiyati tedbir” kararına itirazı geri çevirdi; ardından da YSK, CHP’nin Mutlak Butlan’a yaptığı itirazı reddetti.

Şimdi, Yargıtay aşaması var: Oradan da Özel ve arkadaşlarını sevindirecek bir kararın çıkması çok zor görünüyor.

KURULTAY YOLCUSU KALMASIN

“Kurultaylar Partisi” CHP, kendi rekorunu bir kez daha kırıp yine kurultaya gidecek.

Özel ile telefon görüşmesi yapan Kılıçdaroğlu, partiyi kurultaya götüreceğini açıkladı; Özel ise bunun “mümkün olan en kısa süre içinde” yapılmasını istiyor.

***

Yeni seçilecek delegelerle kurultaya gidileceği anlaşılıyor…

En az bir senelik bu süreçte, Kılıçdaroğlu’nun parti teşkilatlarıyla oynayacağını yani bir “siyasi tasarım” yapacağını öngörmek hiç de zor değildir.

Kartların yeniden dağıtılacağı böylesi bir CHP kurultayı her türlü neticeye veya sürprizlere açık olacaktır!

***

Kemal Kılıçdaroğlu yeniden aday olacak mı, şu anda belli değil…

Olmadığı taktirde onun muhtemel adayının Özel karşısında şansı nedir?

-Bunu konuşmak için de henüz çok erken.

“EKİM PARTİSİ” Mİ?

Bir başka ihtimal de zaten “bölünmüş ve iç karışıklık yaşayan” CHP’nin olası bir kopuş sonrasında, Özel-İmamoğlu cephesinin yeni bir partiyle Kılıçdaroğlu cenahına mukabele etmesidir.

***

Şayet, bu ihtimal gerçekleşirse ne olur?

O vakit, bunun, CHP seçmeninin/oylarının (her iki cephe için de geçerli olmak üzere) az veya çok bölünmesine yol açacağını…

-Tarafların hesap etmesi gerekir!

Şu an itibarıyla bakıldığında, bu yol ayrımının çok da “elverişli bir formül olduğu” söylenemez.

***

Velhasıl, bu “CHP Hamuru” daha çok su götürecek…

Her zamankinden daha ziyade CHP’deki gidişatın konuşulacağı uzun sıcak -siyasi-yaza giriyoruz.

CHP’NİN AÇMAZI

İktidarın tüm yıpranmışlığına karşın…

CHP’nin yaşadığı iç karışıklık, partiyi vurmaya devam ediyor ve bu menfi durum da erken veya vaktindeki seçimleri kazanmasını engelleyecek bir süreci tetikliyor.

***

Özkan Yalım Olayı’nın Mutlak Butlan kararına tesir ettiği aşikâr.

Benzeri skandalların peş peşe gelmesi, Özgür Özel CHP’sini ciddi manada yıprattı.

Üstüne “Mutlak Butlan” kararının çıkması, partide zaten mevcut olan yarılmayı derinleştirecek bir faktördür.

YANLIŞ İLİKLENEN DÜĞME

Özgür Özel Cephesi, yoldaş medyasıyla birlikte ısrarla “yanlış kameraya” bakıyor!

Mesela “Trump, telefon etti; Mutlak Butlan kararı çıktı” lakırdısı, bunun akla ziyan bir örneğidir.

***

Sadece, Kemal Kılıçdaroğlu’nun 2024’ten itibaren yaptığı İsrail ve ABD tandemine meydan okuyan açıklamalarına göz gezdirmiş olsalar dahi, önemli bir ipucu yakalayabilirler!

***

Kemal Kılıçdaroğlu’nun on üç yıllık genel başkanlığı dönemindeki Batıcı söylemleri hatırlandığında…

-Onun son dönemde “farklı bir portre” haline gelişinin temeldeki sebebi nedir?

***

Suali cevaplarken…

Bu durumu, “Kemal Bey’in partisine ihanet edip siyasi iktidara eklemlenmesiyle” açıklamak, kesinlikle yanıltıcı olacaktır!

***

Tam da bu noktada…

Yanlış kameraya bakmanın, Özel’lerin siyaseten işlerine geldiği söylenebilir.

Böylesi bir yanlışta “bu hesapçı nedenle” ısrar etmek ise onları gerçeklikten tümüyle koparmanın yanı sıra, neticede siyaseten tasfiyeye götürecektir.